Yazar Röportajı ✒ Canan Kaplan


Efendim bugün farklı bir yazar ile karşınıza çıkmak istedim. Bu kitabı özellikle basılı esere sahip yazarları tanıtmak için açmış, sorularımla sizlere verdikleri yanıtları buraya taşımış olsam da, henüz basılı bir eseri olmayan ama uzun yıllardır yazma işi ile uğraşan bir dostumla sohbet röportaj yapmak istedim. Eskilerden varsa şayet aramızda, bilen bilir forum sitelerinde hikâye paylaşıldığı dönemleri. 2007'de başlayan bu hikâyecilik sonraları Facebook sayfalarına taşınarak yazan adaylarının kendilerini geliştirdikleri bir yer haline geldi. Tıpkı günümüzdeki Wattpad gibi. O dönemin en bilinir olan forum sitesi bizimhikayelerimiz.com (yayından kaldırılmış olduğunu da dile getirmem gerekir.) basılı eserlere sahip çoğu önemli yazarlarımızın çıkış noktası olduğunu eski okuyanlar, eski takipçiler bilir. Benim bildiğim gibi. Sevgili Canan Kaplan da - noktavirgül - eski hikâyecilerden biridir. Benim onu keşfetmem, ortak arkadaşlarımız sayesinde olmuştur. 2014 yılında Kızıl Ayaz'ı görmem aklıma bizimhikayelerimiz sitesi gelmesiyle yayınlanmayan diğer bölümlerini bulurum diyerek forum sitesine dalarak kitabı bitirdiğim zamanı dün gibi hatırlarım. Acemi haliyle sonradan düzenlenmiş hali arasında elbette farkı vardı ama kalem aynı olunca tadı da verdiği zevki de değişmiyor. Bora benim en sevdiğim karakterlerden başı çeker mesela ben de. Benim tanıdığım ve bildiğim Canan'ı biraz da siz tanıyın ve bilin istedim. Son haftalarda tatsız birkaç durumu oldu onun ve haksızlığa uğramış olmasından dolayı benim de üzüldüğüm oldu. Neyse de durumlar düzeldi ve herkes kendi yoluna döndü. Her kitabında yüreğinize dokunan bu kalem, her bir kitabında farklı pencereden bakıp hayatı sorgulatan bu yazarı yakından tanımaya ne dersiniz?


Yakından tanımayan, yeni tanıyacak olan kişiler için bize kendinden bahseder misin? Canan Kaplan kimdir? Nelerden hoşlanır, neler yapar, Neleri sever ve sevmek, bilmek isteriz.

Öncelikle güzel sözlerin için çok teşekkür ederim. Böyle bir başlık altında bana kendimi açıklamam için bir imkân sunduğun için de ayrıca minnettarım. Adım Canan, 25 yaşındayım. Elazığ’lıyım ama yaklaşık 15 yıldır Almanya’da yaşıyorum. Mühendislik öğrencisiyim (bir türlü mezun olamıyordu). Kitap okumayı, yazmayı çok severim.

Tam olarak ne zaman yazmaya başladın? Yazma kararını almakta seni etkileyen faktör neydi?

Ben yazmadan önce sadece kitaplar okuyan biriydim. Beni yazmaya ne itti bilmiyorum. Zaten 13-14 yaşlarındaydım ve aslında diğer yazarlardan farklı olduğumu iddia edecek hiçbir özelliğim de yoktu. Ama çok heyecanlı, çok mutlu olduğumu hatırlıyorum... Tuhaf bir şekilde ne zaman yeni bir kurguyu yazmaya başlasam o 10 sene öncesindeki çocuğa dönüşüyorum.

Bir kitabın yazılmasında kurgu oluşturmak mı daha zor? Yoksa kitabı yazmak mı?

Aslında ikisi de kendi içinde zorluklar barındırıyor bana göre. Olay örgüsünü oluşturmak, hayal ettiklerini belli bir mantık çerçevesi içinde yazmak ve mantıklı olmaya çalışırken sürükleyici olmasına dikkat etmek kolay şeyler değil. Ayrıca kurgu oluşturmak için çok yönlü olmak gerektiğine inanıyorum. Sadece kitap okumak da yetmeyebiliyor bazen. Tabii kişiye göre değişen bir durum bu elbette ama illa ki herkesin beslendiği bir resim, şarkı ya da bir şiir vardır en azından. Kitabı yazmak ise başlı başına bir sadakat ve sabır isteyen bir eylem. Kurguladıklarına en başından beri sadık kalmalı ve sabırla adım adım işlemen gerek. Bana ikisi de çok kolay gelmiyor açıkçası, bu yüzden diğer çalışkan yazarlar gibi senede 4-5 kitap yazamıyorum.

