Love 4 a Walk - Nuria Sanguino | Öneri Manhwa

Size şahane bir seri önerisi ile geldim. Yeni başlayan bir  manhwa ve inanılmaz tatlı bir hikayesi var. Çizimleri olsun karakterleri olsun çoook hoşuma gidiyor ve acayip eğleniyorum

Hayalistic sitesinde çevrilip yayınlanıyor bu seri ve okuyacağınıza pişman etmeyecek bir seri. Üstelik hayvan sever iki karakterimiz var. Şu ana kadar çevrilip yayında olan 12 bölümümüz var ve peşinen uyarmakta fayda var seri +17 yaş uyarısı da var.

Pam'in aşktan yana şansı yüzüne gülmeyen kızımızdır ve bir seçime zorladığı eski sevgilisiyle yolları sayırma sonrası köpeği Bob ile birlikte yaşar. Yaşar yaşamasına ama komutlarda uymayan köpüşümüz ise üst kat komşu ile iyi anlaşır.

Tyler'in da bir köpeği vardır ve komşusuna yardım teklifinde bulunur. Kızımız kalbini bu gizemli adama kaptırmamak için kendini epey zorlaması gerekir.

Okumanızı şiddetle önereceğim romantik komedi tatlı bir seri. Mutlaka bir şans vererek okuyun derim. 🐾

Unutulmaz Aşk - Nicholas Sparks | Kitap Yorumu

Özgün Adı : The Best Of Me
Kitap Adı : Unutulmaz Aşk
Yazar Adı : Nicholas Sparks
Çevirmeni : Demet Altınyeleklioğlu 
Sayfa Sayısı : 330
Yayınevi : Artemis Yayınları
Baskı Yılı : 2016
Kitaba Puanım : 4/5
Defalarca kere flimini izlediğim kitabın yorumuyla sizlerleyim.

Unutulmaz Aşk filmi benim için başka yerde olan bir film. Çıtayı nasıl arşa çıkardıysam kitabından daha iyi olduğu sonucuna ulaşıyorum bitişte. Film hakkında düşüncelerimi bir ara sizlerle uzun uzun paylaşırım. Biz dönelim kitaba.

Ülkenin seçkinleri arasında yer alan ve en çok saygı duyulan ailelerden birinin kızıdır Amanda. Dawson ise daha geri planda kalan fakir ailelerden birinin çocuğudur. İkilinin yolu kesişip da bütün farklılıklarına rağmen birbirlerine tutulmaları işten bile değildir. Şiddetle başlayan aşklar şiddetle son bulur tiradına yer vereceğim tutkulu bir aşk yaşar fakar farklılıkları onları sona erken taşır.

Dawson'un kötü ebeveynlerinin yanı sıra hayatına dokunup iyilik yapan biri vardır, Tuck Hostetler. Bu amca bizim oğlana yardım ediyor hatta ikilinin aşk hayatında da önemli faktördür. Yolları ayrılır aradan yıllar geçer Amanda evli ve yetişkinliğe merdiven dayayan bir çocuğu vardır, Dawson'un ise tek başına geçirdiği hayatı vardır. Tuck vefat edip ikisine aynı miras bırakınca  yeniden ikili bir araya gelir. Onların yolunu yeniden bir yapan kaderin ise farklı planları vardır.

Kitapta çok fazla detay var ve film ile birkaç farklılık da var. Filmi daha çok sevdiğim için kitabı bir tık geride tutuyorum ama kitap da kendi başına enfes.

Nicholas Sparks'ın şimdiye filmlerini izledim, en etkilendiğim filminin de kitabı olsun diye almıştım Unutulmaz Aşk kitabını. Not Defteri kitabını da bulursam onu da alacağım onu da aşırı okumak istiyorum.

Yazarın kurguları böyle kalbe dokunur olduğu için de seviyorum. Eğer kitaplarından okuma şansı bulamadıysanız mutlaka filmi izleyin, kaçırmamanız gerektiğini düşünüyorum.

Kısaca şunu da ekleyeyim,  gerçek aşkın hâlâ var olabileceğine, o büyüleyici zamana geri götürecek nostaljik havası olan bir kitaptı.

Herkes sonsuz aşkın mümkün olduğuna inanmak isterdi.
O da bir keresinde inanmıştı.
On sekizindeyken.

1984 baharında lise öğrencileri Amanda Collier ve Dawson Cole birbirlerine sırılsıklam âşık oldu. Dünyaları ayrı olsa da aşklarının büyüklüğü, Kuzey Carolina'nın küçük Oriental kasabasına baş kaldırabilirdi belki de. Ama okuldaki son senelerinin yazında öyle beklenmedik olaylar yaşandı ki, genç çiftin yolları bir daha kesişemeyecek şekilde ayrıldı.

Tam yirmi beş yıl sonra, Amanda ve Dawson, bir zamanlar aşklarının sığınağı olan, akıl hocaları Tuck Hostetler'ın cenazesinde bir araya geldi. İkisi de hayal ettiği hayatı yaşamamıştı. Ve ikisi de hayatlarını sonsuza dek değiştiren tutkulu ilk aşklarını unutamamıştı. Şimdi, Amanda ve Dawson, Tuck'ın onlar için bıraktığı izleri takip ederken, bildikleri her şeyin, Tuck hakkında, kendileri hakkında ve en büyük hayalleri hakkında her şeyin, aslında hiç de göründüğü gibi olmadığını anlayacaklardı. Üzücü hatıralarla yüzleşmek zorunda kalan iki eski âşık, yaptıkları seçimlerle ilgili inkâr edilemez gerçekler keşfedecekti. Ve tek ama unutulmaz bir hafta sonu boyunca, hem yaşayan hem de ölmüş yakınlarına şu soruyu soracaklardı: Aşk gerçekten de geçmişi yeniden yazabilir miydi?

(Tanıtım Bülteninden)

Viking Şövalye - Katy Regnery | Kitap Yorumu

Özgün Adı : Darkn Sexy Knight
Kitap Adı : Viking Şövalye
Yazar Adı : Katy Regnery
Seri Bilgisi : A Modern Fairytale #4
Çevirmeni : Belgin Selen Haktanır
Sayfa Sayısı : 352
Yayınevi : Martı Yayınları
Baskı Yılı : 2022
Kitaba Puanım : 3/5
Beklentisiz başlayınca sanırım daha bir sevebildiğimi fark ettim. Beklenti olunca ve karşılığı olmayınca hayal kırıklığı olduğundan sebep en iyisi sıfır hisle okumak gerek.

Hele ki sevdiğim birçok kitap dostumdan bu kitap için olumlu görüş almadım seveni pek yok. Peki yine de benim hikayesini sevmiş olmam? Ha tabi bayıldım diyemem ama sevmedim de demem bu kitap için.

Hayatta gerçek zafere ihtiyaç duyan ve bunu fazlasıyla hak ettiğini düşündüğüm karakterleri kitapta buldum. Bir de yazarın kitaba eklediği özel gereksinimli karakterlerin olması, hoşuma gitti. Yaşamlarında bu karakterleri seven çeşitli insanları okumak da beni mutlu etti.

Hikayeyi sevmiş olsam da ortalama buldum ben. Ana karakterlerin aralarındaki romantizm içeren birçok yönünde keyifliydi okuması ama yine de bir şeylerin daha yerine oturması gerek hissi başından sonuna bırakmıyordu.

Artie'nin davranışlarının sonuna kadar ele alınmaması eksiklikti mesela. Sandy olayında Verity'nin durum karşısındaki aşırı tepkisi, Polislerin olan biteni ele alış şeklinin  hani etik olmayışı vs vs vs Colt dingilinin adliyede Verity'ye söylediği saçma sapan sözler beni iten sevmekten alıkoyan şeyler arasındaydı.

Sadece daha fazla iyi insanın doğru şeyleri doğru anlarda yapmasını arzum içimde patladı. Neyse, bu arada serinin bu dördüncü kitabı olduğunu bu serinin ilk kitabı haricinde devamlarını sevemeyeceğim fikrini de aşılamış oldu. Tişikkirlir.
Birebir olmasa da Camelot efsanesinden ilham almış olan Viking Şövalye, hayatının en kötü gününde çaresiz bir durumda kalmış olan Verity Gwynn’le tanışan akşam yemeği tiyatrosu şövalyesi Colt Lane’in öyküsünü anlatıyor. Verity ve özel eğitime ihtiyaç duyan ağabeyi Ryan’ın birer iş bulması gerekiyordur, yoksa birbirlerinden ayrılma riskiyle karşı karşıya kalacaklardır. Gerçek hayatta beyaz atlı bir prensle uzaktan yakından alakası olmayan Colt beklenmedik bir şekilde onların yardımına koşar ve büyük bir hızla Verity’nin kalbinde sağlam bir yer edinir. Colt’un gülümsemesini engelleyen, bakışlarını yerden ayırmamasına neden olan ve onu insanlardan uzak tutan bazı karanlık sırları vardır... Ta ki onun kaba tavırlarına ve suskun hallerine aldırış etmeyen Verity’yle karşılaşana dek.  Colt onunla vakit geçirdikçe bu tatlı kızın hayatında daha çok olmasını ve onun o çok ihtiyaç duyduğu parlak zırhlı şövalye olmayı arzulamaya başlar. Geçmişini öğrendiği takdirde, Verity’yi kaybedeceğinden emindir ve güzel bir gelecek inşa edebilmek için ona geçmişiyle ilgili sırlarını anlatıp anlatamayacağından emin olmalıdır.

(Tanıtım Bülteninden)

Haziran'da Neler Yaptım?


Yine gecikmiş bir #ayınözeti ile karşınızdayım. Sıcaklardan olsa gerek bir bunalmış durumdayım a dostlar, kendime okuma listesi yapıyorum fakat yarısına gelemeden ay bitmiş oluyor. Buna da şükür diyerek yolumuza devam demi 🤭


OKUDUKLARIM;

Bu ayı dört kitap ve üç webtoon ile kapatmış bulunmaktayım. Arada derede @nesranurer1 Ağaç Kabuğu yaz darlamalarım vardı. Bu arada @tugcasirak 'ın kaleme almış olduğu epik fantastik türündeki şahane kitabı Kehanetin Şarkısı bitti, Wattpad'de okuyabilirsiniz.

Gelelim okuduğum kitaplara.
• Yabani Topraklar 5/5
• Bir Tesadüftü Aşk 3/5
• Beni Buna Zorlama 5/5
• İskoç Kaçamağı 3,5 - 4/5

Webtonlarda sıra...
• How to Get My Husband on My Side (yeni sezon geldi okumanızı şiddetle öneririm)
• Dealing With Demons (şeytanlara karşı bir ilgim var, bu seri hakkında daha sonra size dataylı paylaşım yapacağım.
• Love 4 a Walk (hayvan dostu iki yetişkinin ortak paydada buluşup birbirlerine çekilme hikayesini okuyun derim ben)


İZLEDİKLERİM;

Diziye gelirsem, ilk yayınlandığı zaman başlayıp final bekleyip öyle devam edeyim dediğim bir dizi My Demon. Dedim ya şeytanlara bir ilgim var, bu dizinin bir de webtoonu var bulun okuyun.

Sona animeyi sakladim. Tokyo Revengers ile kıyaslayan beni ne diyim, tamam çizim karakter ve duruş sahneler renkler daha daha daha iyiydi ama kocaman bir ama ile uğurluyoruz sizi canim djdjdjd şaka bir  bana sevdim ben seriyi, serinin ikinci sezonu da gelecekmiş. Ben öyle duydum.


Sezonluk işçi gibi çanya örerken bana eşlik eden şarkılarım 😍

İskoç Kaçamağı - Meghan Quinn


Özgün Adı : The Highland Fling
Kitap Adı : İskoç Kaçamağı
Yazar Adı : Meghan Quinn
Çevirmeni : İdil Arın Şahin
Sayfa Sayısı : 384
Yayınevi : Ren Kitap
Baskı Yılı : 2024
Kitaba Puanım : 4/5
Meghan Quinn eğlenceli anlatıma sahip. Bizde çıkan üç kitabı var. Favorim ise Cane Kardeşler serisinin ikincisi. Zaten o kitapta geçen röportajdaki çiftlerden biri de bu kitabın ana kahramanları.

Bu kitaba karşı beklentim vardı benim, esasen konusunda İskoç olduğundan ki ben bayaaa aşığım o taraflara dedim okumam gerek. Ay boyu yayıla yayıla okudum durdum kitabı. 🤭

Gelelim konusuna; Bonnie, Los Angeles'a taşındıktan sonra üçüncü kez yönetici asistanlığı işinden kovulur. Erkek arkadaşı tarafından terk edilen kızımız, yakın arkadaşı Dakota ile kaldıkları evden de atılmak üzererelerdir. Dakota, İskoçya'nın Corsekelly kentindeki küçük bir kasabada kahve dükkanını altı ay boyunca yönetmek için iki arkadaş arayan bir ilan görür ve başvurur. İşe alınırlar ve İskoçya'ya doğru bir yol uzanır önlerinde. Orada birlikte çalıştıkları çift ve en sonunda Bonnie'den hemen nefret eden oğulları Rowan ile tanışırlar.

Bu kitapta çok sayıda komik an vardı. Dürüst olmak gerekirse, Corsekelly halkını, kasabanın ve çevresindeki kırsalın tasvirini sevdim. Rowan'ın kendine saklamak istemediği yükleri vardı ve Bonnie çok da sessiz kalamıyor. Aralarındaki elektirik ise muazzam, tartışma ve şehvet arasında gidip geliyorlar. Bir araya geldiklerinde ikisi de bundan dolayı daha mutlu görünüyorlar, ancak işler pek de yolunda gidiyor değil. Bana göre, birbirlerini kızdırmak veya birbirlerine zarar vermek yerine birlikte daha fazla zamana ihtiyaçları vardı. Kahve dükkanını tamir etmek için çalıştıklarında, ikisinin de birlikte iyi çalıştıklarını ve bundan zevk aldıklarını hissettiğimiz o kısmı da çok sevdim, geri kalan zamanlarda sadece sık sık anlaşamıyor gibi görünüyorlardı.

Dakota ve Bonnie arasındaki anlaşmazlık beni birkaç yerde kızdırdı. Aralarındaki arkadaşlık ilişkisi normalden farklıydı ve benim imreneceğim bir dostlukları yoktu. Rowan beni çeken unsurlardan biri, bu elemanı bana yapabiliriz dostlarım yok demem asla. Tutup beni Angara'nın bağlarından koparıp İskoç dağlarına götürür. Yani, götürsün yahu.

Uzun lafın kısası her etkene rağmen okurken keyif aldığım bir kitap oldu. Yazarı okumanızı isterim, özellikle Birbirimiz İçin Yaratılmadık benim favorim olarak kalmaya devam edecek.

Hayattaki amacını arayan bir Amerikalı, çareyi İskoçya’nın bir kasabasına kaçmakta bulmuştu. Gelgelelim burada huysuz ama elinden her iş gelen bir yakışıklı bir tamirciyle tanıştığında cevaplardan çok sorularla karşı karşıya kalacaktı.

Üçüncü işinden de kovulmuş olan Bonnie St. James, yolunu tamamen kaybetmişti. Böylelikle en yakın arkadaşıyla İskoçya Dağları’nda bir “yardımcı aranıyor” ilanına denk geldiklerinde hevesle başvurmuşlardı. Kim bilir, belki de yeni bir yere gitmek bir sonraki adımının ne olduğunu bulması için tam da ihtiyacı olan şeydi.

Küçük, cennet gibi olan Corsekelly kasabasına ulaştıklarında göz kamaştırıcı Kuzey İskoçya’ya ve arkadaş canlısı kasaba halkına bayılmışlardı. Fakat kasabanın tamircisi olan kaba Rowan MacGregor, Bonnie’yi pek de sıcak karşılamayacaktı. Kendi iblisleriyle boğuşan Rowan, hiç de tuhaf Amerikalıyla uğraşacak hâlde değildi, sevimli bir küçük hanım olsa bile.

Bonnie ve Rowan’ın yolları kaçınılmaz bir şekilde kesiştiği zaman hakaretler -ve kıvılcımlar- havada uçuşmuştu. Bu çift, kendi benzerliklerini kullanarak birbirlerine yönlerini ve amaçlarını (belki de aşkı) bulmak üzere yardım edebilecek miydi yoksa tutkulu öfkeleri onları birbirinden uzaklaştıracak mıydı?

(Tanıtım Bülteninden)

Beni Buna Zorlama - Vefa Enver | Kitap Yorumu

Kitap Adı : Beni Buna Zorlama
Yazar Adı : Vefa Enver
Sayfa Sayısı : 220
Yayınevi : Önce Kitap
Baskı Yılı : 2011
Kitaba Puanım : 4/5
Romantik komedi diyince Türk yazarlardan en ilk onun adı aklıma gelir. Kitaplarının da baskısı kalmadığını hesaba katarsak, bulduğum yerde mücevher bulmuş gibi mutlu olarak kaparım. Beni Buna Zorlama eski bir kitap, wattpad de yayında oradan okudum ilk hatta ama basılı halini bulunca da deliler gibi sevindim.

Vefa Enver kalemini okuma bir başka benim için. Özellikle karakterleri ayrı özeldir. Lafını esirgemez, dilli düdük, zeki ve çekici karakterleri vardır kitaplarında. Hele de birbirine denk karakterlerin o çekişmeleri ayrı lezzet.

Bir çöpçatanlık sirketine sahip Zorlu. Erkeklere bir ilişkide nasıl davranması gerektiğini, bir kadını nasıl etkileyeceği üzerine yardım etmeyi taahhüt ediyor. Kızımız Zeynep ise başını işten kaldırmayan hayatı tamamen iş olan iş koliğin tekidir. Bu ikilinin yılları kesişir de her şey alt üst olurken kim kimi etkileyecektir?
 
Zorlu bey, kızımızı gördüğü o an etkileniyor ya, aha diyorsunuz başlıyor eğlence. Zeynep'i kazanmak tavlamak için elinden geleni yapıyor. Kızımız da fena dişli biri, öyle kolay pabuç bırakacak türden değil. 

Zeynep - Buse dostluğu insani imrendiren bir arkadaşlık ilişkisine sahipler. Buse - Kaan aşkı da böyle çekirdek çitleyerek seyirlik bir halleri var. Zorlu beyimiz ise uff ufff fnfnfnf

Beni Buna Zorlama, çok severek okuduğum, bolca gülüp bolca düşündüğüm ve de biiiiir sürü alıntı çıkardığım, mutlu son aşıklarına ve romantik komedi hastası okurların pas geçmemesi gereken bir kitap.
Vefa Enver... romantik komedinin kraliçesi, önce kitap'ım da tabii, bu kitap da daha önce hiçbir yerde okumadığınız romanı.
kitapta neler mi oluyor? 

Buse kaan'ı, Zeynep işini, zorlu ise erkeklere aşk oyununu öğretmeyi seviyor... "aşkın seni yönetmesine izin verme, sen aşkı yönet!" diyen Zorlu'yu ise asistanı Melek yönetiyor. 

Zeynep işine düşkün, Buse'nin olağanüstü güzelliği yanında kendi güzelliğinin pek de farkında olmayan bir kadın, zorlu aşkının peşinde koşmayı bilmeyenlere akıl veren bir adam.

Evet, evet... ikisi de zengin, ikisi de tanınmış ailelerden geliyor. ah tabii Buse var bir de... Zeynep'in kardeşi, yani aslında kuzeni.
karışık gibi görünüyor değil mi? 

Okuyunca çözecek, çözerken de eğleneceksiniz. Ve biliyoruz ki yeni Vefa Enver romanını da çok seveceksiniz.

(Tanıtım Bülteninden)

Bir Tesadüftü Aşk - Sophie Cousens | Kitap Yorumu

Özgün Adı : This Time Next Year
Kitap Adı : Bir Tesadüftü Aşk
Yazar Adı : Sophie Cousens
Çevirmeni : Gülfem Çırak
Sayfa Sayısı : 260
Yayınevi : Nemesis Kitap
Baskı Yılı : 2021
Kitaba Puanım : 3/5
Hayatı boyunca, uğursuz olduğuna inanır Minnie, bunun baş nedeni ise annesidir. Ve bu yüzden de yeni yıldan nefret eder. Şöyle bir durup bakınca mantıklı bir yanı yöresi yoktu teyze diye bağırmaya sebep olacak bir neden tutuşturuyor karakrerimizin anası. 😒 Sene 1990, Yeni yılın ilk günü, şak diye doğuyor bizim ki. Anası adını  “Quinn”  koymak istiyor ama ne olsun, aynı odada kalan bir diğer hasta erken doğuruyor bu kadından ve ismi şaak diye çocuğuna koyuyor. Bu da ah vah ediyor eyvah uğursuzluk modunu açıyor. 😒

Sonuç olarak, Minnie'nin ebeveynleri bu ismi kullanamayacaklarını düşündükleri için başka bir isim seçiyor ve soy isimlerine uyumlu çocuğa “Minnie” ismini koyuyor babası. (Soy isimleri Cooper)

Neyse efenim, bizim kızın anası nasıl bir ruh halindeyse kıza, doğumundan itibaren şanssız olduğunu söylüyor ve uğursuz olduğuna inandırıyor. Minnie de inandığıdan sebep mi bilinmez yılbaşı gecesi ve gününde başına talihsiz olaylar geliyor. Diyor ki anam haklııı. 🙄
Hikayenin esas kısmı ise düşmanıyla tanışmasıyla başlıyor: Adını çalan "Quinn" ile karşılaşması..


Takdir ettiğim kısım Minnie'nin sonunda annesinin karamsar dünya görüşünden kurtulması oldu, korku içinde yaşamayı bırakabildiğinde sevinçten havalara uçtum.

Quinn için de benzeri durumlar vardı, hayatını askıya alması gibi. Bazen bazı insanlar önemli bir şeyleri yapmak için "beklemek" isterler kabul bunda hak verdim. Yolun sonunda mutlu oldukları için de ben de mutlu oldum. (Çok şükür.)

Daha farklı bir hikaye bekler miydim, evet. Bu beni tatmin etti mi, yarı yarıya. Romantik komedi severim, bu kitapta o tadı almamı sağladı fakat bazı kısımlar için göz devirmedim desem yalan söylemiş olurum. Çok çok sevdim diyemem ama bayıldım da diyemem. Vaktinizi iyi geçirmenizi sağlayacak bir kitaptı okuduğum.


Bir Tesadüftü Aşk yeni yıl ışıltısıyla dolu, romantik bir hikâye; sıcak çikolata ve battaniyenin eşlik edeceği mükemmel bir arkadaş.
Josie Silver

Minnie’nin talihsizliklerinin tek sebebi, hiç tanışmadığı Quinn Hamilton adındaki bir adamdır. İkisi de otuz yıl önce aynı anda, aynı hastanede dünyaya gözlerini açmıştır ve Quinn, aslında Minnie’ye ait ismi çalmıştır. Şanssızlıkları daha doğduğu gün başlayan genç kadın için o zamandan bu yana her doğum gününün felaketlerle geçmesi hiç şaşırtıcı değildir.

Minnie bir yılbaşı partisinde her şeyin suçlusu olarak gördüğü Quinn’le karşılaşınca, ondan çok etkilenir ve talihin sonunda yüzüne güldüğünü düşünür. Farklı dünyalara ait olmalarına rağmen sık sık karşılaşmaya başlamaları, daha fazlasını istemelerine neden olur. Belki de aşka bir şans vermenin zamanı gelmiştir.

(Tanıtım Bülteninden)