Aşka Adanmış Bir Gün - Pamela Clare || Kitap Yorumu

Yazar : Pamela Clare
Kitap Adı : Aşka Adanmış Bir Gün
Orijinal Adı: Defiant
Yayınevi: Koridor Yayıncılık
Çeviren: Gizem Tezyürek
Sayfa Sayısı: 521
Baskı Yılı: 2013
Kitaba puanım: 5
Seri Sıralaması: MacKinnon’s Rangers #3  

Tutku bir kez alev aldı mı onu söndürmek ya da varlığını inkar etmek zordur. 

Connor MacKinnon, komutanı Lord William Wentworth'ten öyle nefret etmektedir ki Wentworth'ün yeğenini bir Şavni'nin esaretinden kurtarmakla görevlendirildiğinde kızın da tıpkı dayısı gibi aşağılık biri olduğunu düşünür. Ancak karşısında gördüğü kadın cesur ve güzel fakat çevresi tehlikelerle sarılıdır. Sarah'yı kurtarmanın tek yolu ise onu kaçıran ve üzerinde kötü emelleri olan hain savaşçının ellerinden onu bir şekilde geri almaktır.

Londra'da yasaklarla büyüyen ve kendini bir anda bir trajedinin ortasında bulan Leydi Sarah sınırdaki zorlu koşullara karşı hazırlıksız yakalanmıştır ya da belki de hazırlıksız yakalandığı, Connor için hissettiği duygulardır. Ormanı geride bıraktıklarında asıl korunmaya ihtiyacı olan kişinin Connor olduğu anlaşılır. Dayısı Lord William, Connor'ın onu kurtarmak için yaptıklarını bilse hiç düşünmez onu öldürürdü.

Ne var ki tutku bir kez alev aldı mı onu söndürmek ya da varlığını inkar etmek zordur. Aşkın izlerinin savaştaki en kötü yaradan daha derin olduğunu gören Connor'ın Sarah'yı kendi yanına çekmek için krallığa karşı gelmesi gerekecektir.
(Tanıtım Bülteninden)


Bir serinin daha sonuna gelebilmeyi başarmışken içim dışım tuhaf. Böyle duygusal, ağlamalı bulutlar tepemden geçerken en bir beğendiğim seri olarak bu üçlemeyi atıyorum! Uzun süre aklımda olmasına rağmen okuyup bitirmek şimdiye kısmetmiş :) Seride üç kardeşin hayatı işlenmişti. İlk kitapta Iain, ikinci de Morgan’ı okuduk ve en sona küçük kardeş Connor kalıyor. Morgan’ın kitabı pek beni kendine bağlayamadı, Iain kadar sevememiştim ve Connor’dan beklentim çok büyüktü. Beklentimi karşıladı mı? Yani evet, bayağı sevdim ama yine de Connor aralarından pek farklı değildi. 

Connor, seri boyunca sinir olup kriz geçirmemizi sağlayan Alman beyi William’ın yeğenini kurtarmak için görevlendiriliyor. Karıştığı bir skandal sonrası sürülen Sarah dayısının yanına gelecekken kaçırılır. Sarah’ı Kızılderililerin elinden kurtarmayı başarırken istemediği bazı şeyleri de yapmak zorunda kalıyor. Sarah, Joseph ve kendi iyiliği için onunla evlenip, bir şahidin gözetiminde evliliği tamamlaması gerekiyor. 

Kızılderililerin elinden sağ salim kurtulan üçlü Elizabeht Kalesine doğru yola koyuluyor. Sarah’ı, William’ın yanına tek parça halinde götürmek için Connor ve Joseph kadını koruyarak yola koyuluyorlar. Yol boyu Sarah’ın çekingen davranışları Connor’ın gözünden kaçmazken, sebebinin tahmininden farklı olduğunu geç anlıyor. Aradaki çekim çok güçlü hale gelirken birbirlerine kapılmadan edemiyorlar.
Zorlu geçen yolculuk sonunda Connor, Sarah’ın hayatından çıkması gerektiği için ondan uzaklaşıyor ve Sarah bu durum karşısında kendini üzülmekten alamıyor. Zaman geçip giderken hamile olduğunu fark etmesiyle işler değişiyor. Durumu fark edip öfkelenen William, Connor’ın yaptığı fedakarlığı gözardı ederek ağır bir şekilde cezalandırıyor. Bin kırbaç cezasına çaptırılıp kodese tıkıyor.

Kitabın o kısmını okurken bana sinir krizleri geçirten William, kitabın sonlarına doğru öyle bir şey yapıyor ki gözyaşlarımı tutamadım. Seri boyu sinir edip hayati noktalara doğru adımlar atarak jest yapan William’ın artık bir kalbinin olduğuna eminim. Büyük bir fedakarlık ederek kendini ateşe atıp, Sarah ve Connor’u kurtarmasıyla hayranlığımı kazandı.
Zatenn sonraki kısım da mutlu son. Tatlı oğulları William ile MacKinnon çiftliğinde yaşamalarını okuyoruz.

Ben kitabın tamamını anlatmadan yorumumu bitireyim. Her zaman sonlar hüzünlü olur evet ama en güzeli de o olur. Seride gördüğümüz kahramanların hayatlarını merak etmiyor değilim. Umuyorum ki onlarında kitaplarını okuyabiliriz.
Ben kitabı çok beğendim, şiddetle tavsiyemdir. Alın okuyun, ve hayran olun.


2 yorum:

  1. Elimde olmasına rağmen yazarın okumadığım tek kitabı. Daha doğrusu araya başka kitaplar girdiği için 60-70 sayfa kadar okuyup sonra bıraktım. Ama yazarın kalemi gerçekten hayranlık uyandırıcı.

    YanıtlaSil
  2. İlk kitap kadar etkilememişti beni ama yine de çok sevmiştim. Bence şans verin, elinizde iken okuyun :))

    YanıtlaSil