Yazacağın kitapta, kurguyu oluştururken dikkat edilmesi gereken unsurlar nelerdir?

Önce benim heyecanımı uyandırması gereken bir olay örgüsü olmalı. Çünkü sıkılırsam yazmayı bırakırım. Önce kendi ruhumu doyurmanın derdinde oluyorum. Sonra karakter odaklı ilerlediğim için, mantık hatası olmaması için çok çabalıyorum. Bir değişim geçirecekse karakter, en başındaki halinden son haline kadar sabırlı bir şekilde bunu okuyucuya yansıtmayı hedefliyorum.

İlham kaynağın nelerdir?

Şiirler, şarkılar, insanlar ve gazetelerin üçüncü sayfa haberleri.
Wattpad hakkında duygu ve düşüncelerin nedir?

Wattpad bence müthiş düşünülmüş bir platform, ancak diğer birçok güzel şeyi kötü kullandığımız gibi bu siteyi de kötü şekilde kullananlar var maalesef. Popülerlik, tanınmak, için değil de gerçekten yazdıklarını insanlara ulaştırmak için bu platforma gelen ne kadar insan vardır bilmiyorum.

Bir yazar olarak okurlarınla ilişkin nasıl diye merek ettim. Benim gözümde sana ulaşmak isteyene kolaylıkla ulaşılan biri olduğunu biliyorum, gelen her yoruma da yanıt veriyorsun. Bu sana göre artı puan durumu getirir mi?

Okurlarımı seviyorum. Şaka değil, benim çevremde çok okuyan insan yoktur, hatta kitap yazdığımı çoğu insan bilmez bile... Kendi ailemle bile paylaşmadıklarımı onlara sunuyorum. Bu kendi adıma çok büyük bir adım. Bir de kitaplarımı okuma oranlarına bakacak olursam, yorum yapanlar o kadar az ki... Yorum yapanlar diğerlerinden farklı olarak benimle fikirlerini paylaşıyorlar ve bu çok önemli bence. Tabii bana direkt ulaşabilme konusu bazen canımı sıkmıyor da değil. Düşünülmeden yazılmış yorumlar da çok. Mesela ırkçılığı eleştirdiğim bir kitaba güzel geri dönüşler aldığım kadar kötü mesajlar da aldım.

Kaleme aldığın konular genelde bıçak sırtı tabiri edeceğimiz konular. Uzanıp yüreğe dokunurken hayatın acı taraflarını da gösteriyorsun. Yazarken hayal gücü sınırlarını zorladığını fark ettiğin, bunun toplumsal yargılarla ters düşebileceğini hissettiğin oldu mu?

Yazdığını yanlış anlayacaklar diyerek sildiğin oldu mu kısaca... Böyle düşündüğün için teşekkür ederim. Küçük yaşlarda yazmaya başladığım için kalemim de benimle birlikte olgunlaştı. Belki de hayatı zamanla daha farklı algılamaya başladım. Daha çok insan tanıdım, daha çok gözlem yapma şansım oldu. Ben insanlara olduğum kadar kendime de acımasız olabilen bir insanım. Bir yargıda bulunurken, bir farkındalıktan dolayı kendimi de eleştiriyor olabilirim. İnsanlar okuduklarından sonra kendi vicdanlarını sorgulamak yerine direkt savunmaya hazırlanıyor, bu biraz zordu benim açımdan. Herkesin beni sevmesi zaten mümkün değil, ama tercih benim, ırkçılık konusunu ele aldıysam yazdıklarımın da arkasındayım. Yani Nurhayat, şimdi zor değil desem yalan söylemiş olurum. Kürtler ile Türklerin arasında geçen ne varsa 30 yıldır konuşuluyor, ama ben yazınca siyaset yapıyor oldum. Oysa hikâyem olabildiğince objektif bir açıdan yazılmıştı. Her iki taraftan bakarak yazmaya çalıştım. Ve bence bu niyetim göz ardı edilemeyecek kadar ortada. Hikâyemde eşcinsellere yapılan hakaretlere, dışlanmaya değinilmişse ve buna karşılık yapılanları haklı bulmak için kurandan ayetler paylaşabiliyorsa insanlar, alevilere müslüman değil diyorsunuz bakın bu yanlıştır dediğimde, sen bilmediğin işlere karışma diyen bir topluluk varsa, bu beni yazmaktan alıkoymaz, aksine irdelerim, sorgularım, yanlışın üzerine giderim.

Kaleme aldığın konuyu yazarken, bir toplumsal mesaj verme düşüncesiyle mi başlıyorsun?
Ben kendime iyi geldiği için yazıyorum. Kendimi değiştirebilmeyi hedefliyorum, benimle birlikte kendine çeki düzen vermek isteyen varsa elbette meydan onun, verebilir. :)
 Konularını nasıl seçiyorsun? Konu seçimi tesadüfî mi oluyor, yoksa hayatta karşılaştığın olaylardan beslenerek mi yazıyorsun?

 Daha önce de değindiğim gibi ilham aldığım alanlardan besleniyorum. Tabii günlük hayatta beni ne üzüyorsa ya da kızdırıyorsa ona hikâyemde mutlaka yer veriyorum. Bu bazen 1 dakikalık bir şehit haberi oluyor, bazen de iki dakikalık bir kadın cinayeti haberi... Bazen bir şairin şiirlerinde arıyorum şifayı bazen de bir şarkıda. Hayatın akışında yazmak için bir sürü neden buluyorum. Basit bir insanım ya, hiç fiyakalı cevaplar veremedim, hayal kırıklığına uğramadın inşallah.

Kitabını yazmaya başlarken kurguyu önceden mi belirliyorsun? Yoksa bütün olay örgüsü sen yazdıkça mı gelişiyor?

Ana hatlarını önceden belirliyorum. Detaylar da zamanla yerine oturuyor.

Bir yazar için zaman ne demektir?

Benim için zaman, hatıralarla bugünü hiç ederek geleceğe bel bağlamaktır. Bir yazar için zamanın ne demek olduğunu gerçekten yazar olanlara sormak lazım. :D

Yazmanın yetenek işi olduğu kanısındayım. Hamurunda yoksa istediğin kadar zorla asla istediğin şekilde istediğin yerde olmuyorsun. Senin için yazmak sonradan edinilecek bir yetenek mi?

Sonradan edinilecek değil de geliştirilecek bir yetenek. Üzerine düşmezsen heba olabilecek bir yetenek üstelik. Geliştirmek için de çok okumak ve sürekli yazmak gerekiyor. Yazmaya ara verince kaleminiz köreliyor mesela... Arayı sakın açmayın (benim gibi).

Yazmanın hayatındaki önemini merak ediyorum. Canan için yazmak ne demek?

Çok önemli, özellikle kendini konuşarak iyi ifade edemediğini düşünen biri olarak, yazmak, içini dökebilmek için, rahatlayabilmek için ve insanlara içindeki asıl ‘sen’i gösterebilmek için en iyi yol.

Kimsenin okumayacağını bilseydin, buna rağmen yazar mıydın?

Yazardım. Dediğim gibi en başta bana iyi geldiği için yazıyorum...

Gelecek ile ilgili projelerinden söz eder misin?

Çile’yi bastırmak istiyorum aslında, ama henüz herhangi bir yayınevine gönderemedim. Sürekli erteliyorum, şimdilik tek hedefim bu.

Türk yazarlar içerisinde bu kişinin eserleri beni yazar olmak için çok iştahlandırdı diyebileceğin bir yazar var mı?

Var, çok klişe bir cevap olacak ama Sabahattin Ali. 
Bir yazar olarak okuduğun ve beğendin yazarlar kimlerdir?

Hakan Günday, Tarık Tufan, Ahmet Ümit, Sabahattin Ali, Tolstoy, Victor Hugo... Bir anda düşününce aklıma gelenler bu isimler.

En son hangi kitabı okudun?

Stefan Zweig’ın Satranç’ını okuyorum, daha bitmedi. Sınavlar büktü belimizi.  

İnsanların kitap okumadan yazma, yazar olma hayalleri konusunda fikrin nedir?

Ben de bir zamanlar onlardan biri olduğum için ve neler yazdığımı bildiğim için sonucun fiyasko olduğunu biliyorum. Benim kitap okumaya başlamamla bir şeyler karalamaya başlamam arasında çok uzun bir zaman dilimi yoktu. Bence yazar olma hayali olan biri için kitap okumama gibi bir seçenek olamaz. Bir kere kurgu için, araştırma yaparken bile okumak zorunda kalıyorsun, ona göre bir yerden başlasınlar bence...

Son olarak okurlarına, takipçilerimize söylemek istediğin ya da benim unutup senin eklemek istediğin nokta var mı?

İnşallah çok konuşmamışımdır, sana zorluk çıkaracak konulara değindiysem kusura bakma sen de Nurhayat.  Okurlarımı seviyorum, beni okumaya devam etsinler. Üzerimde emekleri çoktur, haklarını da helal etsinler.

***

Bu güzel sohbet ve sorduğum her soruya verdiği ıçten cevaplar için canım Canan'a çok teşekkür ederim.
Bir başka röportajda görüşmek üzere. 🤗🤗

1 yorum: