Cadının Yüreği - Genevieve Gornichec | Kitap Yorumu

Özgün Adı : The Witch’s Heart
Kitap Adı : Cadının Yüreği 
Yazar Adı : Genevieve Gornichec
Çevirmeni : Ceren Gürein
Sayfa Sayısı : 336
Yayınevi : İthaki Yayınları
Baskı Yılı : 2021
Kitaba Puanım : 3/5
Mitoloji sevenler, bir toplaşın hele azıcık konuşmamız gereken kitaplar var. Benim ilgimi fazlasıyla çeken mitolojilerin başında İskandinav mitolojisi var ki off offf. Cadının Yüreği kitabında farklı bir anlatım ve hikaye ile mitolojiyi böyle harman ederek okura sunmuş yazar.

Kahramanımız Angrboda bir cadıdır. Tanrı Odin tarafından öldürülen kızımız yeniden canlanmış üsletik yalnız yaşamaya da sürgün edilmiş kendisi. Kızımızın kalbi yok bu arada, mecaz anlamda değil gerçekten yok, kalbi Loki'nin ellerinde ve geri vermek için de kızdan istekleri beklentileri vs var. *üfff mitolojide olup tanrı da olsalar erkek erkek işte*

Uzun yıllar geçiyor, günler gidiyor mevsimler değişiyor ve akıp giden zamab boyunca Loki ona geri dönüyor, aşkları çiçekler açıyor. Kızımız bu aşktan meyveler de topluyor, her biri bir diğerini aratacak sıra dışılıkta üç çocuğu oluyor.

Asgard'ın meraklı gözlerinden uzak, korunan bir ormanda hayatlarını geçiriyorlar. Sıkı durun arıza çıkıyor, orman cadısı tanrıları kendilerinden sonsuza dek uzak tutamaz elbette, bir ihanet sonrasında da ormanın üzerindeki koruma kalktığı gibi hop çocukları ellerinden alınıyor. Peki kızımız çocuklarına kavuşur ve Tanrılardan intikamını alarak  büyü gücünün enginliğine uzanabilir mi?

Ölüm, kan, şiddet, vahşet, cinayet ooo ne ararsanız var, bunları da tetikleyici unsur olarak da uyarısını da şuraya iliştireyim.

Cadının Yüreği kitabında ne aradın diye sorarsanız beklentisiz başladım. Beklediğim ya da umduğum bir şey yoktu böylece. İskandinav mitolojisi severim, o karanlık ve çarpık bir masallarının bir araya derlenmesi de hoşuma gitti. 

Yazar tanıyıp bildiğimiz hatta sevdiğimiz İskandinav figürlerinin etrafında ilgi çekici bir hikaye oluşturup temel mitler ve de karakterler hakkında kendi yorumunu okura sunuyor.

Karakterin gelişimiyle, büyüsüyle, büyü gücüyle Asgardlılara kafa tutup rekabet etmesine çatışmalara kadar uzanan serüven beni tatmin etti diyebilirim. Loki bildiğimiz Loki, ahlâkî açıdan gri doğası vs yani bildik tip işte. Yaptıkları yapacaklarının teminatı olan karakteri yine de sevmiyor muyuz yaaa ama bu kitapta seyde biraz tutuklu kalmış da olabilirim. Romantik ilişki icinde böyle kırılgan oluşu bir tık yani böyle yakalamış olabilir yani.

Yavaş ilerleyen temposu sizi konuya daha adapte olmanızı sağlıyor. Ancak kitabın son çeyreğine geldiğimizde orada kıvılcımlar çakıyor. Tüm bu yolculuk, destansı savaşlar, uzlaşmalar ve kitabın bitiminde derim bir nefes aldırıyor size. Keyifli kısa bir okumaydı, size de tavsiye ederim. Yalnız Thor, kalbim sana dargın be koçum!

"Madeline Miller'ın Ben, Kirke'sini sevenler için birebir.” –Library Journal

“Neil Gaiman’ın İskandinav Mitolojisi’ni ve Joanne M. Harris’in Loki romanlarını seven okurlar için eşsiz bir yeniden anlatım.” –Booklist

“Kadim İskandinav tanrılarının puslu diyarına uzanan benzersiz bir yolculuk. Kitabın merkezinde ise sevdiklerini korumak için çağlar boyunca fedakârlıklar yapan bir cadı duruyor.” –Margaret George

Derler ki, yaşlı bir cadı yaşarmış doğuda…

Bu cadı güneş ve ayı kovalayan kurtlar getirmiş dünyaya. Derler ki, Asgard’a gitmiş ve üç kez ateşe verilmiş, üç kez yeniden doğmuş kaçmadan önce. Derler ki, eşsizmiş büyüsü, kâbusuymuş tanrılar tanrısı Odin’in bile. Derler ki, yaralı dudakları ve sivri dili olan bir adamı sevmiş, Loki derlermiş adına. Derler ki, doğurduğu çocuklar tanrıların alacakaranlığını, Ragnarök’ü getirmiş. Ve yine derler ki, kendisi direnmiş Ragnarök’ün alevlerine sonuna kadar, kalbi dışında her şey bir kez daha küle dönene kadar. Ancak kimisi onun hâlâ yaşadığını söyler.

İnsanlar ölür, tanrılar ölür ama o yaşamaya devam eder…

Cadının Yüreği’nde Genevieve Gornichec, İskandinav mitolojisinin göz ardı edilen ancak kıyametin gelmesinde doğrudan rol oynayan buz devi cadı Angrboda’nın hikâyesini anlatıyor. Loki’nin Asgard tanrılarından gizlediği eşi; Fenrir, Hel ve Jormungundr’un annesi; Odin’in alt edemediği rakibi Angrboda, bu kibirli tanrılar dünyasında kendi destanını yazma fırsatına ilk kez kavuşuyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Ejder Gizemi - Sophie Jordan | Kitap Yorumu


Özgün Adı : Vanish
Kitap Adı : Ejder Gizemi
Yazar Adı : Sophie Jordan
Seri Bilgisi : Firelight #2
Çevirmeni : Dilan Toplu
Sayfa Sayısı : 280
Yayınevi : PegasusYayınları
Baskı Yılı : 2014
Kitaba Puanım : 4/5
Araya alarak hızlı bir okuma sonrası ilkine kıyasla daha bir sevdim kitabı. Ejderhalar beni hep çekmiştir ve bu kitapla seriye daha da ısındım.

Jacinda geriye dönerken kazanması gereken bir güven olur. Yeniden güvenilir olduğunu kanıtlamak da zorundadır. Ancak kalbini ve kalbinin sahibi olan Will'i geride bıraktıktan sonra hayatına nasıl normal şekilde devam edebilir ki? Will ile bulduğu aşkı unutup normaline günlük hayatına dönmesi kolay olabilecek midir? Aşıkların önüne uzanan çetin bir sınav ve aşklarının üstesinden gelmesi gereken çokça şey vardır.

Sophie Jordan kalemini okuması başka bir keyif olduğunu söyleyeyim dostlarım. Tarihi aşk olsun fantastik olsun kadın esaslı yazıyor.

Ejder Gizemi, Ejder Ateşi'nin kaldığı yerden devam ediyor. Bundan sebep seriyi sıralı şekilde okunması gerekir. Birinci kitabın sonu ile ikinci kitabın başlangıcı arasında hiçbir şeyi kaçırdığınız hissine kapılmıyorsunuz. Bu kitapta ilkine nazaran çok daha fazla aksiyon vardı. Hızlı temposu dopdolu aksiyonu ile çarçabuk kitabı bitiriyorsunuz ki zaten kısacık bir kitap.
İlk kitaptan bildiğimiz karakterlere ikinci kitapta daha fazla yer verilmişti. Tamra ve Jacinda'nın ilişkisinin düzelme evrelerini okumak güzeldi. Tamra da dikkatimi çeken bir karakter. Bir diğer karakter de Cassian. İlk kitapta ondan pek haz etmemiştim gerçi görünürde pek yoktu ama olsundu. Şimdiyse daha bir görünür ve şey ilgi çekici 😏 (bu arada eleman ikinci erkek konumunda vibe var hatta dümdüz öyle onun için seri üzülüyoruz)

Neyse efenim hikaye daha ilgi çeken hale büründü ve okuması keyifliydi.
Genel olarak, ikinci kitaptan keyif aldım. İyi bir devamı olduğunu düşünüyorum. Jacinda davranışları ve Will ile Cassian arasında sürekli gidip gelmesiyle beni biraz sinir etse de hareketlilik kazandı hikaye. Yazarın yazım tarzını ve hikayeyi  sevdim, serinin son kitabını da okuyarak karakterlere veda edeceğim ama hemen okur muyum bilmem. Eh tabi ara verdiğim diğer kitapları bitirmem gerek.

Ejderhalar konusunu sevenler fantastik kitaplara giriş olarak bu seriyi tercih edebilirler.
Jacinda sevdiği erkeğin hayatını kurtarmak için inanılmaz bir şey yapmış, türünün en büyük sırrını ortaya çıkarmıştır. Şimdi Will'i bir daha asla göremeyebileceğini bilerek sürüsünün yanına dönmelidir. Daha da kötüsü Will'in zihni sise maruz kalmış, anıları silinmiştir. Jacinda'nın neden gitmek zorunda kaldığını bilmemektedir.

Kasabaya dönen Jacinda düşmanca tavırlarla karşılanır. Kendisi ve ailesinin iyiliği için sadakatini kanıtlaması gereken genç kızın yanında duranların arasında, onu hep istemiş olan, bir sonraki lider Cassian ile Jacinda'nın yeni güçlere kavuşan kız kardeşi Tamra da vardır. Jacinda, Will'i unutmalı ve hayatına devam etmelidir. Ama yine de içten içe bir araya geleceklerini ummaktadır. Jacinda kalbinin sesini dinleyip aşk uğruna her şeyi riske atabilecek midir?

"Heyecan verici mücadeleler, gerilimli firarlar, inanılmaz bir yakışıklı ve talihsiz âşıklarıyla Ejder Gizemi hayal gücünüzü zorluyor.
- Kirkus Reviews

"Yasak aşk, gençlik acıları, inanılmaz güçler, efsanevi yaratıklar, ateşli ejderlerle olduğu kadar ateşli gençlerle de dolu. Heyecan verici hikâyesiyle sürükleyici."
- Voya

"Jordan'ın doğaüstü, talihsiz âşıklar temasına yaptığı bu büyüleyici katkı, gerilim ve romantizmi bir araya getiriyor."
- Booklist
(Tanıtım Bülteninden)

Ağustos'ta Neler Yaptım?

Hareketli bir Ağustos ayını geride bırakan Nuriyat'ınız geldi. 🎉 Malumunuz, gardaşım evlendi. Bu hengamede kosturmada gezmede elbise ne giycezzz eyvah saç o bu derken istediğim şekilde bir okuma gerçekleştiremedim. Çok fazla kitap okuma şansım olmadı.

Vur paylaşın çal oynasın hoplayarak zıplayarak getirdiğim,  şahane geçen bir serüveni geride bıraktık. Büyümek böyleymiş yavaştan çoğalıyoruz bakalım. 🧿

Teyzelik vazifemi de yerine getirdim aaa ona istinaden kitap okuyan bir figür ekledim kapağa ama biz full monopoli oynadık. Kuzenimin oğlu için ablateyzesi olarak acayip de eğlendik. *yine fotoğrafımız yok, çektirmeyi yine unuttuk*

OKUDUKLARIM;

Bu ay keyifli aralıklar soluklar nefes olarak okuduğum üç kitap, gece bölümlere bakıp neymiş diye baktığım iki webtoon okudum.

• Küçük Yalanlar Yüksek Topuklar 3/5
• Ejder Ateşi 3/5
• Evlilik Anlaşması 4/5

Ayın açık ara favori kitabım, Evlilik Anlaşması oldu, çoook eğlendim baya güzeldi benimde karşıma böyle eleman gelse direkt basarım nikahı. Nikah demişken masaya da oturduk iyi mi? Şahit de oldum sırada gelin olma da tabi önce koca bulmam gerek. 🤭 Okuduğum kitaplardaki kadin kahramanlardan fena ipuçları topladım zengin muhitte gezcem ben ilk adım olarak. Bak teyzem, hep sen mürüvetimi (bu kelime böyle mi yazılıyordu yahu?) gör diye bunlar.

Webtoonlar için yeni bir gönderide içerikten bahsedeceğim.
Ve şey 👉🏻👈🏻 Tan 🤤 bu adama olan sevdamız sevdamız, konserine de gittik kıyıya köşeye ekleyeyim fnfjfjfj

Hadi gittim ben 😘

Evlilik Anlaşması - Suzanne Wright | Kitap Yorumu

Özgün Adı : The Favor
Kitap Adı : Evlilik Anlaşması
Yazar Adı : Suzanne Wright
Çevirmeni : Gamze Belge
Sayfa Sayısı : 480
Yayınevi : Ren Kitap
Baskı Yılı : 2020
Kitaba Puanım : 4/5
Bir okur için sevdiği klişelerde kitap okuması bildik sularda güvenle yüzmesi gibi değil midir? Benim için öyle, kulaç attığım dünyada kendini rahatlıkla kaptırmayı seviyorum. En sevdiğim klişe ise iki başka karakterde olup bir araya gelince başta aykırı duran ama sonrasında yapboz misali birbirini tamamlayan karakterlerin anlaşmalı ilişki içinde olmalarıdır. Bayılırım bu konuya ve Evlilik Anlaşması beni bu duruma doyurdu diyebilirim.

Globale açılan bir şirketin başarılı CEO'su olan Dane Davenport'un yanında son dört yıldır asistan olarak çalışır Vienna Stratton. Patronunun acımasız ve zorlu olduğunu bilir. Çalıştığı bu sürede adamın yoğunluğuna ayak uydurmuştur fakat bir gün karşısına çıkıp da karısı olmasını istemesiyle ufak çapta şaşırır. Tabi Dane burada gerçek bir evlilikten bahsetmez, sahte bir evlilik içinde olup bu evlilik sonucunda ona gelecek olumlu çıkarımlara kazan kazan durumuna geçecektir. Vienna ona yok diyemez, bir sebepten ötürü ona borçludur ve kabul eder. Kabul etmesine eder de herkese yalan söylemek zorunda kalmasından dolayı pek hoşlanmıyordur. Sonrasında ise birbirlerine karşı hissettikleri çekimi kabul etmeleri, aileleri de birbirlerine aşık olduklarına ikna etmeliler. Pek kolay, değil mi? 🤭
Dane için söylemem gereken fazlaca kelimeler var ama kısa keserek çok ilgi çekici bir karakter olduğunu söyleyeceğim. Her zaman istediğini elde eden beyimiz asla duygularını gösteren biri değil. Çok sahiplenici, çok zeki ve çok başarılı  insanlara açılmayan ve şey 👉🏻👈🏻 yakışıklı bir bey, öhhöm neyse.

Vienna benim okumaktan keyif aldığım bir kadın karakter. Katlandığı her duruma karşı dimdik durup son derece güçlüydü. Gerektiği yerde sivri dilliydi. Onun nazik ruhunu ise sevince Dane fark edebildi. Ben ikisinin yolculuklarını çok sevdim.

Hikâyemizde hoşnutsuz kayınvalideler var, arıza çıkaracak ara bozucu karakterler var, baba ilişkisi geçmiş sorunlar var, aşkı tutkuyu bulunca peşinden giden yanlış anlamalarla kopma durumuna gelen ama sonrasında toparlanan ana kahramanlarımızın tatlı hikayesi var... Eee daha nolsun ama değil mi?
“Bir gün istediğin gibi sadık bir eşe sahip olacağına şüphe yok. Ama şimdilik, burada benimle birliktesin; yüzüğümü takıyorsun, benim evimde yaşıyorsun, benim soyadımı kullanıyorsun.”

“Hazır olduğumda gitmene izin vereceğim.”

Vienna Stratton suçlanacak tek kişinin kendisi olduğunu biliyordu. Yardımına ne kadar ihtiyacınız olursa olsun, Dane Davenport gibi bir adama borçlanmazdınız. Kişisel asistanı olarak, dünya çapında başarılı CEO'nun acımasız ve affetmeyen biri olduğunun farkındaydı.

Elbette, on iki ay boyunca karısı olmasını isteyeceğini bilseydi, yardımını kabul etmekte tereddüt ederdi; çünkü Dane'den öğrendiği şey, şeytanın çirkin ve korkutucu olmadığıydı. Şeytan, baştan çıkarıcı ve büyüleyiciydi. Ayartıcı fısıltılarla mırıldanıyor, günaha davet ediyordu. Sahip olduğunuz her ihtiyacı ve fanteziyi uyandırabilirdi.

Onu sevmenizi bile sağlayabilirdi.

(Tanıtım Bülteninden)

Ejder Ateşi - Sophie Jordan | Kitap Yorumu


Özgün Adı : Firelight 
Kitap Adı : Ejder Ateşi
Yazar Adı : Sophie Jordan
Seri Bilgisi : Firelight #1
Çevirmeni : Zeynep Heyzen Ateş
Sayfa Sayısı : 320
Yayınevi : Pegasus Yayınları
Baskı Yılı : 2013
Kitaba Puanım : 3/5
Yanlış zamanda ya da yaşta okunan kitaplar beni çok üzüyor. Mesela 20lerin başında olsaydım, 10lu yasların sonunda muhtemelen çok seveceğim bir seriye başlamış olurdum. Şimdiyse fantastik türünde epey yol kat ettiğimi düşünürsem bu kitap için bu türe hele de ejderhalı kitaplar için başlangıç olabilecek bir kitap derim.

Jacinda bir draki, bir zamanlar dünyada dolaşan antik ejderha sürülerinin soyundan geliyor. Onun türünün artık nesli tükenmekte olan bir türdür. Çünkü modern avcılar değerli derileri için onlardan yakalayarak öldürüyor. En belirgin özelliklerinden biri de insan dünyasına uyum sağlamak için insan formuna dönüşebilmeleri. Ancak es kaza birinin kendilerini bu şekilde gizleyebileceklerini öğrenirlerse, bu başlarına alacakları sorun olurken ırklarının sonu anlamına da gelir. Bundan sebep ellerinden gelen en iyi şey bir arada kalarak mümkün mertebe izole bir şekilde gizli yaşamaları.
Kulağa merak uyandırıcı geliyor değil mi? Öyledir de kendisi, seri tamamlanmış olup eski bir seri. Pegasus da çıkmış, ben de geçen sene denk gelince indirimde almıştım ve yeni okuma fırsatım oldu. Rafta gözüme ilişince bir bakayım dedim.

Büyülü dünyadan zaman zaman sıyrılıp lise gençlik aşk hikayesine dönüşmesi beklentim olmadığı için bir hüsrana uğratmadı ama beklentim olsaydı ne oluyoruz da derdim mesela.

Kısa bir anlatımla; Jacinda ve arkadaşı Azure, ışıltılı, yanardöner ejderhalara dönüşerek göllerin ve dağların üzerinden uçmak için gizlice uzaklaştıklarında başlarına ne geldi dersiniz? Merak eden seriyi edinip okuyabilir. Devam kitaplarını da okuyup sizlerle paylaşacağım.
Jacinda bir drakidir… Ejderha soyundan gelen ve en büyük savunma gücü insana dönüşmek olan bir ırka mensuptur. Küçük yaştan itibaren özel yeteneğiyle göze çarptığını ve her hareketinin izlendiğini bilse de, özgürlük onun için her şeyden önemlidir. Halkının en kutsal kuralını çiğneyince hayatı tehlikeye girer ama Will isimli yakışıklı bir yabancı sayesinde kurtulur… Fakat bu yabancı onun türünden olanları avlamaktadır.Ailesiyle insanların arasına kaçan Jacinda çevresine uyum sağlamaya çalışır. Tek tutunabileceği dal, içindeki drakiyi canlandıran Will’dir. Karşı konulamaz bir şekilde ona kapılsa da Jacinda, onun avcı olduğunu bilmektedir. Ondan uzak durması gerekmektedir ama içindeki draki yavaş yavaş öldüğü için en tehlikeli düşmanıyla yakınlaşmayı bile göze almıştır. Efsanevi güçler ve nefes kesici bir romantizm, tüm beklentileri aşan ve sevgisi kadim bir uçuruma köprü ören bir kızın öyküsünde can buluyor.

“Muhteşem ve ustaca yazılmış! O kadar büyüleyici bir dünya ki hiç terk etmek istemeyeceksiniz!”

- Kerrelyn Sparks

“Jordan heyecan dolu, doğaüstü bir yasak aşk ve tutkuyu anlatıyor. Jacinda tıpkı hikâyesi gibi güçlü ve yürekli. Okurlar bu nefes kesici romanı bir solukta okuyacak. Muhteşem bir serinin başlangıcı olan Ejder Ateşi’ni kaçırmayın.”

- Romantic Times

(Tanıtım Bülteninden)

Küçük Yalanlar Yüksek Topuklar - Jane Graves | Kitap Yorumu

Özgün Adı : Hot Wheels and High Heels
Kitap Adı : Küçük Yalanlar Yüksek Topuklar
Yazar Adı : Jane Graves
Seri Bilgisi : Playboys #1
Çevirmeni : Gamze Tokgöz
Sayfa Sayısı : 315
Yayınevi : Nemesis Kitap
Baskı Yılı : 2012
Kitaba Puanım : 3 - 3,5/5
Zengin bir kocanız olduğunu, kocanızın sizi gönderdiği tatilden döndüğünüzde karşılaşmayı umduğunuz en alakasız durum ne olur dersiniz?

Kızımız Darcy evinde tanımadığı insanları bulunca şaşırır ama esas şaşırdığı şey bu değildir; kocası evi başka bir ailese satmış kartları iptal etmiş, telefonlara çıkmayarak sırra kadem basmıştır. Şöyle bir gerçek de vardır ki Darcy annesiyle hiç iyi geçinemez ama onlara da muhtaç kalır. Karavam parkına taşınmak durumunda kalan kahramanımızı bekleyenler bunlarla da sınırlı değildir.

Kırk yaşında olan ve bununla gurur duymayan karakterimiz hayatındaki yapmak zorunda olduğu yeni başlangıcında öğreneceği çok sey vardır. Öncelikle gerçek kişiliğini ve tam potansiyelini keşfetmesi gerekir. Buna yardımcı olacak kişi de yeni patronudur.

Bir haciz şirketinde çalışan Darcy mavi yakalı patronu John ile yıldızı pek barışmaz, ancak John ona zengin olmanın ille de çok paraya sahip olmak anlamına gelmediğini pek güzel öğretir. 
Tabi ki Darcy için kolay olmayacak, hatta hemen de olmayacaktır ama sonunda olur, raconu budur. Bu sinir bozucu adamla çekişmek ve şakalaşmak zamanla güzel olacaktır.

Jane Graves benim okumayı sevdiğim yazarlardan biridir. Bir diğer kitabını defalarca kere okumuş ve çok sevmiştim ki hâlâ da en sevdiğim kitaplardan başı çeker Abartılı Yalanlar Aceleci Duvaklar, benim favorimdir. Küçük Yalanlar Yüksek Topuklar da o kadar seveceğimi düşündüğüm ama okumaya da kıyamadığım bir kitaptı. Onca senenin ardından ve baskısını zorla bulmama rağmen yenice okudum. Sevdim ama çoook sevdim diyemem ama sevdim. Keyifli bir okuma sürecini yoğun koşuşturmaca arasında okuyup da yorumunu anca paylaşıyorum. Baskısını bulursanız her iki kitabı da okuyun derim ben.
Dikkat dikkat!!! Bu kitap, büyük hayallerle evlendiği yaşlı ve zengin kocası tarafından terk edilmiş, beş parasız bir şekilde ortada bırakılmış bir kadının ağır dramını içermektedir. O para ve lüks dolu günlerinden geriye sadece çok sevdiği son model arabası kalmıştır. Ancak onun da benzine ihtiyacı vardır. Bir gün başka bir adam çıkar gelir. Borcu tam olarak ödenmedi diye o arabaya el koyar. Artık elinde hiçbir şeyi kalmamıştır kadının. Tam bu noktada bir karar vermesi gerekir. Küllerinden yeniden doğacaktır elbette. Ancak bunu yaparken kullanacağı yol biraz çetrefillidir. Tabii bir o kadar da eğlenceli. Ve heyecanlı. Ve aşk dolu, biraz da şans.

(Tanıtım Bülteninden)

Temmuz'da Neler Yaptım?

Keyifle bir şeyler anlatamayacağım bu ay. Malumunuz Temmuz ayını yasaklamalar kısıtlamalar ile geçiyor. Ne illet ne musibet ne huzursuz bir aydı Temmuz. Az cinnetler geçirtmedi topluca, gerçi ayın ne suçu var insanlar değil miydi sorun?

Efenim kapanış da böyle, bir şey izleyemedim. Malum kitap yazdığım yayınladığım uygulama kapandığı için sesimizi duyurmaya çalışırken bir şey izleyecek mod bulamadım. Ama kitap okudum o ayrı. 
Beş kitap okudum her birinde de aşırı keyif aldım baya sevdim, bu yönden verimliydi. İki de devamını okuduğum webtoon serim vardı.

• Viking Şövalye 3/5
• Unutulmaz Aşk 4/5
• Yıldızlarda Saklı 4/5
• Yüksek Uçuş 4/5
• Onsra Kam 4/5


Ay boyu dinlendiğim şarkıyla da veda ediyorum. Hadi gittim ben, öptüm ki!