Tüy Gibi Hafif - Erkan Sarıyıldız || Kitap Yorumu







Bugüne kadar kendini geliştirmek için onlarca kitap okudun, yöntemler denedin, bilenlere sordun. Amacın yaşamın sırrına ulaşmak, daha keyifli ve mutlu olmaktı. Ama okudukça, denedikçe, sordukça kafan daha çok karıştı. 

Ben de senin geçtiğin yollardan geçtim, aynı süreçleri yaşadım, aynı kafa karışıklıkları arasında bunaldım. En sonunda herkesin söyleyip yazdıklarının ötesinde, daha güzel bir yaşama ulaşmanın yolunun şu iki sözden geçtiğini öğrendim:

"Bırakmayı öğrenmek ve kabul etmek."

Senelerdir yaşadığın olaylardan sana kalanları biriktirip, senden neleri götürdüklerinin farkında olmadan sırtında taşıyorsun cancağızım. Pişmanlıklar, korkular, affedilmemişlikler, ötelenmişliklerin sis perdesi arasında yolunu bulmaya çalışıyorsun.

Biliyorum herkes sana kendine eklediklerinle yüceleceğini öğretti. Ben ise bu ezberi bozuyorum. "Yücelmenin yolu hafiflemekten, bırakmayı öğrenmekten geçiyor."

Ne kadar çok yükünden kurtulursan, o kadar kolay yükselecek ve ulaştığın her yeni düzeyde yaşamının ne kadar kolaylaştığını göreceksin.

Sana balonundaki safraları atman için kolayca uygulayacağın yöntemleri ve senelerin bana kattığı tecrübelerden damıttığım önerilerimi yazdım dostum.

Hayatındaki yükleri atmaya ve balonunu en yükseklerdeki cennetine doğru uçurmaya hazır mısın? 
(Tanıtım Bülteninden)





Bir kitap daha okundu ve bitti! #DestekYayınları'ndan çıkan kişisel gelişim kitabı #TüyGibiHafif okundu ve bitti.


Daha önceleri kişisel gelişim kitaplarını gördüğünce “Öcü” sanıp ardına bakmadan toz olan ben bu kitabı çarçabuk okuyup bitirdim. Aslında çok önceden yapmalıydım ya bu yorumu, neyse.

Kişisel gelişim kitaplarına hep bir “ön yargı” ile yaklaşmıştım. En kötü ihtimal benim düşündüklerimi destekler, doğru olanı yaptığımı anlarım diye tahmin etmişimdir; hani bir şey katmaz diyerekten. Nitekim aynı tablonun benzeriyle karşılaştım.

Ön yargımın sebebi, bir insanın diğerine akıl vererek bunu şöyle yap demesidir. Oldum olası bu tarz sohbetlerden hoşlanmaz, konuşulmaya başlarken surat asıp kendi dünyama kapanırım. Yani tek sebep buydu.

Ama bu kitapta düşüncelerimin desteklendiğini görmek hoşuma gitti. Kısa zamanda okuyup bitirmemin tek sebebidir bu. Katkısı yokla var arasında olsada kendi doğrularıma artı değer kattığından bu kitabı gözüm kapalı önere bilirim. Burnu havada kendini beğenmiş bir insan -her ne kadar dışarıdan öyle görünsem de!- değilim, kendi doğrularım ve sınırlarım vardır. Ak ve karadan başka doğru kabul etmem mesela. 

Kitapta bir cümle vardı. Yazar “Herkesten önce kendini sevmelisin.” diyordu. Ben kendimi herkesten çok seviyorum ama bu bencil olmaktan ziyade benci olmakla alakalıdır.


Özetle kitapta kendimi buldum. Doğrularımın desteğini bulup yanlarına bolca artı attım. Bence herkes okuyup kendi doğrularının yanına artı atın 







0 yorum:

Yorum Gönder