[GKBT 12. TUR] Çilek Mevsimi - Burcu Büyükyıldız || Kitap Yorumu

Yazar: Burcu Büyükyıldız
Kitap Adı: Çilek Mevsimi
Seri Sıralaması: Aşkın Renkleri #1
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı: 512
Kitaba Puanım: 5/5
Satın Almak İçin: D&R | OKUOKU 

Güzel bir gün değil mi? Bir de okullar açıldı, heyecan tavan ^_^
Yeni eğitim öğretim yılı herkese hayırlı olur inşallah :-)
Gevezeler olarak okul heyecanı da ekipteki ponçikleri sardı, bir de onlara iyi dileklerini sunayım ve geçeyim yorumuma (^^)

Pespembe bir kitap okudum ben, hikayesi de aşkı gibi çilek kokularına bulanmış. Aslında iki farklı karakter Yağız ve Mira, iki farklı dünyanın insanı. Bir araya gelmeleriyse tamamen tesadüf eseri. Şirin, bir o kadar da huzur dolu ufak kafesinde yaptığı lezzetlerle mutluydur Mira. Birbirini tekrarlayan güzel günlerden birinde Yağız çıka geldi. Sade bir kahve içip kendi dünyasına dönecekt. Ela gözleriyle son derece dikkat çeken bir adam, ayrıca da mimar. Mira çatık kaşlı bu yabancının sadece bir kahve içip gitmesine gönlü razı gelmez, kahvenin yanına iliştirdiği çilekli tart götürmesiyle adamın hayatına dahil oldu.

Onların ilişkilerde, kendini geri çekip kaçan taraf hep Yağız oldu. Kendince sebepleri vardır üstelik, her gün, her seferinde, kafeye her gelişinde bu son derken daha çok kapıldı Mira'ya, kpıldıkça da farkında olmayarak sevdiği bu güzel kadını incitti, üzdü. Yağız'ı her haliyle sevdi Mira, bütün gel-gitleriyle içine düştüğü ikilemlerle... 

Bir de Yağız'ın sakladıkları vardı. Peşinde bir kabus gibi gelen tehlikelerle örülü geçmişi, onu en zor ana sokmakla kalmadı kalbini de söküp aldı. Sevdiği, aşık olduğu kadını bırakmak zorunda kaldı. Mira için, onun iyiliği için bırakıp gitmesi kalbimi ezdi. Mira'nın o hallerini okurken boğazım düğümlendi. Ama hangi adam böylesine sevdiği kadını, onun iyiliğini düşündüğü için bırakıp gidebilirdi? Bu her adamın yapabileceği bir şey mi peki? İşte bu tartışılır. Bir insan bu kadar güzel sevemez bence, anca kitaplarda rastlarız biz buna. Gerçekte böyle güzel seven adam bulunur mu? Eeh, bu da tartışılır.
Mira, genç ve güzel bir kadın. Bir o kadar da masum. İçinde art yok. Sevince öyle güzel bağlanıyor ki. Aslında Mira'ya kızdığım çoğu yerde de imrendiğim -Yağız gibi bir adam onun kocası- ve kıskandığım da oldu. Aslında her duygu Mira'nin hissettikleri ile bende de aynıydı. Boğazımın düğüm düğüm olması da cabası... En nihayetinde sevdim ben Mira'yı...
Bırakıp gitmek ne kadar zor olduysa da geri dönmek, bıraktığı yerden yeniden başlamaya çalışmak da bir o kadar zordu.
Yağız kendinde ve Mira'da açtığı yaraları sararken okuyanın da kalbini çalmayı başarıyor! Kızdım, hem de çok, güldüm de yer yer ama bir yer vardı ki oturup ağlattı beni.
Yağız onun konuşmasına izin vermedi. "Şşşt!" diyerek sözünü kesti. "Şimdi beni dinleyeceksin." Onun yüzünü kavrayıp kendine çekti. Ardından alnını alnına dayadı. "Her şeye katlanabilirim," dedi ifadesiz bir sesle. "Beni yapmadığım şeylerle itham etmene... Bıçak gibi keskin sözlerini üzerime savurmana... Yormana... Kıskanmana... Hatta güvenmemene... Hepsine... Senden gelebilecek iyi ya da kötü her şeyi kabul edebilirim. Hiç önemi yok. Bağır, çağır, kinini kus, sana yaptığım şeyi hiç unutma, istersen beni her fırsatta suçla." Mira'nın dudaklarını bir şey söylemek istercesine açtığını gördüğünde, parmaklarıyla örttü. "Hepsine varım." Derin bir nefes alarak gözlerini kapattı. "Ama sadece yaşa!" Burnunu onunkine sürttü. "Çünkü seni hayatta tutmak için her şeyi yaptım, yaparım, razıyım. Bunu sakın unutma."
Aslında bu kitap hakkında uzun uzadıya sıralanacak çok şey var. Ben bu hikayenin en ilk halini okuyan ve hatırlayan kişilerden biriyim. O zamanlarda hikâyede oturtulamayan yerler vardı, havada kalan akılda soru işareti bırakan. Yeniden düzenlenip ek sahneler ile daha güçlü şekilde karşıma çıkacağını tahmin ediyordum ama bu kadarını bekliyor değildim.
Öncelikle yazarı tebrik ederim. Bu kitap, bu hikaye şu an tam anlamıyla olmuş. Hem de öyle böyle değil, çok güzel olmuş.

Çilek Mevsimi, konusuyla, kapağıyla iç ve dış tasarımı ile büyük beğenimi kazandı. Kitap içindeki duyguyu bize tam olarak yansıtan, en derine işleyen ve sarsan bir aşk romanı. Her kimin emeği varsa bu kitapta ellerine kollarına sağlık, ortaya çıkan iş gerçekten takdire şayan!
Ben bu halini çok sevdim.

0 yorum:

Yorum Gönder