23 Aralık 2014 Salı

Kalbimin Tek Sahibi - Jo Beverley || Kitap Yorumu



Kitabın Yazar: Jo Beverley
Orijinal Adı: Lord Of My Heart
Çeviri: Solina Silahlı
Yayınevi: Koridor Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 480
Yayın Yılı: 2011


Arka Kapak Yazısı

"Kusursuz! Espri, şüphe, aşk, tutku ve çok daha fazlasıyla dolu vahşi bir gezinti."

- Romantic Times



Jo Beverley için kaynaklar harika cümleler kuruyor. Doğuştan hikayeci. Türünün divası. Romans yazarlarının ilham kaynağı. Kadınların en yakın arkadaşı. Kalbimin Tek Sahibi, sıcak ve canlı karakterleriyle insanı okumaya kışkırtan, tutku yüklü bir klasik aşk romanı. 



Madeleine de la Haute Vironge, unvanını ve malikanesini yok olmaktan kurtarmak için, Kral Williamın önerdiği üç lorddan biriyle evlenmeye mecburdu. Kader, manastırda büyümüş bu güzelliği, içlerinden en tehlikeli olanının kollarına atıverdi. Madeleine bu büyüleyici ve heyecan verici yabancıyı arzuluyor, ancak bir taraftan da ondan korkuyordu. Ailesine duyduğu sadakat ve krala duyduğu bağlılık arasında kalan yakışıklı Aimery de Gaillard ise, halkına yardım için yaşayan genç bir adamdı ve Altın Geyik adıyla, tekin olmayan ormanlık bölgede gizli işler için dolaşırdı. Kendisiyle evlenme onuruna erişecek genç ve güzel kadın onun bu sırrından şüphelenince hayatı ve amacı tehlikeye girdi. Yine de bu asil kalp, karşısındaki güvensizlikle güçlenip Madeleinein hassas masumiyetine tutkuyla bağlanacaktı...



"Tarihi detaylarla örülmüş bu roman, yürek burkmakla kalmayıp aklımızı da esir alıyor."-The Anastasia Gazette









Kitabı bitirdim....
Ama çok üzüldüm bitmesine... Bitmeseydi keşke dediğim kitaplardandı..
Konusu ilgi çekiciydi, anlatım süperdi... Gerçekten beğendiğim bir kitap. Tamam bazı yerlerde sıkıldığımda oldu ama genel olarak ba-yıl-dım! Yazarın hayal dünyasına ortak olup o zamanlara o anlara gidip olayları birebir yaşamak enfes bir tattı.

Konumuza gelirsek hikaye 1060'ların sonlarında İngiltere'nin Fransız Normanlar tarafından işgalinde geçiyor. kahramanımız - ki bu adam fena yakışıklı :D - bu savaşta çok kritik bir yerde çünkü annesi İngiliz ve yılın bir kısmı İngiltere de bir kısmında Fransa da yaşamış. 

Hikayede bir bağlılık savaşı da var. Ülke işgal edildikten sonra isyanın başındaki kişi ise Aimery'in dayısı. O yüzden kendi babası bile oğluna şüpheyle, her an onlara ihanet edecekmiş gibi bakıyor. Ama korkulan olmuyor.. Çok şükür...

Kızımıza gelirsek, orman savaşçısının kızı ve annesinin dileğiyle manastıra kapatılmış. Ama babası ve abisi savaşta ölüp-de topraklar ona kaldığında evlendirilmek üzere İngiltere ye getirilmiş. İşte kaderin cilvesi mi desek yoksa kara yazgı mı desek bilemedim ama kralın babasına baron ödülü vermesi ve kızın buna uygun yaşaması içinde evlenmesi daha doğrusu verilen topraklara sahip çıkması için koca bulması gerekmekteydi. 


Madeleine de la Haute Vironge, teyzesi ve eniştesinin himayesinde verilen arazisini kötü yönetimine içi içini yiyor fakat elinden gelen bir şeyde maalesef yok.. Bir gün araziyi tanıma amaçlı gezinirken nehirde yıkanan bir adama denk geliyor.. Sarı uzun saçları çıplak sırtına yapışmış ve görüp görebileceği en büyülü bir tablo... İç geçirerek adamı dikizlemeye devam ederken buluyor kendini kızımız... Tabi kader yine baş göstererek bu esrarengiz adamla yollarını kesiştiriyor.. Ah hele Kral'ın alengirli oyunları yok mu...
Kahkaha attığım yerdi. 

Aimery de Gaillard yakışıklı bir adamdır.. Her iki tarafa da yakın olmakla birlikte kalıcı barışı sağlamak için kendince önlemler almak için çabalar tabi bunları yaparken de başına gelenler... Kralın ödüllendireceği haberini duyunca o hissettiklerine hele dere kenarında cilveleştiği güzel esmer varis ile ilgiliyse, Tanrı ona yardımcı olsun.. ALtın Geyik olarak bilinip tehlikeli bir olayın ta ortasına düşmüş yakışıklımız bu alengirli hatta çetrefilli kaderin oyunlarına sürüklenip durur. Büyülü bir aşk ile de perçinlenir de tadından yenmez...

Ben beğendim... Tavsiye ederim ;)


Kitaba Puanım :








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder