3 Ocak 2016 Pazar

Kimi Öptüğüne Dikkat Et! - Jennifer L. Armentrout || Kitap Yorumu

Yazar: Jennifer L. Armentrout
Orijinal İsim: White Hot Kiss
Sayfa sayısı: 428
Baskı Yılı: 2014
Çeviri: Bilge N. Zileli Alkım
Yayınevi: Dex
Kitaba puanım:5



On yedi yaşındaki Layla'nın tek istediği normal olmak: okulda göze batmamak, âşık olduğu nefeskesici Zayne'le sıradan bir çift gibi gezip tozmak… 

Ama Zayne, Layla'yı küçük ız kardeşi gibi görüyor ve Layla normal olmaktan çok uzak. Yarı iblis yarı Muhafız Layla kimsenin sahip olmadığı yetenekler taşıyor; onun öpücüğü, ruhu olan her şeyi öldürecek kadar güçlü. Bir gün Layla, Roth'la tanışıyor: kışkırtıcı dövmeleri olan ve Layla'nın sırrını bildiğini iddia eden bir iblis o. Layla, ondan uzak durması gerektiğini bilse de tehlikeli öpücüğün cazibesi yüzünden Roth'a kayıtsız kalamıyor.

Roth'a güvenmek hem aşkını hem de onu yetiştiren Muhafız ailesini kaybetmesine neden olabilir. Ama Roth'tan öğrendiği iblislere dair sırlar, her şeyi değiştirecek gibi… 

Artık Layla için hiçbir şey göründüğü gibi değil…
(Tanıtım Bülteninden)



Bu kitap hakkında sanırım söylemem gereken tek şey beni ‘baştan aşağı’ doyurmuş olmasıdır. Şöyle ki; son zamanlarda garip bir ruh hali içerisindeydim. Bir bıkkınlık, bir sıkılmışlık... Tam o anda, bu kitap bana hızır gibi yetişti.

Ne zamandır fantastik kitap aş eriyorken, Karanlık Elementler serisini çok geç keşfetmem benim ayıbım oldu. Ki ben fantastik kitap okumayı seviyorum.
Yazarın okuduğum bu ikinci romanı. Daha önce Sağdıç kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Galiba diğer serilere de bir göz atmam gerekiyor.

Bir öpücüğün bu kadar sorun açabileceğini kimse düşünmezdi herhalde. Ama Layla için, aslında onun etrafında olup da ondan hoşlanabilecek erkekler için büyük bir sorun olduğu da ortada. Nedeni mi? Layla yarı iblis, yarı muhafız. Yani her türlü tehlikeli. Gerçi Layla, her fantastik karakterler gibi normal bir hayatı olsun istiyor. Diğer kızlar gibi, sıradan bir kız olmak istiyor.

Doğmasıyla birlikte annesi onu terk etmiş, babası ortalarda yok. Kim oldukları konusunda herhangi bir fikri bile yok Muhafızlar onu bulduklarında ufacıkmış, evlat edinip yanlarına almışlar. Muhafızların klan lideri Abbot'un oğlu Zayne ile birlikte büyümüş. Zamanla aralarındaki yakınlıktan Layla, Zayne'e aşık olmuş. Tabi ona yaklaşmaması gerektiğinin bilincinde, zarar vermekten korktuğu için uzak duruyor. Bir de Zayne'nin onu sadece kız kardeşi(!) olarak gördüğünü sanıyordu.
Layla bulunduğu durumun karmaşıklığıyla, aşk acısı çekmesi bir de içindeki iblisin güçlü istekleri bastırmaya çalışması onu son derece zorluyor. Bir de hayatının orta yerine bomba gibi düşen Roth ile işler iyice sarpa sarıyor. Layla'nın hayatı yeterince karmaşık değilmiş gibi kendini bir düğümün kilit noktası olduğunu öğrenirken, amansız bir maceranın içinde buluyor.

Roht bir iblis. Aslında baya özel bir iblis. Cehennem Velihatı Astaroth'dur kendisi. Adam iblis ya hani, her türlü kötülük ve pislik ondan beklenir ama öyle değil. Roht bizim melezin hayatını iki kez kurtarır. Yazar bu karakteri öyle bir yazmış ki, muhafızlardansa ben iblislere sempati duymaya başladım. Yani yaptığı esprilere gülerken, dürüstlüğünden etkilenmedim desem yalan söylemiş olurdum. Ve Layla inatla bizim uber seksi iblisimize burun kıvırırken, ona tek doğru söyleyen kişi olduğunu er geç fark ediyor. Benim en büyük zaafim dönmelerdir. Ama bu dövmeleri bulunduğu bedeni terk edip son derece tehlikeli bir hale bürünmesini pek 'sevimli' bulmuyorum.  Roht'un dövmeleri biraz tehlike teşkil eden türden. Kolundaki yılan dövmesi “Bambi”, bir anda bulunduğu yeri terk edip karşıdaki adamı huuuup diye yutuveriyor misal, ya da sevimli olması gereken kedicikler ansızın büyüyebilir ve şii yiyebilir.

Zayne, oda bir velihat, bir Muhafızdır ve klan liderinin oğlu. Kendince doğruyu yapmaya çalışan, kurallara uyan sıkıcı bir adam. Onda dövme yok ama oda fena sayılır. Beni en sinir eden özelliklerinden biri her şeyi -ne duymuşsa- babasına yetiştirmesi. Layla'ya karşı bir şeyler hissediyor -Layla'nın kız kardeş düşüncesinin ötesinde bir şeyler- kızımızı seviyor, onu korumak için canını bile ortaya koyabilir ama babasının baskısına boyun eğmiş olması bir şeyleri ondan saklaması beni gerçekten sınır etti. Üstelik Zeyne bence bencil herifin teki. Yanı Layla'dan onun hayatı ile ilgili önemli şeyleri saklarken, Layla'nın bir şeyler sakladığını fark edip kızması adaletsiz bir tutum.

Aslında Layla gibi çoğu yerde ikilemde kalmadım değil. Tamam Roth, tüm çekiciliğiyle dururken neden Zayne diye direttiğini empati yapabilirim. Çocukluktan beri tanıdığı güvendiği hatta aşık olduğunu sandığı adam dururken, hayatına birden bire dalan iblise güvenmek çok da kolay olmasa gerek. Tamam doğrucu Davut'luk üstlenmiş olabilir ama bir yandan da iblisler yalan söyler derken Layla'nın ikilemde kalması normal. Yine de Roth'u itip Zeyne'in peşinde kedi yavrusu gibi dolanması sinir bozucu. Hem iblisler bencil ve pislik olmazlar mıydı? Roth'daki bu fedakarlık da ne?

 Kitabı gerçekten çok sevdim, ama keşke orijinal kapak olsaymis ilkinde, o zaman daha bir severdim ben de. Fantastik kitap sevenlerin aradığı bir kitap serisidir bu, bayılacağınıza dair bahse bile girebilir km. Gercekten çok güzel bir kitap. Yazarın kalemini okuduğum her kitapla daha bir sevmeye başladım. İyi ve harika bir kurgu ile çıkıyor okurun karşısına. Kitap baştan aşağı beni büyüledi, bayıldım. Kesinlikle okunması gerektiğini düşünüyorum. Hatta şiddetle tavsiye ediyorum!
Ben kitabı komple anlaşmadan yorumuna bir son veriyorum. Keyifli okumalar şimdiden.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder