Siyah Kadife - Rita Hunter || Kitap Yorumu



Yazar: Rita Hunter
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Sayfa:479
Yıl: 2015

Asla Sahip Olamayacaklarını Hatırlatan Bir Hüzün…
Ve Simsiyah Kadifemsi Bir His…

Kusursuz bir leydi olmaya adanmış bir hayat, çoğu zaman dışına çıkılması güç sınırlarla çevrilirdir. Fakat bazı anlar gelir ki, bastırılmış bir tutku ve cesaret, kalıpların tutamayacağı bir okyanusa döner.
Emily, kurallar ve baskı içindeki gösterişsiz hayatının en önemli gününde, yeni yaşantısını sürdüreceği odaya korkakça ilerlediği sırada gördü o adamı. Karanlık varlığını gölge gibi arkasından sürükleyen yabancı, Emily'yi hem korku hem de fırtınalı duygularla baş başa bırakarak yanından geçip gittiğinde kaderleri çoktan mühürlenmişti...Hayatına aniden giren bu esrarengiz adam dünyasını sarsarken Emily ne ondan kaçabiliyor ne de ona dokunabiliyordu. Biliyordu ki Marcus onun için günahtı… O ise Marcus için ihanet…
Ve zaman geldi, şartlar değişti…
Marcus artık umuttu… Emily ise aşk…
(Tanıtım Bülteninden)










 Bir kitap düşünün diğer tüm kitapları kenara itmenizi istetecek türde, sizi etkileyen bir kitap. Ve karakterleri hayal edin, ilk satırdan beri hayranlık uyandıran. Düşünemediyseniz tereddütsüz bu kitabı elinize alıp okuyun.

Etkileyici anlatımı, zeki kurgusu, sizi kendine bağlayan hikayesiyle Siyah Kadife on numara beş yıldız bir kitap. Neden mi? Çünkü diğerlerinden çok farklı.
Farkı mı ne? Evet, tarihi aşk romanı ve yine evet, dibine kadar aşk romanı ama o hikayesi çok başka.
Emily, bu kıza dikkat edin. Ağır başlılığı, yaşadıkları karşısında yılmayışı, kendine inancı, gücü eminim ki en az ben kadar etkilenecek, hatta bahse girerim ağlayacaksınız. Çoğu yerde empati kurdum ve bunun sonucu Emily kadar güçlü olmadığımı fark ederek gözyaşlarına boğuldum.

Öyle bir kitaptı ki neresinden tutup anlatayım, bilemiyorum. Ama elimden geldiğince, dilim döndüğünce az ama öz fikirlerimi aktarayım.

Emily yeni bir hayata atılırken, yaşamı boyunca ona öğretilenlerle ağ misali etrafı sarınmıştı. Ailesinin gözünde itaatsizlik büyük suç. Asla sözlerinden çıkamaz ve asla baş kaldıramaz. Kendi fikrini söylediği anda ya şiddete maruz kalmıştır ya da aşağılanmıştır. Ama yinede gururundan, kendine olan saygısından zerre kaybı olmaz ve o mağrur duruşunu kimse bozamaz. Bu özelliği beni derinden etkiledi, hayran kaldım!

Marcus karakteri de bilinenin ötesinde bir adam, çok farklı ve gizemli. Karanlık bir yanı, bu yanının çekiciliği var. Zaten de Emily bu karanlık, gizemli çekimine kapılıyor ama kendini dizginlemeyi de pekala başarıyor.

Kitapta duygu analizi daha ağır basıyordu. Diyaloglar daha az, karakterlerin duygu ve düşünceleri daha ağırlıklıydı. Bunu çok sevdim ben. Dediğim gibi, diğer kitaplardan çok farklıydı bu kitap. Siyah Kadife, farkını ortaya koyan bir kitap. Ve yazarı, sevgili Rita Hunter her kitapta kendini nasıl aştığını, çıtayı nasıl yükseltip kaliteli bir anlatıma sahip olduğunu göstermekte. Özetle, kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.

Ve ekliyorum!

Kuzenimin oğlu, Ömer, üç yaşında bir velet. İstediği olması için ya da kıskandığı kişinin dikkatini çekmek için, neyle uğraşıyorsa o an, onu bırakıp yumruk yaptığı küçük ellerini havaya kaldırır. Yayvan açtığı ağzını yamultarak “Ben de, ben de” diye ciyaklar. Şu an ben de o ruh hali içerisindeyim. Yumruk yaptığım ellerimi havaya kaldırıp ciyaklayarak “Ben de, Marcus ben de! Beni de sev!” diyesim var. Ve bir yerlerde beni bekleyen Marcus’um varsa, koşarak gelsin bana. Daha fazla beklemeyeyim.








0 yorum:

Yorum Gönder