Vahşi Topraklar - Stacey Marie Brown | Kitap Yorumu


Özgün Adı : Wild Lands
Kitap Adı : Vahşi Topraklar
Yazar Adı : Stacey Marie Brown
Seri Bilgisi : Savage Lands #2
Çevirmeni : Mehir Kalmış
Sayfa Sayısı : 384
Yayınevi : Ren Kitap
Baskı Yılı : 2024
Kitaba Puanım : 4/5
Yabani Topraklar serisi Vahşi Topraklar ile devam ediyor!

Dehşet Evi'nde yaşadığı korkunç şeylerden sonra, Brexley için işler daha da karışık bir hâl alıyor.  

Her yönüyle yoğunlaşıyor esasen kitap. Aksiyonu, şiddeti, politik entrikası ve özellikle de karakterlerimiz arasında hissettiğimiz o cinsel gerilimi fazla fazla yoğunlaşıyor.

Okumaktan keyif aldığım klişelerin başında yer alır düsmandan sevgiliye dönüşen hikayeler. Kitabimızdaki romantizm de harika... Yazarın bize sunduğu hikaye okuru tatmin edip kitabı sevdirebileceği bir hikayesi var Vahşi Topraklar'da. Brexley için bildiği her şeyin gerçek olmaktan uzak tamamen yanlandan ibaret olduğu ortaya çıkar. Halalhaz'daki deneyiminden ve sonrasında olan her şeyden, baskıcı tarafın bir parçası olduğunu fark etmesi dengeleri değiştiriyor. 


Bu karanlık, seksi ve şiddetli, bazen hepsi aynı anda olan bir kitaptı. Beni fazlasıyla tatmin etti aşırı sevdim.

Kitaptaki karakter gelişimiyse enfesti. Brexley, Vahşi Topraklar kitabinda kesinlikle harika bir karakter gelişimi geçirdi. Ilk kitaptaki kızla ikinci kitapta Halalhaz'a giden kız kesinlikle aynı kız değildi. Halalhaz ve Vahşi Topraklar'daki deneyimleri onu değiştirirken odaha cesur daha güçlü hâle getirdi.

Bir kitapta beklediğim her şeyi verdi bana. Stacey Marie Brown'dan okuyacağım her kitapta beni şaşırtmayacak beklentimi karşılayacak. Eğer henüz bu dünyaya karışmamışsanız, destansı bir hikayeye ortak olmak istiyorsanız acele edin ve bu eseri kaçırmayın.

Ee o vakit ne diyorduk?
Tavsiye etmesi benden, okuması sizden! 💋
Şimdiden keyifli okumalar. 💐
Brexley açlığa dayanmış; işkencelerden hatta hâlâ bir hayalet gibi ona musallat olan, düşüncelerine ve hayatına sızan acımasız efsane Warwick Farkas’tan bile sağ kurtulmuştur. Onun ihanetiyle Budapeşte’nin görkemli  Peri Lordu Killian’ın esiri olmuştur. Tam bu sırada hayatı, insanlar ve periler arasındaki kırılgan ittifakı değiştirecek beklenmedik bir yöne savrulur ve Brexley, kendini bir anda olayların ortasında bulur.

Haftalar geçtikçe Brexley, Killian’ın anlatıldığı gibi kötü bir lider olmadığını keşfeder. Birlikte daha fazla vakit geçirdikçe, ilişkileri de değişmeye başlar. Ancak eski bir tanıdığının ortaya çıkmasıyla, peri liderinin elinden kaçmak için bir şansı olur ve bütün dünyası parçalara ayrılır.

Brexley kim olduğunu, neye inandığını ve kime güvenebileceğini temelden sarsacak çok kötü bir politika, arzu, ihanet, yalanlar ve gerçekler ağının içine düşer. Artık iyi ve kötü arasında net bir çizgi kalmamıştır.

Her iki taraf da peşindeyken, Brexley kaçmaktadır ve yabani topraklarda başka bir kurban olmadan önce tüm yalanları, hileleri ve aldatmacaları çözmesi gerekmektedir.

(Tanıtım Bülteninden)

Bir Adım Kadar Yakın - Nurhayat Turna | Kitap Tanıtımı

Gördüğüm bir rüya sonrası zihnimi doldurdu karakterler. Zaten hep böyle olur, yazılması istenenler uğrar yaz der. Yola çıkışım rüya fakat zihnimde epey bir zamandır kirasız yaşayan bir mafya kurgusu vardı, tabi o düşündüğüm ile şimdiki başka ama olsundu. Neyse. Karanlık bir kitap yazacağım sizlere. Fikrimi hayata geçirmemde bana ilham olan çok şey var. Sebebi de var. Kitabın ismi konusunda yoluma ışık tutan @tugcasirak , tekvando konusunda yardımı benden sakınmayan @evbazeninsandir ve kitap karakterimin soy isminde beni ipten alarak soy isimde payı olan @zanegzo , sizlere çok teşekkür ediyorum. 💙


Gelelim kitabımın ismine...
"Bir Adım Kadar Yakın" ⚔🥋

İçime sinen bir kurgu. Karanlık bir adam, sakatlık sebebiyle spordan uzaklaşan bir kadın kesişim kümesi birinin hatası. Karanlık girdap maviyi yutacak mı?


Aslan Kılıçer parçası olduğu karanlık dünyanın girdabıydı.
Gökçin Atik ise içine çekmek istediği mavilikti.
Mecbur kaldıkları tehlikeli bir oyunun ortağı olacaklardı.
Bir adım kadar yakın olduklarında hissettikleri çekime karşı koyamayacak, onları bir yazan kadere boyun eğecek, bir adımın hem uzaklık hem de yakınlık anlamına geldiğini öğreneceklerdi.
Çok yakında, wattpad'de...
Emanet vakti geldi, emanetime iyi bakıp sevin.



Oyunbozan - Jaci Burton | Kitap Yorumu


Özgün Adı : Changing the Game
Kitap Adı : Oyunbozan
Yazar Adı : Jaci Burton
Seri Bilgisi : Play by Play #2
Çevirmeni : Özüm Erdil
Sayfa Sayısı : 288
Yayınevi : Nemesis Kitap
Baskı Yılı : 2013
Kitaba Puanım : 2,5-3/5
Elizabeth Darnell profesyonel spor dünyasının en iyi menejerlerinden biri. Bir rutini var, saçları mükemmel şekilde yapılması, saat dokuza kadar giyili olması gerekir ve müşterileri için her zaman en iyi tanıtım fırsatını o bulur. Fakat bazen işler iyi gitmez. Müşterilerinden birinin ona verdiği pazarlama işinde çuvallar ve kovulur. Şöyle bir pürüz vardır ki uzun süredir platonik olduğu müşterisinin "kardeşinden" de uzak kalacak olmasıdır.

Bundandır ki Liz, Gavin Riley'i ne zaman görse kadar ve erkomuz da onu kovacağını düşündüğü için ondan kaçtığını biliyordur. Ya da belki kopardığı öpücük sebebi de olabilir, kim bilir ama demi? 🤪

Her ne kadar Liz'in bir kadın olduğunun farkında olsa da, işi ve zevki arasındaki çizgiyi geçmez. Ancak kadına karşı hissettikleri bir istisnai durumun ortaya çıkacağı sinyali verir. Katıldıkları bir etkinlikte karşılaşan Liz ve Gavin kısa bir konuşma (Gavin'in onu köşeye sıkıştırmasıyla) şansı bulur. Gavin, Liz'i evine gelmeye ikna eder. Liz de Gavin'i bir müşteri ve arkadaş olarak kaybedeceğinden korkar ama erkomuzun başka başka planları vardır...


Hikaye güzel olsa da aktarımının fazlaca acemi olduğunu söylemem gerek. Iyi yazılmış olsaydı, kitap benim elimde sürünmezdi. Elizabeth'in karakteri konusunda da çok çabuk ruh hali değiştirdiğini düşünüyorum, soğukkanlı bir tipken şak erimiş buz gibiydi. Dolu bir beyzbol stadyumunun önünde evlenme teklif etmesk güzeldi hoştu fakat geçmedi hissettiremedi zorlama yazılan bir sahne hissi okurken baskındı.

Genel olarak, çifti ve arasındaki uyumu ateşi alevi güzeldi de, hikaye bazı yerlerde tıkandı. Üçüncü kitaptan pek bir ümidim yok, beklentisiz sırf okumak için okuyacağım.
Gavin Riley ünlü, yakışıklı ve çapkın bir beyzbol oyuncusudur. 

Birbirinden güzel birçok kadın ona sahip olabilmek için neredeyse sıraya girmiştir. Kadınlar, pahalı yemekler, içkiler, eğlence, ateşli birliktelikler... Gavin, gününü gün etmektedir.

Elizabeth Darnell, Gavin'in menajeridir ve onun hayatındaki en önemli şey kariyeridir. Erkekler, aşk, ateşli birliktelikler... Onun hayatında bunlara yer yoktur.

Bir gece, Elizabeth ve Gavin, birlikte çok eğlenebileceklerini fark ederler. Kurallar konulur ve oyun başlar. Fakat bu, ikisi için de tehlikeli bir oyundur ve çok geçmeden işler değişmeye, oyun bozulmaya başlar.

(Tanıtım Bülteninden)

Ekim'de Neler Yaptım?

 

Sevgili okurdaşlarım (yeni kelime türetildi 👌) Ekim ayınız nasıl geçti?

Bir ayın özeti seçkisi ile geldim karşınıza. Bu ay okuma yine geriden gelirken kendime nazar ettim, çünkü bunun başka açıklaması yok.

OKUDUKLARIM;

Dört şükela kitap ve üç manhwa ile okumayı finalledik.

• Ölene Dek Beraberiz, ben bu kadına fantastiği daha çok yakıştırıyorum. Eve kitapları iyi güzel ama fantastikte kadın devleşiyor. Ha bu kitabı da beğendim tabi onu da ekleyeyim.
• Özgür, Altın Tutsak Serisinin üçüncü kitabı. Seri üzerine katarak çağlayan misali yolunda ilerliyor ve inanılmaz seviyorum bu seriyi ben.
• Kusursuz Oyun, spor romantizm bir örneği ama yani ben bununla pek bağdaşamadım. Öyle yâni.
• Kumdan Hayaller, evet yazar iyi yazmış etmiş. Ki seri 13 kitaptan oluşuyor birbirinden bağımsızlar diye umuyorum ki sevgili Pagesus abeyim seriye mensup olan kitabı 6'dan girmiş. Yazarın vefat etmiş olması da ayrı üzücü.

• Betrayal of Dignity, tarihi romantizm. Kendi çıkarı doğrultusunda masum bir kadını kendine aşık eden bir dük var hikayede ve elemana kızmakla sevmek arasında çok kalıyorsunuz. Bu seri beni oradan oraya sürükleyip duvardan duvara vuruyor, yeni sezon başlamışken şidderle öneririm.

• Manual for Using Fierce Beast, sekreter kız ile eski bir askerin zorunlu birlikteliğini konu alan bir seri. Holding varislerinden biri epey de zengin ama elemanda bir öfke kontrol problemi var, kızımız onun dur tuşu oluyor.

• Sami Plays The Game, henüz yeni başlayan bir seri. Hakkında pek bir düşüncem olmadi ilerleyen bölümlere göre paylaşım yapacağım.


İZLEDİM;

Ve dostlar bacınız fangirl oldu!

Geç başladım ama erken bir finalle hayatımızdan giden bir dizi...

Deli dehşet Kirli Sepeti izledim ya bu ay ben. Tam dedim çok iyi dizi buldum dişime göre keyifle izlerim bunu bir de ne olsun, şak finallendi iyi mi? Ama hak etmedi. Neyse ben buna ayrı bir post girerek dizi yorumu paylaşacağım.
Şey 👉🏻👈🏻
Tan sevgim oradan anlaşılıyor demi?

Kumdan Hayaller - Dorothea Benton Frank | Kitap Yorumu


Özgün Adı : Return to Sullivan's
Kitap Adı : Kumdan Hayaller
Yazar Adı : Dorothea Benton Frank
Seri Bilgisi : Lowcountry Tales #6
Çevirmeni : Banu T. Öğüdücü
Sayfa Sayısı : 416
Yayınevi : Pegasus Yayınları 
Baskı Yılı : 2016
Kitaba Puanım : 3/4
Ekim ayı son okuması idi bu kitap ve size şöyle ek bilgiler de vereceğim. Esasen 13 kitaptan oluşan bir seriye mensup Kumdan Hayaller ve bu kitap da 6. kitabımız. Pegasus yine mevzuya orta yerden dahil olmuş ne başını ne sonunu çıkarmış. Öyle birbiriyle bağlantısı olmayan bir seri ama olsundu neyse bu arada yazar hakkin rahmetine kavuşmuş ben bunu gördüm göreli iyi değilim.

