[GKBT 13. TUR] İlham Perisi - Canan A. Düzgan | Kitap Yorumu

Yazar: Canan A. Düzgan
Kitap Adı: İlham Perisi
Seri Sıralaması: -
Yayınevi: Gitane Kitap
Sayfa Sayısı: 480
Kitaba Puanım: 3,5-4/5
Satın Almak İçin: D&R | OKUOKU

Gevezeler olarak yerimizde durmuyoruz! Okuyor ve okuyoruz. Yeni tur kitabımız ise bizi kitap içine katıp kendi hayatlarına konuk alıyor.
Fazla gevezelige gerek yok ben yorumuma geçeyim ^_^

Bir kitap okursunuz, okuduğunuz kitabın içindeki dünyaya konuk olurken karakterlerle yazarın çizdiği hayatı yaşarsınız. İlham Perisi kitabında da bu seyir yaşandı. Elime aldığım kitapta yeni bir hayata konuk olurken karakterlerin hayatlarına dahil oldum.
İlham Perisi kısa sürede okuduğum bir kitap oldu. Eğlenceliydi, güldüğüm çok sahne oldu. Kurgusu hoşuma gitti. Yazar iyi bir yerden yakalamıştı konuyu ve karakterleri ona gore harmanlanmıştı. Anlatımını da beğendim, akıcıydı. Kitap kendini okutuyor, sıkılmadan bir çırpıda bitirebiliyorsunuz. Elinize alışınızda bitirmeden kalkamıyorsunuz.
Kitabımızın karakteri ikisi de fazlaca değişik. Biri kendine güveni olmayan  silik bir karakter. Diğeri kendine fazla güvenen ve zenginliği ile övünen bir karakter. Birbirlerine karşı olan taktıkları “yaratıcı” lakaplar ise göz doldurur cinsten. İlham Perisi karakter gözü ile anlatılıyor ve ben bu anlatım şeklini severim fakat karakter geçişleri çok sık olunca kafa karıştırıyor.
Helen, sessiz ve sakin kendi kabuğuna çekilen ezik kızımız; Ramon ise çok daha dışa dönük bir adam. Birbirlerinin hayatlarına dahil oluşları ilk karşılaşmalar güldüğüm yerlerdi. Ama çileden çıktığım zaman dilimleri fazladır. Ramon karakterine sinir oldum mesela, bir kere kendi tipine dış görünüşüne hadi tamam yakışıklısın ama bu kişinin güzellik görecesine göre değişen bir olgu... Hala sinirim üzerimde! Durduk yere sürekli şekilde Helen'i aşağılamasından hoşlanmadım. Helen de oldugu yerde durmadı karşılık verdi ama yine fikrim değişmiyor.

Ramon karakterinin beni rahatsız eden bir başka unsurundan pervasız olması, birlikte olduğu kadınlara karşı tutumu, aslinda kadınların geneline karşı tutumu sinir etti beni. Ramon karşıma çıksa benden temiz bir fırça yer, o kesin :-)
Kitabı sevip sevmediğime henüz karar veremedim ama kitap boyu kadar argoyla iletişim sağlayan karakterlerini sevemedim. Ortalarda fazla görünmemelerine rağmen, yine her zamanki gibi yan karakterler esas karakterleri solladı ve ben onları daha çok sevdim.

Kitap okurken sizi asla zorlamıyor, bir çırpıda bitiyor. Anlatımı yormuyor, bu da sevdiğim bir nokta oldu kitapta. Kapağın konuyla bağlantılı olmasını çok sevdim. Kesinlikle bu kapak bu kitaba çok yakışmış. İç tasarımı da en az kapağı kadar göze çarpıyor, onları da çok sevdim.
Yazarın diğer kitaplarını da kısa sürede okumayı planlıyorum, bakalım diğerleri beni büyülemeyi başarabilecek mi?

0 yorum:

Yorum Gönder