July Found by Chance - Muryu | Webtoon Yorumu


Adı: July Found by Chance
Tür: Doğa Üstü, Dram, Final, Okul, Romantik
Sezon Sayısı: 2
Yazar/Çizer: Muryu
Bölüm Sayısı: 54 
Yayın Yılı: 2019
Puanım: 5/5
Aslında çizgi romanın içinde bir karakter olduğunuzu öğrenirseniz ne yapardınız?
Ve bunun da ötesinde fazladan bir karakter?
Açıkça, direk hikayenin akışını değiştirin!
Uzun zamandır bölüm beklerken bitmesini bekleyip, tamamlanınca da kaldığım yerden okuyup bitirdiğim bir webtoon yorumu ile geldim bugün. İki sezondan oluşan webtoonumuz kdrama olarak karşımıza çıktığını söylemem gerekir. Yine 2019 senesinde ortalığı kasıp kavuran Extraordinary You dizisi, July Found by Chance uyarlamasıdır.  Diziyle eş zamanlı ilerleyen olay örgüsünde detaya inerek farklı birkaç noktası bulunan, ucundan kıyısından entrikaya değinerek seride heyecan arttırılan ve tansiyon yükselten bir serüvendi diyebilirim. Dizisini izlerken webtoonun henüz Türkçe çevirisi yapılmamıştı. Sonradan başlandı ilgi artınca elbette. Her neyse, yalnız yazara-çizere çok sinirliyim. Kore dizilerinden alışık olduğunuz finali aceleye getirilen ve çabucak bitirilen senaryolar gibi bir sonla karşılaştım.

Gönül isterdi ki işlenen entrika daha detaylandırılsın, bir sonuca varsındı. Tek değişiklik ana karakterlerin finalleri oldu. Dizi de farklı bir son varken webtoon halinde farklı bir son yazılmıştı.

Seri farklı kurgusuyla baştan beri dikkatimi çekmişti benim. Yaşadıkları hayatın gerçek olmadığını, bir webtoon karakteri olduklarını fark eden ve onlar için yazılan sonu değiştirmek için çaba sarf eden karakterlerin hikayesini okuyoruz hikaye boyu.

Webtoon yazarının yazdığı aşkı değil de kendisinin bulduğu gerçek aşkı yaşamaya kararlı Eun Dan-Oh, webtoonda adı dahi olmayan bir karakter 13 Numara / Ha-Ru, okul yemekhanesinde çalışan ve gizemli kişiliği olan Kuru Kalamar Perisi, okulun popüler grubu üyesi Lee Doh-Ea, beni hem dizide hem de webtoonda ikileme düşüren Beak Kyung. Hikayenin temelinde figüranların benliklerini kazanarak kendi kaderlerini yazmak için çırpınmaları var. Yazarın olay örgüsüne karışarak müdahale ediyorlar. Webtoonun esas karakterleri Juda ve Oh Nam-Joo biçilen rollerinde mutlu mesut takılırlarken Dan-Oh kendi aşkını yaşamaya kararlıdır.

Okumaktan keyif aldığım seriyi zaman geçtikçe okumak istedikçe başa döner yeniden okur, keyifle izlediğim dizisini de baştan başlar seyrederim. Kore dizisi izlemeyi seviyor, webtoon okumaktan keyif alıyorsanız bir şans vermenizi isterim. 

Ben bu seriyi Hayalistic ekibinin çevirisi ile okudum, size de tavsiyemdir. 🖤🖤


Bir Rüya Gibi - Julianne Donaldson | Kitap Yorumu

 

Yazar Adı: Julianne Donaldson
Kitap Adı: Bir Rüya Gibi
Özgün Adı: Edenbrooke
Seri Sıralaması: Edenbrooke #1
Baskı Yılı: 2016
Sayfa Sayısı: 352
Yayınevi: Novella Yayınları 
Kitaba Puanım: 4/5
Aşk, bazen bilmediğiniz bir yolda attığınız tedirgin adımların ardından gelir.

Annesi öldükten sonra tüm yaşamı değişen Marianne, kendini büyükannesinin yanında, sıkıcı bir şehir hayatının içinde bulur. Oysa
o eskisi gibi kırlarda dolanmayı, resim yapmayı ve çok sevdiği atlarla gezintiye çıkmayı hayal etmektedir.

Marianne'nin kaderi, ikiz kardeşi Cecily'nin onu şehrin dışındaki, alabildiğine yeşil arazilerle çevrili, muhteşem bir eve davet etmesiyle
değişir. Koruması altında olduğu, kuralcı büyükannesi bu daveti kabul etmesine izin verir, aynı zamanda mirasını da ona bırakacağını açıklar. Fakat bunun için bir şartı vardır: Marianne tam bir hanımefendi gibi davranmayı öğrenmelidir.

Özgürlüğünü geri kazanma umuduyla yola çıkan genç kız, İngiltere kırsalında keyifli vakit geçireceğini düşünürken, kendini entrika ve romantizm dolu olayların içinde bulur. Yeni tanıştığı evin yakışıklı ve gizemli vârisi, onu tutkulu bir çıkmaza doğru sürüklerken, büyükannesinin isteğini yerine getirmek git gide zorlaşmaktadır. Marianne, telaşlı kalbinin dizginlerini elinde tutmayı başarabilecek midir?

"Bir Rüya Gibi'nin her sayfası aşk ve entrika dolu. Tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz ve herkese önereceğiniz bir kitap."
Jason F. Wright

"Bir Rüya Gibi, büyüleyici karakterleri ve aşkla örülmüş bir kurguyu şahane bir okuma deneyimi için bir araya getiriyor.
Bırakması çok zor."
Lynette Dashne

"Yürek hoplatan bir aşk hikâyesi. Sürekli bir sonraki sayfaya geçmek için sabırsızlandım, ta ki kitabı bitirinceye dek. Serinin bütün kitaplarını okumalıyım."
Mary Mull
(Tanıtım Bülteninden)
8Aşk kitaplarını severim, tarihi olanı daha bir başka severim. Okuması en keyifli türlerden biridir tarihi aşk. Çünkü o zamanlar insanlarının ne kadar farklı etkileşim kurduklarına, sosyal normlar ve gelenekler tarafından ne kadar kısıtlandıklarına tanık olmak hoşuma gidiyor. Geçmiş hayatları, o zamanın şartları ve yaşayış şekilleri ile okuması benim için tarihte bir yolculuk oluyor.

Bir Rüya Gibi kitabı, her şeyin doğru karışımına sahip bir kitaptı. Bir başka Bay Darcy asla olamayacak, elbette, sadece ruhen ikizinin Edenbrooke arazisinde dolaşıtığını bu kitapla görüyoruz. 🤭 Aşırı bir masumluk, bir tatlılık, bir sevimlilik yayılmıştı kitap boyu. Öyle ki karakterlerin o "sevimli" halleriyle anlamlı sohbetler etmesi, birbirlerine karşı duydukları duyguları dile getirip nasıl aşık olduklarına tanıklık ediyoruz. Kitapta genel olarak tarihi aşk romanlarında sıklıkla karşılaşılan savaş, entrika, efendime söyleyeyim şehvet tarzı arayışlar içerisinde olursanız bu kitap size pek uymaz, onu bir söyleyeyim. Daha soft bir hikaye okuyor, karakterlerin kitap boyu yaşadıklarına eşlik ediyoruz.


Sör Philip ve Marianne kesinlikle komik ve gördüğüm en sevimli çiftlerinden biriydi. Karşılıklı konuşmalarını flört etmelerini okuması eğlenceliydi. Erkek karakterimiz aşırı centilmen ve beyfendi bir karakterdi, bu kısımda adama bayıldığımı söyleyebilirim. Marianne ise beni muallakta bırakan bir karakter oldu. Bir yanım sev işte derken diğer yanım yaptığı birkaç şeylerden dolayı sevmek pek içimden gelmedi.
Biraz da konusundan bahsedeyim ben size. 17 yaşındaki Marianne Daventry, kendinden daha emin, daha güzel ikiz kardeşi Cecily'nin her zaman gölgesinde kaldığını hissetmiştir. İkiz kardeşi  Londra'da sosyal hayatın tadını çıkarırken, Marianne Bath'da büyükanneleriyle birlikte yaşıyordur. Marianne,büyükannesinin varisi olmak istiyorsa bir leydiye yakışır zarafete bürünmesi gerekiyordur. Çünkü Marianne'in aşırı davranışlarından ve sosyal kuralları görmezden gelmesinden bıkmıştır. Marianne, annesinin eski bir arkadaşının daveti üzerine, Wyndham ailesinin malikanesi Edenbrooke'a ziyarete gidecektir.

Edenbrooke yolunda, arabası haydutlar tarafından durdurulan Marianne'in romantizm dolu hikayesini okumak istiyorsanız, kitabı sstın alarak bu hikayeye ortak olabilirsiniz.

Bir Rüya Gibi benden dört yıldız kapıyor, çünkü şimdiye kadar okuduğum "en iyi" diyebileceğim tarihi aşk romanlarından biri değildi ama okurken keyif aldığım kitaplardan biri. Eğlencesi bol, tatlı bir okuma, beklenmedik bir mizahla kendini sevdirdi. Türü seviyor, soft bir aşk hakim olan romantik bir kitap okumak istiyorsanız, tercih edebilirsiniz.

Lekeli Taç - Erin Watt | Kitap Yorumu


Yazar Adı: Erin Watt
Kitap Adı: Lekeli Taç
Özgün Adı: Tarnished Crown
Seri Sıralaması: The Royals #3.5
Baskı Yılı: 2021
Sayfa Sayısı: 171
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Kitaba Puanım: 3/5
Gideon Royal, ailesi gözlerinin önünde parçalanırken geri dönüşü olmayan bir hata yapmıştı ve hayatının kadını ellerinden kayıp gitmişti. O günden beri pişmanlıklarıyla boğuşuyordu. Üniversiteye gittiğinde geçmişinden kaçabileceğini sansa da kaderin onunla işi henüz bitmemişti.
Savannah Montgomery, kâbus gibi geçen günleri unutamayacağını biliyordu. Bazı yaralar asla iyileşmezdi. Ancak Gideon pes etmemeye kararlıydı.
İhanetle lekelenmiş aşkları küllerinden doğarken, çok daha tehlikeli bir düşman peşlerindeydi ve bu sefer yalanların ardına sığınamazlardı.
(Tanıtım Bülteninden)
Royallerin en büyük çocuğu, benim tabirimle karabatak Gideon'un kitabı sonunda ellerimizde ve bir çırpıda okunup bitti. Açıkçası seri boyunca gizemli takılan bir görünüp bir kaynolan ve sırları ile geride duran adamımız hakkında hissettiğim merak en yüksek seviyedeydi ben de. Gelin görün ki okuduğum bu kitapla düşüncelerim alabora oldu.

Bir kere yazarlara aşk olsun diyorum, alacağınız olsun. O kadar gizeme sırra bu kadar kısacık kitap olmuş mu gerçekten? Yani hak mı bu bee. 😒 Kısaydı bir çırpıda okundu ve ben ne anladım ne anlamam gerekirdi, Gideon ve Savannah hikayesi neredeydi bize ne anlattılar sıfır elde var sıfır ortada elle tutulur bir şey yoktu. Hani madem seriye ek bir kitap yazılacaktı, yazdınız, iyi tamam da uzun ve hakkını vererek yazmış olsalar hikaye bambaşka yere gider ve daha doyurucu olurdu okur için. Tabi bu benim görüşüm.

Bu hikayeden keyif aldım mı diye sorarsanı, şöyle böyle. Kısaydı, kitaba yedirilmek istenen duygusallığı sürdürmeleri için daha uzun olması gerekiyordu. Çok şey havada kaldı, kısa kesitler şekilde geliştirilmişti resmen. Tek dikkatimi çeken seri devamında karşımıza çıkacak olan ipuçları vardı bu kitapta. Savannah bir kere çok tatlıydı, zaten dikketimi çeken ve sempatimi kazanan bir karakterdi, daha bir ısındım diyebilirim. Gideon ise, bak sinir geldi, yani bu kadar saf -hatta salak- olunmaz. Bildiğin eline şeker tutuştur kandır tipi bir karakter. Gençliğine vereyim ergenler zaten cart curt diyemiyeceğim. Ülkenin en zengin insansınız, babadan çekin hadi, ulan elinin altında avukat ordusu var, ulan çocuğum hiç mi saksıyı çalıştırmak aklını ucundan geçmez.


Çok sinirliyim bu konuda. Seriyi okuyanlar anlayacaklardır, Dinah şerefsiz, Steve şerefsiz de ulan adalet yok mu? Al gerildim. 🤦🏻‍♀️

Savannah'ın istediği bölüm Gideon'un okulundadır. Hayali sinema okumak olan kızımız kendi için kararlar alır ve yeni hayatının başlangıcı için okumak istediği üniversitenin kulüplerine katılır. Bir partide Gideon ile karşılaşır ve ondan sonrası ikiliyi ayrı tutacak bir şey yoktur. Sav ve Gideon'un aralarındaki sorunu halletmelerine sevinemedim bile, acelece son verilmiş sırf merak giderilsin diye bir parmak bal okurun ağzına çalınmış.

Yorum boyunca tekrarladığım şeyi yineleyeuim, hikayeyi beğenmiş olsam da kısacık olduğu için hissedemedim. Yani, ilk üç kitapta uzatıldıkça uzatıldı, yerli yersiz sahneler yazıldı da bu çifte kısacık hikaye... Olmadı be yazarlar, aşk olsun ama. 😔

Kafa dağıtmak için biçilmiş bir seri, sizi okuyamama döneminden de rahatlıkla çıkarır. Bu kitabı da merak ederseniz alın derim, veee veeee veee EASTON'CUĞUMUN KİTABINI İPLE ÇEKİYORUM. ÜZÜMLÜ KEKİM, SENİN O ALAYCILIĞININ ALTINDAKİ HÜZNÜ ÇOK MERAK EDİYORUM.
Sevgiler sevgiler.

☆The Royals Seri Sıralaması☆

#3,5 Tarnished Crown / Lekeli Taç
#4 Fallen Heir
#5 Cracked Kingdom


Pürlen - Tuğçe Akıllıoğlu | Kitap Yorumu

 
Yazar Adı: Tuğçe Akıllıoğlu
Kitap Adı: Pürlen
Özgün Adı: ☆
Seri Sıralaması: ☆
Baskı Yılı: 2021
Sayfa Sayısı: 296
Yayınevi: Aspasia Yayınları
Kitaba Puanım: ☆/5
Merhaba, ben Pürlen. Hayatın monotonluğuna kucak açtığınız sırada, hayat size bambaşka sürprizler sunarsa ne yaparsınız? Tüm umutlarınızın ve hayallerinizin yıllardır kapınızın arkasındaki gizemlerle dolu komşu çocuğunda olduğunu bilseydiniz kapınızı açar mıydınız yoksa sımsıkı kapatır mıydınız? Ve tam o kapıyı açmayı düşündüğünüz de tüm sempatisiyle size fincanı uzatıp “Varsa bir fincan aşk alabilir miyim?” derse... Hadi o fincanı birlikte doldurmaya gidelim…
“Soyadımı söylediğimde fark etmedin mi sen?”
“Üzgünüm ama dünyam senin etrafında dönmüyor. Ülkede kaç kişi komşusunun soyadını biliyor ki.”
(Tanıtım Bülteninden)
Gerçek aşkın sizi bulacağı yer hakkında elbette düşünmüşsünüzdür. Ama nerede ve ne şekilde karşılaşacağınız aklınızın ucuna gelmemiştir. Sahi aşk nerede karşına çıkardı insanın? İş yerinizde karşılaşmak, akşam eve dönerken karşılaşmak, markette alışveriş yaparken karşılaşmak... Belki de kapı komşusu olarak karşılaşmak vardı. Zamanı geldiyse ve aşk yakınlarda bir yerdeyse sizi bir şekilde bulurdu.

Pürlen'ın hiç hesabında olmayan aşk en beklemediği anda, yeni işinin ilk günü randevusunu kaçırmak isteyen Cihangir olarak karşısına çıktı. Bir anlaşmazlık sonucu arbede yaşayan baş kahramanımız  dişini kırmasıyla karşılaşma yaşanıyor. O ana kadar kızımız okuldan mezun olmanın hüznü ile sevincini bir arada yaşayıp iş bulabildiği ve artık çalışıyor olduğu için mutlu, kendi hayatında memnundur.
Hayatının değişeceği gün ile ilk iş gününün aynı zaman diliminde olması kaderin cilvesidir.  Asistan olarak bir dişçi kliniğinde işe başlar kızımız. Bir gün önceden annesinin bahsini ettiği "komşu oğlu dişini yaptıracak yardım ediver" temalı konuşması Pürlen'in aklından uçup gider, kapıdan içeri giren yüzü morluk içinde olan bu adam baştan beri sinirini bozacak tavırlar içerisindedir. Aksam eve giderken karşılaşmalar, markette karşılaşmalar, dişçi randevusuna giderken karşılaşmalar, misafirlikte kaçınılmaz olan karşılaşma derken artık geri dönülmez olarak hayatının bir parçası halini almıştır.

Cihangir yakışıklı yüzü ve tatlı diliyle kızımızı kendine aşık etmenin yolunu bulur. Sevecendir, sempatiktir ama bazı söylemleri beni bir parça sinir etmiş de olabilir. Neyse ki Pürlen -işte benim kızım 💪🏼- ağzının payını çok güzel verir. Ama işte ben yine dürüst olunuz dürüst olmazsanız ilişki yürümez demeye geliyorum. Cihangir de Pürlen gibi açık bir kitap olsa yaşanan tatsız olayların önüne geçerdi ama o zamanda işin esprisi kalmazdı.

Kitap yorum ve paylaşımlarıyla tanıdığımız @birfincankitaplik Tuğçe, bu sefer karşımıza yazar olarak çıkıyor. İlk deneyimi ve ilk heyecanı. Kendi hikayesini referans alarak sıcacık bir aşk kaleme almış. İlk kitap denemesi için iyi bir başlangıç yaptığını söyleyebilirim.
Güzel bir hikayeydi okuduğumuz "ama" keşke edisyon kısmında da özen olsaydı. Editör arkadaşın da özenli olmasını isterdim ben. İmla hataları görmezden gelinirdi "ama"  yanlışları ve de düşük cümleler epey zorladı. Tüm olumsuzluklara rağmen keyifli bir hikaye okuttuğu için Tuğçe'ye teşekkür ediyorum. Daha doğru ellerde doğru yönlendirmelerle harikalar yaratacak bir kalemi, ileriye dönük gelecek vaat eden anlatımı var.

Yüzde tebessüm bırakan tatlı bir hikaye okurum derseniz okumanızı isterim.



Kınalı Çiçekler - Alka Joshi | Kitap Yorumu

 

Yazar Adı: Alka Joshi
Kitap Adı: Kınalı Çiçekler 
Özgün Adı: The Henna Artist
Seri Sıralaması: The Henna Artist #1
Baskı Yılı: 2021
Sayfa Sayısı: 424
Yayınevi: Arkadya Kitap
Kitaba Puanım: 5/5
Kınalı Çiçekler, okurken kendinizi bulabileceğiniz, içinize işleyen hikayesi ile sizi kendine hayran bırakacak. Bir kadının bağımsızlık yolculuğunu, hayatını değiştirirken ki kararlılığını, aile bağlarının gücünü anlatan bir kitap...

Çocuk yaşta evlendirilen Lakshmi Shastri, çocuğu olmadığı gerekçesiyle şiddet gördüğü kocasından ve köyünden, zengin üst sınıf tarafından aranan kına sanatçısı olmak için kaçıyor ve hikaye de öyle başlıyor.

Kayınvalidesinden bitkiler hakkından birçok bilgi öğrenmesi de işine yarıyor. Bir gün, beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan biri ona  ebeveynlerinin vefat ettiğini ve de bir kardeşi olduğunu söylüyor. Hem kaybın acısı hem de kardeşinin olduğu bilgisi başını döndürüyor, duyguları birbirine giriyor. Bir karar verirken kardeşine bakması da Lakshmi'ye kalıyor. Evine götümek demek beslenecek başka bir boğaz ve potansiyel bir sorun demekse de üstesinden geleceğini düşünüyor.


Her şey yerinde hayatım normal elerliyor derken Lakshmi'nin itibarını sarsacak kıskanç dedikodular yayılıyor ve tehdit ediliyor, ancak ne olursa olsun sineye çekerek sabrediyor. Eğer ki merak ediyorsanız neler olduğunu, kitabı satın alarak okuyup öğrenebilirsiniz.

Bu kitapta gerçekten sevdiğim şey, canlı betimlemelerin oluşuydu. Özellikle etkileyici karakterler ve Hindistan'daki o çarpıcı egzotik kültürü okumak ayrı bir keyifti. Genel olarak dizilerden bildiğimiz renkli yaşamları bir farklı pencereden yazılı olarak okuması enfes bir deneyimdi. Kınalı Çiçekler üzerinde düşünülerek güzel yazılmış. 1950'lerin ambiyansını, yoksulluğunu, zenginliğini, kadın rolleriyle Hindistan'ın özünü yazar gerçekten yakalayıp bize sunmuş ve ben epey sevdim. Bu arada kitabın sanırım davamı var, cağnim Arkadya Kitap bizi çok belirtmez de ikinci kitabı da yine büyük bir keyifle okuruz.

☆☆☆

The Henna Artist Series;

#1 The Henna Artist / Kınalı Çiçekler 
#2 The Secret Keeper of Jaipur

Hayallerin yükü ne kadar ağırdır bir kadının omuzlarında?

1950’li yılların Hindistan’ındaki ücra bir köyde, daha çocuk yaşta sevmediği bir adamla zorla evlendirilen Lakshmi, ona hayatı zindan eden eşinden kaçmayı ve bir gün kuşlar kadar özgür olmayı aklına koymuştur. Annesine ve ondan önceki tüm kadınlara kader olan bu yıkıcı düzeni bozmaya kararlıdır. Nihayet bir gün, yanına sadece hayallerini alarak yalın ayak çekip gider ve kendini Jaipur’daki Pembe Şehir’de bulur. Kayınvalidesinden öğrendiği becerilerle hayat kadınlarına kına yakmaya, hasta kadınlara şifa olmaya başlar. Çok geçmeden de zengin ve soylu bir mimar olan Samir’le kesişir yolları. Bu yakışıklı adamın desteği sayesinde ünlü bir kına sanatçısı olarak namı sosyeteye kadar ulaşır. Üst sınıfa mensup tüm bu zengin ve gösterişli kadınların evlerine girip sırlarına vakıf olurken, kendi sakladığı sırlarla beraber Samir’e beslediği aşkı da daha derinlere gömmeye çalışır.

Öte yandan ününe ün, servetine servet katarak hayalleriyle ördüğü merdivenleri çıkıyor olsa da kalbinin bir köşesinde ailesine yeniden kavuşabileceği günü hasretle beklemektedir. Ne var ki günün birinde kapısının önünde biten çok sevdiği annesiyle babası değil, en büyük kâbusu yani elinden canını zor kurtardığı kocası Hari’dir. Üstelik yanında Lakshmi’nin daha önce hiç görmediği ama kardeşi olduğunu iddia eden bir kızla çıkagelmiştir. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını anlayan Lakshmi bildiği, alıştığı hayat ve kurduğu tüm hayaller parçalanmak üzereyken gerçek sevginin, bağlılığın ve kadın olmanın gücünün ne demek olduğunu yeniden keşfetmek zorunda kalacaktır.

Alka Joshi’nin değerli kaleminde hayat bulan Kınalı Çiçekler, hayallerine yürekten inanan bir kadının güçlü mücadelesini gözler önüne seriyor.

Âşık Erkekler Kitap Kulübü - Lyssa Kay Adams | Kitap Yorumu

 

Yazar Adı: Lyssa Kay Adams
Kitap Adı: Âşık Erkekler Kitap Kulübü
Özgün Adı: The Bromance Book Club
Seri Sıralaması: -
Baskı Yılı: 2021
Sayfa Sayısı: 328
Yayınevi: Nemesis Kitap 
Kitaba Puanım: 5/5
Bazen sadece sevmek yetmiyor ilişkilerde. Bu aklınıza gelecek her iliski için de geçerli. Karşılıklı olarak anlamak ve kendini de net bir şekilde ifade etmek gerekiyor. Başta kendine karşı şeffaf olmak gerekiyor ki kuracağın ilişkinin temeli sağlam olsun. Temeli sağlam olan ilişkilerde sarsıntı dipten gelse de yıkılmıyor ama tersi durumda en ufak rüzgar her şeyi yerle bir ediyor. Sevgi zaten var, saygı var güven de var yeterli diye bakılmamalı aslında, en önemli olanı da dürüstlük. Gavin ve Thea başta kendilerinden gerçek hislerini saklarken birbirlerine karşı dürüst olamamalarının bedelini ödüyor.

Gavin Scott yıldız beyzbol oyuncusudur, işindeki başarıyı evliliğinde yakalayamamış. Thea ile yaşadıkları kavga sonucunda evlilikleri bitme eşiğine geliyor. Boşanma konusu dönerken Gavin eli kolu bağlı oturmak yerine bir şeyler yapmaya karar verir. Karısını geri kazanmak, ailesini bir arada tutmak için bir şansa ihtiyacı var. Noel'e kadar zaman veren Thea'yı bir arada olmaya ikna edecek midir? Peki böylesi bir durumda elinden ne gelecektir?

Bir çıkar yol arayan Gavin arkadaşlarıyla bir araya gelerek aşk romanları okumaya başlıyor. Evliliklerinde sorunu olup da karısını nasıl geri kazanmak için aşk romanları okunan bir tür kitap kulübüne katılıyor. Okuduğu kitaplarda aşkı nasıl canlı tutacaklarını incelerken bunu yapıyor olduğuna da şaşırıyor. Ama sonunda kazanan taraf olmak için Gavin her şeyi yapıyor.

Çiftimizin renkli hayatını çok sevdim, atışmaları birbirlerini bunca yıl sonrasında gerçekten tanımaları güzeldi. Thea'nın da tıpkı Gavin de olduğu gibi kendine sakladığı birçok şey var. Dürüst davranmıyor bir kere ikisi de, Gavin'e kendiyle alakalı bazı şeyleri çarpıtmış hatta mış gibi yaparak rol kesmiş. (Öhhöm, okuyanlar anladı bence buradaki kısmı.) Gavin'in de kendince sakladıkları vardı ve artık yumurta kapıya dayanınca tek tek yumurtladı tabi.


Thea'nın sinir bozan fevri davranışları, babasından kalma güven problemi bazen sıksa da genel olarak keyif aldığım bir okuma oldu. Gavin'e kaba davranmak için her fırsatı kaçırmayan kız kardeşi Liv de en az ablası kadar sinir bozucuydu. Yaşadıkları durumlar karşısında fazla tepki gösteriyorlardı, bence. 

Her şey tatlıya bağlanırken çok güzel aile oldular; Thea ve Gavin (ve kızları ve köpekleri) çok sevimliydi. Her İkisinin de sorunları vardı ve onlar üzerinde çözüme ulaşmaları güzeldi.

Bu kitap, birbirine aşık olan bir çift ile ilgili bir kitap değil; konuya aşık olan ve onları en başa dönmeyi, kaybettiklerini geri kazanmaya, daha iyi birer birey olmaya iten ve iyiye ilerlemeye çalışan, ikinci bir şansı iyi kullanılmayı gösteren bir kitap.

Sonuç, eğlenceli, seksi, iç açıcı ve zekice kurgulanmış bir hikaye. Ve önerim 20 yaş ve üzerinin okuması yönünde olacaktır.

Ve arkadaşlar dört kitaptan oluşan serinin giriş kitabı Aşık Erkekler Kitap Kulübü, serinin devamını da merakla bekleyeceğim. 

☆☆☆

Bromance Book Club Series

#1 The Bromance Book Club / Âşık Erkekler Kitap Kulübü 
#2 Undercover Bromance
#3 Crazy Stupid Bromance
#4 Isn't It Bromantic?

Kitap kulübünün İlk kuralı:
Kitap kulübünden kimseye söz etme.

Yıldız beyzbol oyuncusu Gavin Scott’ın evliliği büyük çıkmazdadır. Karısı Thea’yla ettiği büyük bir kavganın ardından kendini kaybeder. Bu, zaten sorunlu olan evliliklerinde bardağı taşıran son damladır. Thea boşanmak isteyince gözleri açılan Gavin, gururu ile korkusuna yenik düştüğünü fark eder.

Âşık Erkekler Kitap Kulübü’ne hoş geldiniz.

Çaresizce evden ayrılmak zorunda kalan Gavin, yardımı hiç beklemediği bir yerde bulur: Şehrin önde gelen erkeklerinin toplanıp aşk romanları okuduğu gizli bir kitap kulübü. Genç adam kulübün seçtiği Kontesin Âşığı kitabının ve arkadaşlarının yardımıyla evliliğini kurtarma yolunda ilk adımı atar. Fakat bu bahtsız Romeo’nun, içindeki kahramanı ortaya çıkarıp karısının güvenini yeniden kazanabilmesi için süslü sözcükler ve jestlerden çok daha fazlasına ihtiyacı olacaktır.

Yaşanacaksa Yaşanacak - Julia Quinn | Kitap Yorumu


Yazar Adı: Julia Quinn
Kitap Adı: Yaşanacaksa Yaşanacak
Özgün Adı: What Happens in London
Seri Sıralaması: Bevelstoke #2
Baskı Yılı: 2019
Sayfa Sayısı: 312
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Kitaba Puanım: 5/5
Olivia Bevelstoke ve Sir Harry Valentine, onları bir araya getiren duygu, merak ve şüphe olur. İki karakterimiz de birbirlerini kendilerince haklı sebeplerden dolayı göz hapsine alarak izlemeye başlarlar. Olivia, Harry'nin cinayet işlediğine dair söylentiler duymuş ve merakına yenilerek adamı izlemiştir. Harry ise Olivia için duyduğu şüphe daha ciddidir, İngiltere'ye karşı komplo kurduğunu düşünür ve yabancı bir devlet adına casus olabileceği üzerine kadını takibe alır.

Harry, Olivia'nın kendi halinde sıkılmış bir sosyetik kız olduğunu düşünürken, birden bire, onu göz hapsine almasıyla içine bir kurt düşer. artik şüphe tohumları filizlenmiş ve kadın radarına girmiştir. Olivia bir casus olmaktan çok uzaktır fakat ya sandığı gibi değilse, ya gözünden bir şey kaçarsa... Üstelik İngiltere'ye karşı komplo kurabilecek yabancı bir prensle yakınlaşıyor olması da vardır. Harry, Olivia ve prens hakkında rahatsız edici bir gerçeği ortaya çıkarabilecek midir? Yoksa Olivia, Harry'nin dünyasını alt üst mü edecektir?


Peki ya Olivia hakkında onca şey duyduğu Harry ile ne yapacaktır?  Bu yakışıklı adam gerçekten nişanlısını öldürmüş olabilir mi? Gerçeği öğrenebilecek mi ya da sadece dedikodu olduğunu mu doğrulayacak? Hepsi ve daha fazlası kitapta saklı.

Aşkın nerede, ne zamanda ve ne şekilde insanın karşısına çıkacağını kimse bilemiyor maalesef. Bu tabi ki Olivia ve Harry için de geçerli. İkilinin macerası son derece keyifliydi ve hikayeyi çok sevdim. Akıcı bir anlatım ve bir çırpıda biten bir kitap oldu. Takıldıgım bir tek kitap ismi, What Happens in London neden Yaşanacaksa Yaşanacak olarak konuldu. Onun haricinde gayet keyifli bir okuma gerçekleştirdim.

Aşk romanlarına özellikle tarihi aşk romanlarına olan ilgimden beni takip eden cağnim dostlarım biliyordur. Bu türe olan merakım asla bitmeyecek. Julia Quinn ise sevdiğim yazarlardan biri, Bridgerton Serisi'ni de sil baştan yakın zamanda okuyup sizlerle paylaşma planım var. Yazarın kalemi -bence- sadece büyüleyici değil, okurken sizi içine çekiyor ve zamandan koparıyor. Bundan dolayı da çok severim. Karakterleri çok sevdim, diyalogları, dozunda olan mizah ve düşman sevgili kinayesi, keyif alarak okudum. Türü seviyorsanız edinmeniz gereken kitapken okumanız gereken bir yazar Julia Quinn.
Sizi içine çekecek, asla ayrılmak istemeyeceğiniz bir dünyaya gitmek istiyorsanız tavsiyemdir.

Tabi çeviri de şahane olunca tadından yenmiyor. Tuba Özkat çevirisi ile güzel bir okuma oldu.

☆☆☆

Bevelstoke Series

#1 The Secret Diaries of Miss Miranda Cheever / Şahane Bir Kadının Gizli Günlüğü 
#2 What Happens in London / Yaşanacaksa Yaşanacak
#3 Ten Things I Love About You / Aşkın On Kanunu


“Julia Quinn çok katmanlı, çok boyutlu karakterleri canlı bir şekilde yansıtıyor.”- Publishers Weekly - 

Söylentiler ve dedikodular Londra’nın yaşam kaynağıdır.

Olivia Bevelstoke, yeni komşusunun nişanlısını öldürdüğünü duyunca buna gülüp geçer. Yine de merakına yenik düşerek casusluk yapmaya karar verir. Böylece yatak odasının penceresinde, perdelerin arkasına gizlenip karşı evi izlemeye başlar... ve sonunda kesinlikle bir şeylerin peşinde olan ilgi çekici adamı görür.

Sör Harry Valentine, Savaş Bakanlığı’nın sıkıcı bir bölümünde çalışmakta, ulusal güvenlik adına önem arz eden belgelerin çevirisini yapmaktadır ama aldığı tüm eğitime rağmen yaptığı işten memnun değildir. Bir anda muhteşem bir sarışın onu karşı penceresinden gözetlemeye başladığında tedirgin olur. Önce bu genç hanımın sadece herkesin işine burnunu sokan meraklı biri olduğuna karar verir ancak daha sonra, İngiltere için tehlikeli yabancı bir prensin ona ilgi duyduğunu keşfeder.

Olivia’yı yakından izlemeye başlayan Harry başına neler geleceğinden habersizdir...

“Enfes.”- Nora Roberts -

“Günümüzün Jane Austen’ı.”- Jill Barnett - 

“Akıllıca ve çok eğlenceli.”- TIME - 

Julia Quinn ilk kitabını yazmaya üniversiteyi bitirdikten bir ay sonra başladı ve yazarlığa o zamandan beri de devam ediyor. Onlarca dile çevrilmiş otuz altı romanı olan Quinn, ailesiyle beraber ABD’nin Kuzeybatı Kıyısı’nda yaşıyor.