Kitabın konusuna geçeyim hemen,

Beth Hayes, annesi Paris'e teyzesi de Kaliforniya'ya taşınırken aile evine göz kulak olmak zorunda kalıyor. Bu durumdan rahatsız olsa da aile ondan fedakarlık yapmasını bekliyor. Ve böylece Beth kendi hayatını kısmen de olsa askıya alıyor. Köpeği Lola ile birlikte kısa süre olmasını umduğu eve gelerek yerleşiyor. Yüksek lisans erteleniyor, bir iş bulmaya koyuluyor. İş buluyor. Beth'in yazıları gelişirken sosyal hayatı da eş zamanlı esniyor. Kızımızın radarına giren biri de var, adaya değişim getirmek için bulunan iş insanı elenımız Max Mitchell.
Tabi bunlardan daha fazlası da var, ama onları kendiniz okuyup görmelisiniz. Yani ilginizi çektiyse. Ben yine kırpa kırpa ordan burdan hoplayıp yuvarlanarak bahsetmeyi seçtim.

Bir aradayken anlattıkları hikayeler büyük bir ailenin parçası olmak gibiydi. Dorothea Frank okuyucuyu güzel bir şekilde ailenin bir parçası yapmayı başardı. Yavaş başladı ama sonunda bunu telafi etti. Kitap boyunca inişler ve çıkışlar yaşandı. Bir sonraki bölümde sayfalarda ne olacağını merakıyla kitabı bitireceksiniz.
Gerçek aşkı, ait olduğunuz yeri ve aile bağlarının sonsuz gücünü keşfetmeden asla büyümüş sayılmazsınız…

Yirmi üç yaşındaki Beth Hayes üniversiteden yeni mezun olmuştur. Kıpkırmızı saçları, çocuğu gibi sevdiği küçük köpeği ve yazar olma hayalleriyle valizini toplar ve Boston'dan ayrılıp ailesinin ricasını yerine getirmek üzere Sullivans Adası'na doğru yola çıkar. Aile yadigârı evlerine bir yıl boyunca göz kulak olma görevi için onu seçmişlerdir.

Beth genç bir kadın olarak kabul görmenin, kendi kararlarını verebilmenin, iyi bir kitap yazmanın ve yeni bir hayata başlamanın hayallerini kurarken bir yıl boyunca zorunlu olarak tatil yapma fikri karşısında çok da heyecanlanmamıştır. Üstelik evle ilgili nesilden nesile aktarılan onca tüyler ürpertici hikâye varken… Fakat bu küçük adada çok geçmeden kader ağlarını örmeye başlar ve Beth'in hayatına hiç ummadığı anda beklenmedik üç şey girer: ayaklarını yerden kesecek kadar yakışıklı bir erkek, sıcacık dostluklar ve felaketlerin insanı olgunlaştırdığı gerçeği… Bazı şeyleri zor yoldan öğrenmeye başlarken kahkahaları ve aşkla çarpan kalbinin gümbürtüleri dalga seslerine, gözyaşlarıysa tuzlu rüzgâra karışacaktır.

Dostluk ile aşkın birbirinden ayrılmadığını, aile bağlarının o sihirli, iyileştirici gücünü ve hatta duvarlarının arasındaki sırlarla bazı evlerin de aileden biri haline geldiğini şaşkınlıkla göreceksiniz.

"Dorothea Benton Frank'in kitapları komik, seksi ve genelde deniz suyuyla harmanlanmış oluyor."
-Pat Conroy-

"Bu kitabın tadını çıkarmanın en iyi yolu, arka fonda kıyıya vuran dalgaların sesi varken deniz manzarasına karşı bir şezlong şemsiyesinin altında uzanmak." Charlotte Observer

"Frank, ada manzarasını ve yerel halkın mütevazı yaşantısını bütün canlılığıyla kaleme almış. Sıcak ve nemli havayı hissetmek, tuzlu bataklıkların kokusunu almak için gözlerinizi kapatmanız yeterli. Harika bir kitap."
-Atlanta Journal Constitution-

"Okyanus esintilerinin kokusunu alabiliyor, ayaklarınızın altındaki kumu hissedebiliyorsunuz."
-Lincoln Journal Star-

"Frank'in romanlarını okumak insanın tat alma duyularını yeniliyor. Harika hikâyeler, samimi karakterler ve bizzat gidip görmek isteyeceğiniz muhteşem atmosferler…"
-Bookreporter.com-

"Frank, kumsallar ve mizah sayesinde ayakta kalmayı başaran güçlü karakterler yaratma konusunda uzman."
-Booklist-

"Frank'in romanları âdeta yaz kokuyor."
-USA Today-
(Tanıtım Bülteninden)

Özgür - Raven Kennedy | Kitap Yorumu


Özgün Adı : Gleam
Kitap Adı : Özgür
Yazar Adı : Raven Kennedy
Seri Bilgisi : The Plated Prisoner (#3)
Çevirmeni : Büşra Tekin
Sayfa Sayısı : 592
Yayınevi : Ren Kitap
Baskı Yılı : 2024
Kitaba Puanım : 5/5
Altın Tutsak serisi, her kitapta çıtayı arşa çıkararak üzerine kata kata ilerliyor ve üçüncü kitabı Özgür ile okuyanı kendine halatla bağlıyor diyerek bağırmak istiyorum. Bitmesin diye yavaş okuduğum ağırdan ilerlediğim canım kitabım bitti ve serinin devamı için çok sıbırsızım.

Bu sefer bizi fazlasıyla politik olaylar entrikalar karşılıyor. Çünkü kızımız Auren, saraya Midas'ın yanına onun kontrolüne geri döndü. Tabi sarayda ağır toplar da ağırlanıyor krallar kraliçeler falanlar filanlar. Midas cephesinde bir takım planlar programlar yapılıyor, amaç da kraliyet ailesi daha fazla güç kazanması. Beri yandan Auren'ı kurtarmak için yapılan hamleler de var. Bu esnada gözü açılan kızımız Auren için de gelişmeler güncellenmeler şelale, Midas'tan kaçmanın bir yolunu bulmak için kafa patlatıyor ki onu sonsuza dek terk edebilsin.

Kraliçe Malina önceki kitaptan biliyoruz bu kitapta da kendisine fazlasıyla maruz kalıyoruz. Kendi halinde takılırken bir parça benı sıktı kendisini pek sevmem ondan tabi bu. Kitapta benim en sevdiğim kısım ise Auren ve Slade, yazarımızın buraya odaklanmış olması mükemmel.


Auren başlı başına başarılı ilerleyen bir karakter ve karakter gelişimi muhteşem olmaya devam ediyor. Midas hâlâ şerefsiz ve istiyor ki bizim altın kuşu kafese kapatsın istediği her şeyi yapsın puşt. Ama götün tekmeyi de yiyecek ihihihhi. Bu macerada, istismarcı bir ilişkiden kurtulmak ve kendini seçmeyi öğrenmeyi Auren'in fark etmesiyle hayatında ilk defa benceee, iyi şeylerin olduğunu da görmesi beni inanılmaz tatmin etti.

Auren gönül işi konusunda kafası karışık, bir takım çekinceleri var bu konuda. Kimseye güvenemeyeceğini acı şekilde tecrübe etmişken yaşadıkları kafasını da karıştırıyor.

İlişki konusunda Auren'e saygi duyan içimde yangın vaaar dedirtecek bir beyin olması inanılmaz değil de ne? Bizim kızı istiyor istemesine de Auren'in ne istediğine karar verebilmesini ve seçimlerinden mutlu olmasını daistiyor. *buraya düştüm kaldırın beni* Nazik,  koruyucu bir beye aşık oldum  dostlaim ama onun gözü Auren de. *seri üzgün* Aralarındaki cinsel gerilim de tuz biber gibiydi hikayede.

Efendim çok bahsedip detaylar vermeden kendimi sansürleyerek anca bu kadar serinin üçüncü kitabından bahsedebildim. Bu yazıp düzeltip sildiğim kaçıncı yorumum, daha fazla düşüncelerimi sizden uzak tutamadım. Blogda kesinlikle spoilerli hâlini paylaşacağım. Tabi bloğu da düzeltmem gerek. 👉🏻👈🏻

Seri her kitapla daha da iyiye gidiyor ve bunu okuyarak takip etmesi inanılmaz keyifli. Ben çok begendim. Siz de karanlık romantizm fantastik kitap seviyorsanız kaçırmamanız gereken bir seri. ŞİDDETLE ÖNERİRİM İLLE DE OKUYUN DERİM. A'dan z'ye eli değen emeği olan herkesin ellerine sağlık. 💜

Kral Midas. Beni bugün olduğum kişi hâline getirmiş olabilirdi... fakat ben de onu bugünlere getirmiştim. Artık altın kafesimde değildim ve geri dönmek istemiyorsam, bir seçim yapmam gerekecekti. Sorun şuydu ki, bu seçim olması gerekenden daha zordu. Slade Ravinger altından kalkamayacağım, içimde kaynayan bir bela, bir pişmanlık ve intikamdı. Her şey taştığında biri yanacaktı. Ancak bu sefer yanan ben olmayacaktım.

(Tanıtım Bülteninden)

Kusursuz Oyun - Jaci Burton | Kitap Yorumu

Özgün Adı : The Perfect Play
Kitap Adı : Kusursuz Oyun
Yazar Adı : Jaci Burton
Seri Bilgisi : Play by Play #1
Çevirmeni : Özüm Erdil
Sayfa Sayısı : 432
Yayınevi : Nemesis Kitap
Baskı Yılı : 2013
Kitaba Puanım : 2,5 - 3/5
Bir spor romantizmi *bence böyle diyebilirim* yorumu ile karşınızdayım dostlarım. Olmazsa olmaz dünya etrafımda dönüyor sanan erkomuz, hayatın sillesini yiyen de kızımız mevcut. 🤗

Hikaye beklenen o derinliği vermiyor fakat yetişkin sahneleri cömertce sunuyor, yazarımız öyle uygun bulmuş. Şunu söyleyebilirim vakit geçirmek adına okunan ama sonrasında unutulmaz bir kitap olmadı benim için, okunup bitti. Tara'nın çocuğu ufaklık değildi, bekar bir anne olarak olay örgüsünün büyük çoğunluğu da bu ergenin payı büyük. Eğlenceli denecek yeri var idi elbet ama yani öyle bir şeydi. Neyse, konuya dönelim biz...

Genç yaşında anne olanTara, oğlunu tek başına büyütürken kendi işini de kurar. Yalnız olmaktan memnun ve mutludur ya da kendini avutma şekli de budur. Yolu ünlü Amerikan Futbolu oyuncusu Mick ile kesişirken, hayatına dahil olan bu adamın her şeyi değiştireceğini bizimki bilemez. Düzenlediği bir partide tanışırlar Mick ile ve hayatında ilk kez *burası çokomelli gençler, ana erko karakterimizde olmazsa olmazdır bu.* bir kadının peşinden gitmek isterken bulur kendini. Kadının bekar bir anne olduğunu öğrenince süsü okur aralarındaki elektiriğin. Bizimkinin evlenmeden anne olması, kamusal hayatı ve geçmişte gömülü sırlar arasında savrulurken bir de hayatına inatla sızmak isteyen bir adam olur. Tabi Mick için çetin bir savaş muhtemelendir ki şimdiye oynamak zorunda kaldığı en zor oyundur.
Her şey tam ayarında değildi bir olmamışlık hakimdi. Ünlü oyuncu seksi erkomuz komşusu olan bekar anneye kitlenir ve der ki huoooo ben bu kadının hayatına girerim. Yıllar yıllar evvel okumuş olsaydım sever miydim düşüncesi hakim üzerimde, şimdi ise pek öyle diyemiyorum. Ama seriye de devam edeceğim diğer iki kitabı da okuyacağım. Daha sonra belki 🧏🏻‍♀️

Mick ise sevsem mi sevmesem mi ikilemi arasında kaldığım bir karakter oldu. Belki daha iyilerini okuduğum için bir yıldızım barışmadı ya da yanlış zamanda okunduğu için oldu. He bu arada Tara'yı da hiç sevmedim, daha iyi bir şekilde yazılmış olsaydı bu klişe kurguya aşık olabilirdim ama şu durumda bilemiyorum.
Mick Riley, yıllardır profesyonel bir sporcu olmanın tüm avantajlarından yararlanmıştır: ün, servet ve her şehirde başka bir kadın...

Tara Lincoln'le tanıştıktan sonra, tek gecelik ilişkilerden daha fazlasını istediğini fark eder. Tara ise futbolun, bu adı çıkmış çapkınını yakından tanımakla pek de ilgilenmemektedir.

Mick Riley'nin son gözdesi olarak medyanın ilgisini çekmeden önce bile hayatı yeterince karışık olan Tara, aşk oyununu bir kere oynamış ve kaybetmiştir. Bu riski bir kere daha göze almaya hiç niyeti yoktur; hele ki söz konusu Mick gibi bir kadın avcısıysa...

Ancak Mick kazanmaya kararlıdır; aklında da mükemmel bir strateji vardır.

"Tutku dolu ve sıcak!"
Lora Leigh
#1 New York Times Bestseller yazarı

"Çok ateşli!"
Fresh Fiction

(Tanıtım Bülteninden)