Hiç Hesapta Yoktun Sen - Nazmiye Sümer || Kitap Yorumu




Yazar: Nazmiye Sümer
Yayınevi: Mendirek Yayınları
Sayfa:568
Yıl: 2015
 

Kendime yediremiyordum. Benimle evlenmek istediğini annesinin aracılığıyla ileten bu adam; kendini şimdi bana farklı bir kişi olarak tanıtıyordu.İntikam almam artık kaçınılmazdı.
"Evli misin?" diye sorduğumda şaşırdı. "Hayır," dedi. 
Soğukkanlılığımı korumaya çalışarak devam ettim.
"Peki, nişanlı olabilir misin ya da bir kız arkadaşın var mı?" 
derken göz ucuyla ellerine baktım. Bunu bilinçli yapıyordum.Sorduğum sorular onu şüphelendirmiş olmalıydı ki, bana tereddütle bakarken yine, "Hayır," dedi.
"Güzel!" dedim neşeyle. "Beni kaçırsana!" 
Karadenizin hırçın dalgaları arasında hayat bulan, büyüleyici bir aşk hikayesi

(Tanıtım Bülteninden)




Yolum Aşka Düştü - Meral Kır || Kitap Tanıtımı




Herkese Merhaba.
Bu sefer sizlere güzel bir haber ile geldim.
Aranızda Meral Kız okuyanınız var mı? Eğer yoksa okumanızı tavsiye ederim!
aylardan Aşk diyerek gönülleri fetheden yazar, Aşkı Seçtim dedikten sonra yoluna yolum aşka Düştü ile devam etmekte ve sıkı durun! Kapağımız görücüye çıktı! :)
Yolum Aşka Düştü Aspendos farkıyla Haziran'da bizlerle!
Hazırsanız kitabımızın kapağı ve tanıtım yazısı sizlerle...



Bir daha dünyaya gelirse âşık olacağı adamı insan ırkından seçmeye karar veren şaşkın akademisyen Sena Tekin ve önce Sena’yı öpüp sonra, "Pardon, ben senin ağabeyin sayılırım." diyen Ahmet Sancaktar’dan soluksuz okuyacağınız bir roman… 

AŞK, ZOR OYUNLARI SEVERDİ. AMA BU BİR OYUN DEĞİLDİ; BU, TUTKUYA YENİK DÜŞENLER İLE YOLU AŞKA DÜŞENLERİN SAVAŞIYDI. 

Severek yaptığı bir işe, harika bir nişanlıya ve güzel dostlara sahip olan Sena’nın tüm hayatı televizyonda izlediği bir haberle alt üst olur. Özenle kurduğu dünyası yavaş yavaş yıkılırken, hayatını geri alacağına dair tüm umutlarını kaybetmenin eşiğine gelir. Ancak Sena’yı asıl korkutansa, yıllardır âşık olduğu Ahmet Sancaktar’ın onu korumak için her şeyi göze almasıdır.
Çünkü artık genç kızın hem hayatı hem de kalbi tehlikededir…
Ünlü ve zengin Sancaktar Ailesi’nin hırçın, asabi ve ukala olarak tanınan üyesi Ahmet Sancaktar’ın sevdikleri için yapamayacağı şey yoktur. Ancak girdiği amansız kovalamacanın içinde Sena’yı korumak için yaptıkları kendisini bile şaşırtırken, Ahmet’i asıl korkutan şey ise ayağına dolanan aşktır. Karanlıktaki düşmanla savaşmak mı, yoksa aşka karşı gelmek mi daha zordu?
Yaşayıp görmekten başka şansı yoktu… 





15 Mayıs 1979 senesinde, - annesinin tabiriyle- kirazlar henüz çiçek açmamışken Trabzon’da doğan Meral Kır, beş çocuklu bir ailenin ortanca çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlarda ailesi ile birlikte İstanbul’a taşınan yazar, eğitim hayatına İstanbul’da devam etmiş, evli ve bir erkek çocuk annesidir. Rakamlarla arası iyi olan Meral Kır, on beş senedir aynı şirket bünyesinde muhasebe işleri ile ilgilenmektedir.
....

Rakamlarla arasının iyi olmasının yanında, kelimelerle aşk yaşadığını dile getiren yazar, bu aşkını ilk kitabı olan Aylardan Aşk’ta okuyucularla paylaşmak üzere yolculuğuna başlamış ve 2014 Haziran’ında ilk kitabını çıkarmıştır. Aylardan Aşk isimli eseri tüm okurlar tarafından çok beğenilince, hemen ardından ikinci kitabı Aşkı Seçtim’i de piyasa sürmüştür. Şimdi ise bu yolculuğuna, çok beklenen YOLUM AŞKA DÜŞTÜ isimli kitabı ile devam etmektedir.





