10 Haziran 2017 Cumartesi

İçimdeki Sen - A. L. Jackson | Kitap Yorumu

Kitabın Adı: İçimdeki Sen
Özgün Adı: Come to Me Quietly
Seri Adı: Closer to You #1 
Yazar Adı: A. L. Jackson
Çevirmen: Gamze Öy
Yayınevi: Aspendos Yayınevi
Baskı Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 448
Kitaba Puanım: 4/5 
"Hayır, Aly, hayır."

Bir panik dalgası yavaş yavaş bedenime yayıldı. Domino taşları nasıl birbiri ardınca düşerse içimdeki panik de öyle yayılıyordu. Vücudumdaki her bir hücre alev almış gibiydi. 

"Nasıl? Bunu nasıl yapabildim ben?" Başını başka bir yana çevirdi. Sonra yeniden bana baktı. "Bilmiyorum. Ben... ben her şeyi mahvettim." Her şeyi nasıl mahvetmişti ki? İçimden sessiz ve alaycı bir gülüş yükseldi. Her şeyi mahveden her zaman için bendim. Ben.

A. L. Jackson hakkında yazılanlardan;
'Her zaman olduğu gibi, A. L. Jackson insanların duygularına nasıl dokunacağını biliyor. Yazdığı her kelime anlam yüklü. "İçimdeki Sen" sürükleyici bir kaybetme öyküsü. Birlikte olmak kaderlerinde olan iki ruhun, gerçek mutluluğa giden yolun kendilerini affetmekten geçtiğini keşfetmelerinin hikayesi. Tek kelimeyle nefes kesici.'
- Gail McHugh, New York Times, çok satan romanlarından "Collide" ve "Pulse" ın yazarı. -
(Tanıtım Bülteninden)


Kapağına bakınca acaba nasıl bir hikaye beni bekliyor diye düşünürken kitaplıktan alıp içini bakmaktı niyetim ama sonrasında oturup bir çırpıda bitirdim kitabı. Yorum yazmak için de cümlelerimi kendi içimde sindirmem gerekiyordu ki doğru şekilde duygularımı aktarabileyim. Kitabın konusu farklı şekillerle de karşılaşıp okunabilecek bir konu fakat anlatımı, olayları ve duyguyu karşıya geçirme... İşte bu konuda kitap gerçekten iyiydi. Beğenmiş olmalıyım ki elimden bırakmayı hiç istemedim. Gözüme takılan birkaç yazım hatası oldu. Okurken akıcılığı bozmadı ama dikkatli okuyan için oradaki hatanın varlığı belliydi. Yazar olayları biraz daha uzatıp heyecan katmak istemişti, bununla birlikte karakterler arasında artan o cinsel gerilim beni isyan noktasına ulaştırdı. Aralarındaki o koydukları engeli aşıp içlerini birbirine dökerlerken ben “artık bir sonuca ulaşın arkadaş” dedim, demedim değil.

Kitabın konusu her ne kadar klişeymiş gibi olsa da ele alış biçimi ilginçti. Karakterler ise son derece hissedilir bir gerçekçilikteydi. Akıcı bir kurguya sahipti kitap kısaca. Yazarın yazım dili kolaydı, okuyanın kafasını karıştırmıyor asla da yormuyor. Heycanlı tempo bir an olsun bitmez kendi okuduğum her satırda merakımı peşinde sürükledi. Bu benim en sevdiğim nokta oldu. En son sayfaya kadar süregelen olaylar vardı ve finali akılda hatta yürekte kalıcıydı. Öyle aman bitsin gitsin şeklinde yazmamış yazar sonunu.

Kitabın konusundan bahsedecek olursam;
Jared, geçmişten taşıdığı sorunlarla yaşayan bir adam. Sebep olduğu trajik bir olayla hayatı uçurumdan aşağı yuvarlanıyor. Zorunlu şekilde ayrıldığı kasabaya geri dönmüş, bir barda içerken çocukluk arkadaşı Christopher ile karşılaşıyor. Christopher'ın kızkardeşiyle birlikte yaşadığı evlerinde geçici olarak kalabileceğini söyleyerek Jared'ın olumlu yönde karar vermesiyle hikaye başlıyor.

Aly, ağabeyi ve ağabeyinin arkadaşı ile kopmayan bir çocukluk yaşamış. Korkuyu, sevgili ve kaybı çocuklukta bırakmış bir kadın. Biraz ipucu olacak ama bu nokta beni daha çok çekti kendine. Aly'nin aşkını daha çok hissettim ben. Kim çocukluk aşkını ömrünün sonuna kadar beklerdi ki? Üstelik o adamın çekip gitmesi ve ortadan kaybolmasıyla... Birlikte yaşadıkları aylarda bir yakınlaşıp bir uzaklaşmaları düğümlerin çözülmeleri ve yaşanan o büyük olayların ucunda ikilinin olduğunu öğrenmeleriyle kitap sürükleyici bir hal alıyor. 

Christopher'ın aşıkların arasında kalan tümsek olduğunu söylemem yanlış olmaz sanırım. Jared & Aly ilişkilerinin ikinci yarısını ve beraberinde gelecek sorunları yazar ikinci kitaba bırakmış. Bu da merak unsurunu birkez daha tetikleyen etken. Kitap tam kararında, az sayıda olup daha önemli yerlerde olan karakterleriyle her şey tadındaydı.

Bir de bir noktaya değinmek istiyorum. Bir keresinde bir kitap hakkında yanlış reklam etiketi ile kitaba olan ilgi öylesine azdı ki, kitabın devamı için endişe etmiştim basılıp basılmayacağıyla alakalı. Bu kitapta da arka kapak yazısının yetersizliğini vurgulamak istiyorum. Kitabın konusuyla arka kapakta yazılan yazı arasında bir bağlantı kurmakta zorluk çektim ve bir alaka kuramadım. 
Orada verilen konu ile kitabın arasında ciddi bir fark vardı.

Son olarak da kitapta beni en çok sevindiren kısmından bahsedeceğim. Yazar finalden sonra hemen bir ayrılık olmasın diye ikinci kitaptan alıntılar eklemiş ve okurlara söyledikleri de var tabi. Bu bana oldukça samimi geldi ve çok sevdim. Kitabı yazarken nasıl yazdığını karakterin nasıl ortaya çıktığını ve ilk çıkış hikayesini anlatıyor. Peşine tek kitapla kalmayacağını hikayenin devam edeceğini ve bir devam kitabını müjdeliyor..
İkinci kitap anladığım kadarıyla çok daha heyecanlı olacak çünkü Jared'ın kendi ile olan hesaplaşması tam olarak bitmemiş olsa da bir noktalı  virgül yedi, devamında babasını bulacamış. Tabii esnada neler yaşanacak? Bir diğer yanda ise Aly'nin ailesi ile yüzleşmesi var. Babasının tepkisi ne olacak? Geri kalanının hepsi ikinci kitapta. Umarım bir gün kitap çevrilir ve basılır. Ben de alır okur ve merakımı dindiririm.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder