Bir Prense Aşık Oldum - Sabrina Jeffries | Kitap Yorumu

Kitap Adı: Bir Prense Aşık Oldum
Özgün Adı: To Pleasure A Prince
Seri Sıralaması: Royal Brotherhood #2
Yazar Adı: Sabrina Jeffries
Çeviri: Vedat Kaptanoğlu
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Baskı Yılı: 2008
Sayfa Sayısı: 381


Eğer ki tek bir Sabrina Jeffries kitaplarını okumuş ve kalemini beğenmişseniz, kitaplığınızda Jeffries kitapları için yer açmaya başlayacaksınız demektir. Eh, tabii şanslıysanız. Yani kitapların baskılarını bulabilirseniz demek istiyorum...

Bir Prense Aşık Oldum Kraliyet Kardeşliği serisinin ikinci kitabı. Sabrina Jeffries’in ise ülkemizde basılan ilk kitabı. Seri sıralaması genel olarak karışık şekilde çıktığı için sanırım ben alıştım. Bu şaşmaz bir kural, birinci kitaptan önce ikiyi çıkarın ki okur kafası karışık dolansın. Aslında taktik iyi taktık. Her ne kadar sevmiş olsam da İlk kitaptan bir tık daha öndedir ikincisi. Hem kurgusu daha oturmuş ve karakterler daha bilinçli ve hikaye okuru kendine daha çok çekiyor. Alex'in de hikayesi olan kitabı elbette sevdim, ama Marcus, çok daha çok sevdiğim bir karakterdir.

Marcus'cumun hiç beklemediği bir anda hayatına girecektir Bayan Regina Tremaine.  Ve bu kadın kim mıdır? Ragina beyninin hasarlı olduğunu sanan bir kadın. Bu yüzden gelen evlenme tekliflerini hiç düşünmeden reddeder. Adının da Acımasız Kadın olarak anılmasınında önünü açar. Kendine sakladığı sırrı onu içeriden yiyip bitirir. Bir yandan da normal bir hayatı olmasını ve seveceği aşık olduğu bir adamla evlenmek ister. Kitapta elbette ki haz etmediğim hatta gıcık olduğum karakter d oldu, bu kim derseniz Leydi Regina'nın erkek kardeşi! Kara listeme ekledim bile. Sadece ondan hoşlanmadım. Aslında yanlış bir şey yapmadı, ama başından beri onun hakkında kötü bir his içimde vardı. 

Kardeşinin istikbali için bir şeyler yapmak ister Regina, Louisa ile erkek kardeşinin arasını yapmak adına Ejder Vikont olarak bilinen Kont Draker ile görüşmeye gider. İki gencin görüşmelerine müsade ester yoksa bu ikilinin gizli kapaklı görüşmeler yapmaları olasıdır.



Saygın bir ünvanı olan Kont’un aslında Galler Prensi'nin piç oğlu olduğu gerçeği bir dedikodudan ibarettir. Ve Regina da bunu duymuştur. Bir tek bunu da değil, birçok dedikoduyu duymuş ama kulak asmıştır. Kont kendini sosyeteden soyutlayıp kendi mülkünde kurduğu hayatında, toplumdan uzakta yaşıyordur. Kız kardeşinin mutlu olup onu sevecek bir adamla hayatını birleştirmesini ister, ama Galler Prensi'nin yakın arkadaşı olan Leydi Regina'nın kardeşi ile değil. Prensi'n amacı genç kızla bir arada olup tek seferliğine konuşmak. Onun kendi kanından olan bir çocuk olduğunu düşünerek böyle bir plan kurar ve bundan Marcus'cumun haberi de vardır. Regina’nın aksine en başından beri Draker, her şeyin farkındadır.

 Sonra bir anlaşma yaparlar. Sosyeteye takdimi esnasında Regina kontun kardeşine refakat edecektir. Ve Kont’ta onlara eşlik edecektir.

 Birbirlerini tanımayan bu iki inatçı kişilik, kendi anlaşmalarına tutkuyu ve sevgiyi katarsa neler olur? Seyreyleyin cümbüşü.

Normalde okuduğum kitaplarda kadın karakterlere karşı hep bir tık daha düşük sevgi beslemişimdir ama is Regina’ya gelince durum değişti. Marcus'cum gibi beni de büyüsü altına aldı. Masumiyeti, sadakati, tutkusu, sevgisi öyle içten öyle gerçekçi ki Marcus'cumu gözüm kapalı bu hatuna emanet edebilirim. Ki Ejder Vikont’un bu hatunla tanışana kadar hayatın gerçekte ne olduğunu bilmediğini de söyleyebilirim. Güvenmenin ne demek olduğunu öğreniyor misal, sonra aşkı yaşıyor sonra sadakati görüyor. Daha ne ister bir adam değil mi?

Dürüstçe itiraf edebilirim ki harika bir kitaptı Bir Prense Aşık Oldum. Tarihi aşk romanlarını seviyorsanız kaçırmamanız gereken bir yolculuk. Kraliyet Kardeşliği Serisini tavsiye ederim, pişman olmazsınız ❤
Güzeller güzeli Leydi Regina Tremaine öyle çok erkeği reddetmişti ki; sonunda "Acıması Olmayan Kadın" olarak anılmaya başlamıştı.
Aslında kimseyle evlenememesinin nedeni, geçmişinde karanlık bir sır olmasıydı. Ancak Regina, erkek kardeşinin Louisa North ile flört etmesinde bir sakınca görmüyordu.Louisa'nın kötü bir şöhrete sahip
ağabeyi ne kadar karşı çıkarsa çıksın,bu ilişki yaşanmalıydı.
Marcus North ise kadınlara düşkünlüğüyle tanınan bir Prens'in gayri meşru oğluydu. Onun da kasvetli sarayına kapattığı kadınlara kötü davrandığı söyleniyordu.
Yıllarca toplum tarafından dışlanan Marcus Leydi Regina'nın kardeşiylei ilgiliteklifini kabul ederken, belki de hayatını riskini göze alıyordu.


0 yorum:

Yorum Gönder