İntikamla Gelen - Jennifer Royce | Kitap Yorumu

Kitap Adı: İntikamla Gelen
Seri Sıralaması: 
Yazar: Jennifer Royce
Yayınevi: Mortena Yayınları
Sayfa Sayısı: 573
Baskı Yılı: 2016
Kitaba Puanım: 5/5
Kayla FiltzWalter'ın en uçuk hayalleri arasında bile bir Dük ile evlenmek yer almamıştı. Fakat babasından kendisiyle evlenmek için izin isteyen Sutherland Dükü sayesinde ayağına gelen kısmeti de geri tepecek değildi.

Hatta lanet olasıca Dük düğünde hemen sonra kayıplara karışmasaydı ona âşık bile olabilirdi.

Sutherland Dükü, Stafford Markisi Falcon Francis Egerton kapısına dayanıp karısı olduğunu iddia eden egzotik ve bir o kadar da çekici ama aynı oranda yalancı bir kadına pabuç bırakacak değildi. Bu tür oyunları çok iyi bilirdi ve tuzağa düşmeye niyeti yoktu. 

Kadının deli olduğuna yemin bile edebilirdi. Ta ki bu egzotik güzel kendisini kaçırıp da evlendiğini bilmediği karısı olduğunu kanıtlayana kadar...
(Tanıtım Bülteninden)

Eski bir dost ile kavuşmak gibidir en sevdiğin kitabı yeniden okumak. Tarihi aşk kitaplarını ne denli sevdiğim düşünülürse büyük bir keyifle İntikamla Gelen okuduğum su götürmez bir gerçek. Gerek anlatımı olsun gerek içine çeken kurgusu olsun gerek birbirinden renkli karakterleri olsun beğenimi kazanan kitaptı.
Jennifer Royce'u daha önce wattpad da yazmadan önce de Facebook'tan bilip yer yer okuduğum bir yazardı. Daha sonra wattpad da yazdıkları kitap sayfalarıyla kavuşmadan önce hikayelerini okuyordum. Yazdığı her kurguyla, her karakterle beni kendine çelik halatlarka bağlayan, okumaktan keyif aldığım Türk yazarlardan biri Jennifer Royce.  Hani ne yazsa okurum ben, öyle de çok seviyorum.
Wattpad'de yayınlanırken kitap sayfalarıyla buluşacağı zamanı iple çekmiş, büyük bir heyecanla beklemiştim. En nihayetinde kavuşarak özlem giderdim. Kitabın içine yeni eklenen o mini hikayeyle daha lezzetli hale geldiğini söylerken okuması mest ediciydi. Falcon'u, Kayla'yı ne kadar izlediğim kitabı dördüncü kez okumamdan belli diyerek satırlarıma devam ediyorum.
İntikamla Gelen kısa sürede bitirilen bir kitap. Ama ben içime sindirmekle vakit geçirirken nasıl kelimelere dökeceğimi düşünüyordum. Jennifer Royce'un bu üçüncü basılı eseri. İlk yazdıklarından son yazdıklarına kadar her kurgusunda çıtayı bir tık daha yükseğe koyarken hangi birini en çok sevdiğime karar veremiyorum. Kendine has üslubu, akıcı anlatımı, sürükleyen kurgusuyla insanı kendine bağlayabilen bir kaleme sahip. Ve ben her yazdığını çok seviyorum. Ve günün birinde bütün hikayelerinin basılı halini kitaplığımda görmeyi istediğimi çok iyi biliyorum.

Kitabın konusuna gelirsem; Kayla evlendiği adam tarafından dolandırıldığını fark edip peşine düşmesiyle başlıyor hikâye. Peşine düştüğü adamın Stafford Markisi Falcon Francis Egerton olduğuna son derece emindir. Üstelik bir dük tarafından dolandırılmış olmasına şaşırırken kendini çözümlenmesi gereken bir düğümün ortasında bulurken aşkı yaşayacağı asla aklına gelmez.

Falcon'ın kaçırıldığı kadının deli saçması sözleriyle ne yapacağını bilemez kendi dolandırılanın kendisi olduğundan son derece emindir. Oysa hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bütün yaşanan karmaşıklığın kazananı kendi olacağı ise kalbini dinlediğinde fark eder. Kayla'ya aşık olduktan sonraki o değişimi, onun için yaptıklarını okurken acayip eğlendim, çok keyifliydi. Güldüğüm, hüzünlendiğim çok yer oldu. İlk satırından tutun son satırına kadar bir bütün olarak beğenimi fazlasıyla kazandı.
Bu türü sevenlere tavsiyemdir.
Şimdiden keyifli okumalar.

0 yorum:

Yorum Gönder