izlediklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
izlediklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kusuriya No Hitorigoto - Natsu Hyuuga | Öneri Seri

 

Okuduysan izle, izlediysen oku köşemizde bugün size şahane bir seri önerisi getirdim. Dostlarım manga anime sevenler bir yaklaşsın, bu seri kaçmaz! 🤤

Kusuriya No Hitorigoto bizdeki ismiyle Şifacı Günceleri mangasında haydutlar tarafından kaçırılıp imparatorluk sarayına satılan esas kahramanımız Maomao hikayesini okuyoruz. Kızımız fazlaca zeki, eczacı babasıyla yaşarken birden kendini saray entrikaları içinde buluyor.

Animesinde de aynı sıralamalarla ilerliyor. Eczacı olan babasının ricası üzerine geleneve bir şey götürüp gekirken yolda kaçırılır. Sarayda başlarda düşük rütbeli bir hizmetçi olarak çalışırken kulağına gelen dedikodular sonrasında hastalanan prens ve prensesi kurtarmak için gizli şekilde mesaj ulaştırır. Bu hareketiyle yakalanır.


Maomao, Jinshi’nin yardımıyla saraydaki zehirlenme olaylarının sırrını çözer. Zekasını, becerisi ve saklamaya çalıştığı güzelliği ile de Jinshi'nin dikkatini çeker. Kızımızın olayı de, zehirler üzerinde fazlaca bilgisi olması. Bu bilgiyi nereden ve nasıl elde ettiğini merak ediyorsanız eğer mangayı okuyarak ya da animeyi izleyerek sorulara cevap bulabilirsiniz.

Saray entrikalarının, o dönemdeki tıp ve zehir üzerine bilgilerin, gizemin zaman zaman gerilimin ve de dram dolu hikayesiyle size şiddetle öneririm. Ben Maomao'yu çok sevdim, Jinshi'ye ise bayıldım.

Dataylı bir anime yorumunu gireceğim. Bu arada güzel bir haber de var, animenin ikinci sezonu da gelecek, 2025 yılında yayında olacağı söyleniyor. Mangayı ise Athica Books'dan alarak seriye başlayabilirsiniz. 💐



Tomo-chan Is a Girl! | Anime Yorumu


Kategori  : TV
Kaynak : Manga
Adı  : Tomo-chan Is a Girl! /トモちゃんは女の子!
Anime Türü :  Romantik, Komedi
Bölüm Sayısı : 13 / 13
Başlama Tarihi : 05 Ocak 2023
Bitiş Tarihi : 30 Mart 2023
Yaş Sınırı : PG-13 - 13 Yaş üstü
Yapımcı : Aniplex, Crunchyroll, INSPION Edge, Seikaisha
Stüdyo : Lay-duce
Bölüm Süresi : 23 dakika
MAL Puanı : 7,89/10
Puanım : 4/5

Çocukluk arkadaşları Tomo Aizawa ve Junichirou "Jun" Kubota, ister eğitim hayatı ister dışarıda ki hayatlarında eğlenceli bir gün geçirsin, her şeyi birlikte yaparlar. Herkes bu ikisinin ömür boyu en iyi arkadaş olduğunu düşünür. Tek sorun, erkek fatma Tomo'nun Jun'a aşık olması ama Jun'un onu bir erkek kardeş gibi görmesidir.

Lisenin ilk yılının başında Tomo, Jun'a duygularını itiraf eder. Ancak kaba tavırları ve yumruk atmaktan çekinmemesi Jun'un kalbini etkilemez. Bu konuda bir şey yapmazsa onun sevgisine kayıtsız kalacağını anlayan Tomo, Jun'a biraz akıl vermenin bir yolunu bulmalı ve gözlerini tam önünde olana açmalıdır.

Lisede aşklar bir başkadır, hele ki ilk aşk başa gelmişse o heyecan bambaşkadır. Kızımız Tomo, sert bir mizaca sahiptir ve çocukluğundan beri serbest büyüdüğü için kırsal olan her şey ona biraz yabancıdır. Mesela makyaj yapmak, topuklu ile gezmek onun mizacına hiç uymaz. O daha serseri serbest bir stile sahip olup epey güçlü, vurdu mu dağıtan herkesin de ürkerek baktığı biridir. Şikâyeti de var tabi bu durumdan, çocukluktan beri birlikte büyüdüğü ve hem çocukluk hem de ömürlük aşkı Jun'un ona bir kadın gibi davranıp yaklaşmasını onu kanka olarak değil de karşı cins olarak görmesini isteyen kızımızın, ben de bir kızım beni gör artık sinyali verdiği, 13 bölümden oluşan romantik komedinin dibini vurduğu eğlenceli keyifli zaman geçirtecek bir animeydi, Tomo-chan ve Onnanako!

Tomo, Jun'a onu sevdiğini söylediğinde, aldığı karşılık hepimizi heyecanlandırıp akabinde hüsrana sokan cevap ben de seni kanka olunca tabi hiç de hoş olmaz. Jun'un penceresinden bakıp olaylara verdiği reaksiyonların sebeplerini anime yargılayınca fark edebiliyoruz. Tomo onun için zirvede biri, ona hayran, çocukluğundan beri onun gibi yenilmez olmak istiyor ve kendini de buna şartlandırmış. Bunu yıkması ve onu kadın olaral görmeye başlamasıyla içinde yaşadığı çekişmeyi bocalamayı her birini her hareketinden anlıyoruz.

Jun'un kendi kafasında kurdukları ve oluşturduğu duvarları yıkarken yaşadığı o sancı bir yana, Tomo gerçekten hayran olunası bir karakter. Yaptığı savunma sporu sebebiyle çok güçlü o ayrı, içten samimi özverili arkadaşlarına karşı sevecen her hareketiyle her mimikleriyle tam hayatımda olmalı denilecek bir karakter. Hayal kırıklığına uğradığında ya da utandığında Jun'a vurması inanilmaz eğlenceli, aralarındaki o iletişim enerji çok iyiydi her seferinde beni güldürmeyi başardı.

Okulda bir kulübe dahil olmaları gerekiyor ve Tomo'nun da gücünden dolayı kız karete takımı yerine erkeklerkn takımına alınıyor. Takımın kaptanı Kousuke Misaki (sarışın eleman inanilmaz komedi bir karakter) Tomo ile arkadaş olup yakınlaşınca iki kişi bundan rahatsız olur. Jun ve Carol, Jun içten içe kıskanırken ve bunu kendine itiraf etmezken masum görünümlü ama zeki pofuduk Carol bariz şekilde deli gibi kıskanır. (Sarışın hatun cidden pofuduk çok minnoş ama tedirgin edici bir aurası var. Fenaaa) Bir de Misuzu var, bu kıza gram ısınamadım hiç de sevmedim. Ne rengi belli ne safı belli ne olduğu belli olmayan sözde ortalık toparlasın diye konmuş ama işe yaramaz denilerek karıştırsın o zaman denilen bir karakter. Tip olarak da hep aşina olunan bir yüz, benzeri ambiyansa sahip başka animelerde farklı isimle görünecek bir yüz. Bunla alakalı pek bir şey demek istemiyorum zira yaptıkları başlı başına spoiler onlar.

Tomo, Misuzu ve Jun'un çocukluk arkadaşı olduklarını da diyeyim. Tomo, kız gibi davranmak nasıl onu öğrenmek için arkadaşı Misuzu'dan fikir alır ve ohooo serüven başlar. Özetlersek -konunun etrafında çok dönüp benzer şeylerden bahsettim yine 🤭- erkek fatma Tomo'nun çocukluk arkadaşı Jun'a aşık oluşunu, elemanın onun farkına varırken yaşananları konu alan romantik komedi bir hikaye. Eksiklikleri vardı elbette yine de bir romantik komediden beklenen reaksiyonu veriyor ve eğlendiriyor. Tamamlanan animemiz 13 bölümden oluşuyor ve animeyi turkanime.co da izleyebilirsiniz. Şimdiden keyifli seyirler. 🥰


■■ FRAGMAN ■■









Summer Time Rendering | Anime Yorumu

 

Kategori : TV
Kaynak : Manga
Adı  : Summer Time Rendering / サマータイムレンダ
Yönetmen : Watanabe Ayumu
Senaryo : Seko Hiroshi
Tür : Gizem , Doğaüstü , Gerilim
Tema : Zaman yolculuğu
Yapımcı : Bandai Spirits, MAGES., Movic, Shogakukan-Shueisha Productions, Shueisha, Tokyo MX, Toy's Factory
Stüdyo : OLM
Bölüm Sayısı : 25 / 25
Bölüm Süresi : 23 Dakika
Başlama Tarihi : 15 Nisan 2022, Cuma
Bitiş Tarihi : 30 Eylül 2022, Cuma
Yaş Sınırı : R - 17+ (Şiddet & Argo)
Puanım : 5/5
Shinpei Ajiro anne babasının ölümünden sonra Kofune kardeşler, Mio ve Ushio ile birlikte yaşarken sonrasında kendi başına yaşamak için Tokyo'ya taşınır. Fakat Ushio, küçük Shiori Kobayakawa'yı kurtarmaya çalışırken boğulmasının ardından Shinpei onu son yolcuğuna uğurlamak için evine geri döner. Ancak Ushio'nun boynundaki yara izleri onun ölüm sebebini sorgulamasına neden olur. Biraz üzerinde düşününce Shinpei başka bir açıklaması olması gerektiğini düşünür. Adadaki insanların arasında tehlikeli varlıklar dolanır ve ölen Ushio'nun görüntüsü Shinpei'den son arzusu olarak Mio'yu kurtarmasını ister. Shinpei bu işte bir iş olduğuna emindir ve Ushio'nun ölümü bulmacanın sadece bir parçasıdır.
Uzun zamandır karşıma çıkan kesitlerden dolayı merakımı cezbediyordu, radarımdaydı. İzleyeyim, en fazla ne olabilir derken vuruldum bayıldım bittim ben. Sürükleyici bir anime, aynı zamanda bitmiş manga uyarlaması, bu açıdan bakımca finali tatmin eder türdeydi. Yani bir ikinci sezon olsa elbette izlenirdi devamında neler olmuş bakmak isterdim fakat mantıksal açıdan tüm soruların cevaplarının verildiği, taşların yerine oturduğu bir finale sahipti. Mangasını da okusanız *ki ben mangayı da okuyacağım* animeyi de izleseniz, sizi tatmin edecek bir hikayeye sahip.

Summer Time Rendering'i tanımla derseniz bana, kusursuz bir zaman döngüsü temeli olan doğaüstü bir gerilim serisi diyebilirim anca. Zengin içeriği ile göz dolduruyor, ooooo 🤭 Gizemi, gerilimi, macerası, aksiyonu eksiksiz bir serüvendi.

Anime de en hoşuma giden kısmı, 25 bölüm boyunca izleyiciyi soluksuz bırakması. Hüzünlü bir gençlik draması izletecek hissiyatı ile başlasa da sonradan değişiyor. Kendine çeken ilgi odağı olan geri hikayenin gerilimiydi. Tansiyon asla düşmüyor, her bir bölümde daha da tırmandı. Kalbi ağza getiren olaylar, sinir krizine sokan karakterler, ay ama yok artık dedirten şok içine sokan birçok sahne vardı. Ki bence, animenin en büyük gücü de buydu; merkez temelinde birçok katmanlara sahipti ve izleyiciyi sonuna kadar tahmin etmeye zorlamıştı.

Shinpie, çocukluk arkadaşı ve bir takım duygular beslediği Ushio'nun kaybını duyup cenazeye katılmak için adaya geri döner. Dönmesi ile birlikte garip olayların döndüğünü fark eder ve ilgisini çeken olayın peşine düşer. Fakat peşine düştüklerinin bu kadar tehlikeli olduğunu fark edemez. Defalarca kere ölümle burun buruna gelmesi onu durdurmaz, bir amacı vardır, Ushio'nun arzusunu yerine getirecektir. Kardeşi Mio'yu ne olursa olsun kurtaracak ve hayatta tutacaktır.

Shinpei yaşadığı olaylar sırasında farkında olduğu ve onu diğerlerinden bir adım öteye taşıyan özelliği, sıçrayışlarının etkisi sınırlıdır. Zamanda sonsuza kadar geriye gidemez; her sıfırladığında -öldüğünde kısaca- bir önceki andan biraz daha ileride uyanır. Her döngüde yaşadığı anıları canlı olan tek karakter o değildir.  Kötü tarafın da aynı şekilde zaman sıçramaları ve önceki döngüde yaşananları hatırlamaları vardır, ona göre kendilerini ayarlayarak Shinpei ve tayfasını yenme üzerine plan yaparlar.


Kötü olan tarafa geçersek; temelde yatan hüküm sürmek, her canlıya biat ettirmek olan kişi ve onun yörüngesindeki bulunan kuklaları var. İki tarafında birbirini alt etmesindeki zeka ve ustalık takdire şayandı. Karanlık tarafta yer alan kadim bir tanrı, kukla misali kullandığı ve her şekilde yön verdiği gölgeler beni en heyecanlandıran şeydi. Hele ki gölgeler. Kasabada öldürdüğü kişinin bir şekilde yerine geçip kendi amaçlarına doğru ilerleyişleri inanılmaz bir şeydi. Baskın olan tarafsa -final bölümünde durum tersine dönüyor elbette- düşmanlardı ve kedi fare oyunu gibi birbirlerine üstünlük kurmaya çalışıyorlardı. Neyse ki Ushio faktörü vardı da kızım her birinin içinden geçerken tüm dengeyi alt üst etti.

Hikayenin ana temeli Shinpei'nin yaşadığı buhranla fark ettiği şeyler sonrasında herkesi ilgilendiren büyük bir trajedinin meydana gelmesini önlemek için uğraşması, bunu yaparken de tekrar tekrar zamanda geriye gitmesidir. Bana göre serideki *bu türde pek izlemediğim göz önüne alırsam ve bu minvalde güzel seriler de vardır elbette* kendini, alanında farklı kılan nokta, yaşanan olaylar karşısındaki durumun her döngüde dramatik bir şekilde değişmesidir. Çok da spoiler verip keyif kaçırmak istemiyorum ama anca bu kadar kendimi sansürleyip anlatabiliyorum.
Dürüst olmak gerekirse, Summer Time Rendering bu türde izlediğim ve beni sarsan en çok beğendiğim animelerden biri. Gizem gerilim pek sevmem ama bu seri beni kendime sarstı diyebilirim. Yaş sınırına dikkat edilmesi gerekiyor. Şiddet öğesi çok baskın ve her bölümde şoka sokan sahneleri var. Öyle mide bulandıran tiksindiren sahneler değil, fakat irkilip hadi be dedirtir cinsten sahnelere sahip. Aksiyon sahneleri cok iyiydi, favorim zaten Hizuru'nun dövüş sahneleri. Tek kelimeyle mükemmeldi! Bir seride birbirine zıt iki ayrı güçlü kadının yer alması benim başımı göklere çıkardı. Ushio ve Hizuru kötülerle hep savaşsın ben de oturur izlerim o kadar keyifliydi. Görsel olarak, Summer Time Rendering izleyiciye show yaptı, ne eksik ne fazla, olması gerektiği gibi kararında.

Kayıtlara tüm zamanların en iyi animelerinden biri olarak geçer mi bilmem de, benim için 2022'nin en iyi animelerinden biri Summer Time Rendering. Tatmin eden finaliyle bağımlılık yaratacak şekilde izlenebilir olması da artı puan bence.

●●KARAKTERLER●●


••NASIL BAŞLADI, NASIL BİTTİ••
○○MUTLU SON○○

■■ FRAGMAN ■■



Tomorrow || Dizi Yorumu


Adı : Tomorrow
Türü : Aksiyon, Dram, Fantezi
Yönetmen : Kim Tae Yoon
Yapımcı : MBC, Netflix
Bölüm Sayısı : 16
Gösterim Tarihi : 1 Nisan 2022 - 21 Mayıs 2022
Ülke : Güney Kore
Dil : Korece
Oyuncular : Rowoon, Kim Hee Sun, Lee Soo Hyuk, Yoo Ji On.
Puanım : ☆☆☆☆☆
İyi bir üniversiteden mezun olup işsiz kalan Choi Joon Woong, uzun uğraşları sonuncunda iş bulamamıştır. Son iş görüşmesinden de olumlu sonuç alamamış olmasının yıkımını yaşayan karakterimiz derin bir buhran içindedir.  İntihar etmeyi düşünenlerin hayatlarını kurtarmak için birlikte çalışan ölüm melekleri Goo Ryeon ve Im Ryoog Goo ile yolu bir geçe kesişir. İki ölüm meleği bir kriz yönetimi ekibine aittir. Goo Ryeon ekibin liderdir ve Im Ryoog Goo yanına Choi Joon Woong da üye olarak katılır. 

Dizi talihsiz bir kaza sonucu yolu ölüm melekleriyle kesişen Choi Joon Woong etrafında dönmektedir.

Karakterler: 

Kim Hee Sun; ‘Tehlike Yönetim Ekibi’ni yöneten korkusuz ve karizmatik ölüm meleği Goo Ryun karakterini canlandırıyor. Soğuk bir karakterdir, insanlarla arasına mesafe koyar.

Yoo Ji On; Tehlike Yönetim Ekibinin üyesi ve Goo Ryun'un sağ kolu Im Ryoog Goo karakterini canlandırıyor.

Rowoon; Talihsiz bir kaza sonucu derin bir komaya giren Choi Joon Woong karakterini canlandırıyor. Tekrardan hayata dönmek için ekibin parçası olarak 6 ay kadar süre geçirmesi gerekir.

Lee Soo Hyuk: Ruh Yönetimi Genel Merkezi'ndeki insani yönetim ekip lideri Park Joong Gil karakterini canlandırıyor. Soğuk bir karakterdir ve asla gerçekte ne hissettiğini belli etmez.


Eski bir inanışa göre insanın kaderi kopması zor kırmızı bir iple bağlıdır. Kaderin kırmızı ipidir bu, bir hayat bitimi bir sonraki hayatta o iple yeniden buluşulacağına inanılır. Eğer intihar edip affedilmesi güç suç işlersen o ip ve sevdiklerinle olan bağ kopar. Dizinin temelinde yatan ana mesaj buydu ve benim en hoşuma giden kısımlardan da biridir. Birçok dizi izlemişimdir, birçoklarına ayılıp bayılmışımdır ama beni en derinden bu kadar etkileyen dizi de ender denecek kadar azdır. Güldüğüm çok sahne olduğu gibi boğazımda düğüm bırakıp hıçkırarak da ağlatmıştır.

Kaderin kırmızı ipi... İnsan hayatı zor, bu zorluğa yine insan sebep oluyor. Zorbalıklar konusu özellikle, okul yıllarında yaşanan akran zorbalığı ile başlar iş hayatında da çoktur. Dışarıda ki sorunları eve getirir evin huzurunu bozar, ya da ülke için canını ortaya koymuş bir adamı bile hor görebilir. İnsan çözümü zor olan bir sorundur. Ülkedeki sorunla kadınlar zulmedilir mesela, üstüne yine o zulme uğrayan kadınlar suçlanır dışlanır... Günümüze ulaşan o lanet sorun, tecavüz. O saatte kadına denir orada niye vardın ne yapıyordun çığlık atmadın... Her şey omza birikir, tak eder ve hayattan vazgeçmek ister, tam orada bizim ekip devreye giriyor. Koo Gu Ryeon risk yönetim ekibinin lideridir, kendisinin de geçmişinden gelen bir hikayesi vardır. Yaşadıklarından yola çıkarak intiharın önüne geçmek ister ve insanları bu yoldan döndürmeye çalışan bir ölüm meleğidir. Yine bir intihar durumuna tam müdahale edeceği zaman karşılaşırlar Choi Jun-Woong ile. İyi bir üniversiteden mezun olmak iş bulmakta kolaylık sağlamıyor, torpille işi kapanların ardından bakmak da bazen insanın hevesini kırıyor fakat Choi Jun için bu durum öyle üzülmüş olsa da hayata sıkı sıkı bağlı. İş görüşmesi kötü geçmiş, arkadaşı ile dertleşmiş eve dönerken yol üzeri başına geliyor ne geliyorsa. Sarhoş bir adam ölmek maksadıyla köprüden dururken Choi Jun onu vazgeçirmek için ikna etmeye çalışırken, kendi düşer. Ölmemesi üzerine bir anlaşmaya gidererek 6 ay kadar komaya girer. Yarı ölümlü olarak bir ölüm meleği olup dahil olduğu ekipte çalışacak yoksa daha uzun bir süre komada yatacaktır. Bizim şaşkın Choi Jun kabul eder ve hikaye başlar.


Dizide işlenen o kadar çok konu vardı ki her biri derinden etkiledi. Sevdiği kadını kaybeden bir adamın o kaybetme acısı ile hayattan kopma isteği epey sarstı, sonra gazi bir amcanın son gününü ekiple geçirmesi finali öküz oturdu böğrüme nasıl ağladım. Hele evcil dostlarımız ile alakalı bir bölüm vardı, allah'ım nasıl zoruma gitti nasıl ağladım. Kpop konusu da işlenmiş, idollerin hayatının kolay olmadığı sossyal medyada nasıl zorbalığa nefrete kurban gidileceği, tek bir kötü haberin bir hayata mâl olacağı... Bir de bu dizi sayesinde kore ve japonya arasında yaşanan bir olayı öğrendim mesela, o kısımda aldığım nefes boğazımda kaldı, düğüm oldu soluksuz bıraktı beni. 

1910'dan 1945'e kadar Japonya tarafından sömürgeleştirildiği tarihî bir dönem olduğunu dizi ile öğrendim. O dönem kaçırılan koreli kadınlar “Rahatlatıcı kadınlar” ismiyle japon askerlerinin tecavüz ve işkenceye maruz kalmış. Bu olaylar nedeniyle japon hükümeti 2015 de anca özür dilemiş, kusurumuza bakmayın olan oldu tarzında. İzlerken kanım dondu, öyle karamsar ruh haline büründüm ki ağlamaktan bir hâl oldum. Hangi dönem hangi ülke hangi topluluk ya da medeniyet fark etmiyor, kadın işin sonunda en fazla zulme uğrayan oluyor. Üstüne suçlu ilan ediliyor, öldürülüyor intihar et diye kendini öldür diye zorbalık da görüyor. Yani, mağdur edilenken birden bambaşka konuma getiriliyor. Şu an bile bilmediğimiz bir şehirde bu kabusu bir kadın yaşıyor. Adalet...

Im Ryoog Goo'nun hikayesi de beni darma duman etti, en çok ağladığım bölümlerden de biri o. Annesinin yaşadıkları, canına kıyması ile aralarındaki bağın kopması o duygular dedim allah'ım geliyorum galiba...

Park Joong Gil ve Koo Gu Ryeon, onların hikayesi.. Bak boğazım düğümleniyor. Spoiler olacak diye de bir şeyler demiyim diyorum ama... İzlemeniz gereken bir dizi, kaçırmamanız gereken bir dizi. Oturup ağlamanız gereken konular var, valla bakın ya 😭 Gu Ryeon'in ihtihar etmelerine engel olmasının, Joon Gil'in intihar edenlere karşı öfkesinin olmasının sebebi var. Baş rollerden yan rollere, hikayelere mekanlara kostümlere her şey o kadar çok cok iyiydi ki akılda kalan bir dizi. Finalde yüzde tebessüm bırakarak bitiyor, ya hepsi çok iyiydi, müziğinden sahnesine her şeyine 10/10 dizi. Mutlaka izleyin! TAVSİYEMDİR 🖤


BUNLAR DA BONUS OLSUN 😉