Tutku Çemberi - Paula Quinn | Kitap Yorumu


Kitap Adı: Tutku Çemberi
Özgün Adı : Lord Of Desire
Seri Sıralaması: The Risande Family Series #1
Yazar: Paula Quinn
Çeviri: Nergis Karababa
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Baskı Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 365
Kitaba Puanım: 3,5-4/5

Kapağı açıp kitabı okumaya başlarken beni orta çağın gizemli dünyasına çekip hapsedeceğini bilmiyordum. Müthiş bir zevkle okudum kitabı. Karakterlere hayran kaldım, güldüm, eğlendim... Yazarın kaleminden çok edisyondan dolayı, imla hataları eksik yazılmış kelimeler  gözüme takılmış olsada kitabı severek okuyup bitirdim. Zaten özensiz basım Epsilon kitaplarında beklediğim bir şey, hani şaşırtmıyor artık beni. Başladıkları seriye devam etmiyor oluşları şaşırtmadığı gibi, yazım hataları olması da şaşırtmıyor kısaca. Serinin üç kitaptan oluştuğunu, ilk kitabın 2014'de çıkmış olduğunu söyleyerek seriden ümidimi kestiğimi söylemem yanlış olmaz.

Kitabın konusuna harmanlanan aşk, intikam, ihanet öyle hissedilir ki okurken karakterlerle yaşıyorsunuz, bu da sevdiğim yanlardan biri. Aslında çok mu sevdim yoksa orta karar bir beğenme mi emin değilim. Hani çok sevdiğiniz bir çikolatayı yanlış bir zamanda yiyince ağızda çözümü zor bir tat bırakır ya, galiba bir önceki kötü deneyimden sonra üzerine okumak büyük hata oldu.

Yine de yazarın anlatımını sevdim, beni kendine çeken bir yanı vardı. Karakterleri de sevdim. Özellikle Brand’ın kardeşi Dante! O adamda dikkatimi çeken çok daha derin şeyler var. Zaten serinin devamı onun kitabı ama epsilon ya basmayacak ya da geciktiriyor.

Kitabımız 1604 yılında başlıyor. Leydi Bryyna’nin eve dönüş sırasında yaşadığı talihsizlik ile başlıyor. Devrilmiş bir ağaç tarafından yoluna devam edemiyor, arabası durmak zorunda kalıyor. Kızımız da temiz havanın tadını çıkarmak için arabadan iniyor ve gezinmek için ormana yöneliyor. Doğanın güzelliği onu büyülerken büyüleyici bir başka şey ile karşılaşıyor. Ormanın derinliklerinde bir gölde neşeli kahkahalar atan, yüzen adamı fark etmesiyle olduğu yerde durup onu izliyor. Sonrasında adamın aşığının da oyuna katılması ile mahrem bir ana tanıklık ediyor. Adamdan oldukça etkilenen Brynna, geceler boyu o adamın hayalini kuruyor ve günün birinde karşılaşma ümidini içinde büyütüyor.

Bir söz vardır, ne dilediğine dikkat et derler, hatta ben de bu cümleyi çok severim. Gerçekten de öyle. Brynna'nın aklından geçen dileğin, ummayacağı bir zamanda gerçekleşmek üzere kader ağlarını örecektir.

Bir sene sonra, bir komplo kurulan babasının savaşı kaybetmesiyle her şey değişir. Doğup büyüdüğü toprakları, evi bildiği kalesi elinden alınacaktır. Tabi telif edilen şey gerçekleşirse evinde kalacak, topraklarında yaşayacaktır. Savaşın bitmesiyle gelişenler sonucu barışın sürmesi için Normandiyalı savaşçı ile evlenmesi gerekir. Bu teklifi hoş karşılamaz, üstelik müstakbel damadın da evlilik fikrine karşı olduğunu öğrenir. Daha da sinirlenir. Bu barbar adamın kim olduğunu öğrenmesiyle hayatının şokunu yaşar. Bu adam, onun görüp etkilendiği göldeki adamın ta kendisidir.


Evliliğe karşı olan Lord Brand Risale, Leydi Byrrna’ı görüp, onu tanıdıktan sonra kadının güzelliği başını döndürür. Brynna'yı daha çok tanıdıkça korkusuzca dik duruşuna hayran olur ve evliliğe karış çıkmaz, kabul eder.

Brand, nişanlısı Colette’nin ihanetiyle aşka tövbe etmiş kalbinin kapılarını kaplamıştır. Bu eğlenceli, gülünce gözlerine baharı taşıyan adama Brynna aşkı öğretecek mı?

Kitaptaki eğlenceli karakterlerden biri de Normandiya Dük’ü William’dı. Adamın her olduğu sahnede yüzümde kocaman bir gülümseme oluştu. Onun varlığı hikayeye ayrı bir katkı sağladığı da ortada. Brand’a olan dostluğu ve yardımları, ikilinin atışmalarını okurken oldukça keyif aldım.

Brand, Dante ve William bile kendine hayran bıraktı. Ama bir şeyler eksik gibiydi. Böyle ne tamdı ne de çok çok eksikti. Serinin ikinci kitabını görüp giremeyeceğim hakkında bir fikrim yok. Malumunuz, Epsilon Yayınevi. Çıkmamasındansa çıkması benim için sürpriz olur.

Konusu eğlenceli, keyifli bir roman okudum, eğlendiğim beğendiğim de ortada. Historical  ve orta çağda geçen hikayeleri okumayı seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim…
O her kadının hayaliydi… Esmer, yakışıklı ve 'Tutkulu' lakabına sahip Lord Brand Risande, baştan çıkarıcılığın vücut bulmuş haliydi. 

Ama savaş alanı ve yatak odasındaki hünerinin altında çok acı bir sır vardı: kalbini mühürleyen ihanet. Herkese korku salan bu şövalye, savaşta kazandığı toprakların başına geçmek üzere yola çıktığında en heybetli düşmanıyla karşı karşıya geleceğinin farkında bile değildi.


…Fakat yalnızca bir kadının kaderiydi. Leydi Brynnafar Dumont halkını korumak için her şeyi yapmaya kararlıydı… Buna babasını yenen vahşiyi baştan çıkarmak da dahil. Soğukkanlı bir canavar beklerken, onun yüzüne bile bakmayan son derece çekici bir erkekle karşılaşacaktı. Tüm masumiyetine rağmen, mücadeleye değecek tek savaşta Lord Brand'i yenmek için tüm cazibesini kullanmak zorundaydı…
Aşk savaşında…
(Tanıtım Bülteninden)

...

Risande Family
1. Lord of Desire (Tutku Çemberi)
2. Lord of Temptation
3. Lord of Seduction

0 yorum:

Yorum Gönder