Yazarımızın Sosyal Medya Hesapları

Facebook - Tık Tık
Facebook Sancaktarlar Serisi - Tık Tık
Twitter - Tık Tık
İnstagram - Tık Tık
Goodreads - Tık Tık







Bana Seni Seviyorum Deme Hissettir - Miraç Çağrı Aktaş | Kitap Yorumu






Yazar: Miraç Çağrı Aktaş
Yayınevi: Olimpos Yayınları
Sayfa:208
Yıl: 2015








Sevmekten daha önemli şeyler vardır. Hissettirmek gibi koklayarak öpmek gibi. Bazen sevilmekten çok varlığını hissetmek istersiniz. Varlığını hissedemediğiniz birini sevemezsiniz. Kadınlar sevildiğini duymaktan çok hissetmek ister. Sevdiği adamın sevgisini hisseden kadından daha güzeli yoktur.

Sevdiği kadına sevgisini hissettiren erkeğin aşkına doyum olmaz. Ben bu kitapta kendimi sana hissettirmeye geldim. Ben sevdikçe hissettirdim, sen hissettikçe gittin. Oysa sen benim kalbimin kafası güzel haliydin. Ve o gün öyle bir gittin ki, ben o günden sonra kendimi hissetmedim. Ve o kalple seni sevdim...

(Tanıtım Bülteninden)





Bırakma Ellerimi - Ayşegül Çiçekoğlu | Kitap Yorumu
















Yazar: Ayşgül Çiçekoğlu
Yayınevi: Olimpos Yayınları
Sayfa:440
Yıl: 2015





Birlikte büyüdüğü, ilk aşkı ile evlenerek mutlu sonu yakaladığına inanan genç bir kızdı Elif... Peşinden hiç ayrılmadığı, 'bir gün mutlaka seninle evleneceğim' dediği, biricik aşkı ile evlenerek mutlu olacağına inanan genç bir erkekti Toprak...
Sadece romanlardaki evliliklerin mutlu sonu oluyordu. Oysa daha evliliklerinin üzerinden iki yıl geçmeden Toprak gitmek istiyordu. Elif'i arkasında bıraktığında gerçekten mutlu olabilecek miydi? Bunu bilmiyordu, ama bildiği tek şey artık Elif ile de mutlu değildi. Elif, Toprak'ın gitmesiyle birlikte ailesini, işini, arkadaşlarını bırakarak hiç bilmediği başka bir şehirde ilk aşkını unutmaya çalışacaktı. Bu sefer bırakılan elleri bir başkası tarafından tutulduğunda gerçek aşkı bulacak mıydı? Yoksa ilki gibi o da bir yanılsama mıydı? Hayatına giren ikinci Toprak, birincinin acılarını silebilecek miydi?(Tanıtım Bülteninden)



Kadınımın Şarkısı - Eda Tuzcalı || Okuma Etkinliği 'YORUM'







 Kitabın Yazar: Eda Tuzcalı 
Yayınevi: Dokuz Yayınları
Sayfa Sayısı: 518
Yayın Yılı: 2015










“Eğer aşk cevapsa o halde soru neydi?” diye başlıyor aslında serüven. Yazarın bize söylediği ve söyleyecekleri bir dolu sandık.

Yazarın ikinci kitabıdır Kadınımın Şarkısı. Daha önce de Seni Sevdiğimi Söylemek İçin Aramıştım kitabı çıkmış, birçok okurun beğenisini kazanmıştı. Anlatımı, kalemi kendine has olan yazarlardandır Eda Tuzcalı.

Gel gelelim kitaba.Kitapta kızdığım noktalar oldu, hatta ‘yok artık ya’ diye ciyakladığım çok yer oldu. Güldüm de, duygulandım da. Her duyguya dalıp dalıp çıktım. Ama en çok kızdım. Dünyaca ünlü ve vurgun olduğum dövmelere sahip Rock yıldızı Robert Peters, gizemli bir hatunla yolları kesişir. Bu hatun gizemlidir, güzeldir ve aynı zamanda da duygularını saklamakta çok ustadır. Bizim çapkın star bu gizemli hatuna vurulur da bu hatunun güven sorunu vardır.Kitabın içine dalıp tamamını anlatmayacağım. Çünkü o zaman yorum yapmış olmam. Kitabı özetlerim. İpucu vermeden üstün körü anlatmam gerekirse, Sea tiyatro aşığı bir oyuncu. Aynı zamanda birkaç kişi ile sahne alıp şarkı söylemiş. Sesi de gerçekten güzel. Zaten bu özelliği sayesinde Robert ile karşılaşıyor.

Robert’in kendisine sahnede eşlik edecek birine ihtiyacı var. O ‘biri’ gerçekten iyi olmalı ki bizimkiyle enerjileri uysun. Şans işte, Sea tam  o ‘biri’ yani mükemmel.Robert’in Sea seçeneği kesinleşmesiyle kadını araştırır. İlk kez gördüğü zaman der bu kadında var bir şey, belki dili söylememiştir ama ben yüreğinden duydum.
Ve böylelikle macera başlar...


Kitap güzeldi. Anlatımı akıcı, sıkmadan ilerleyen bir kitap. Karakterlerin kendilerine has havası vardı. Özellikle yıldızımın bir türlü barışmadığı Sea... Tamam, gerçek biri olabilir -teşekkür kısmındaki Sinem ablaya selamlar- ama bu kitapta sevemedim. Böyle kendine çok güvenen tavrı, bilmişlik taslaması, her şeyde ‘hey, ben üstünüm dostum’ ayağında dolanması beni deli etti. Kadının dişli olmasını severim ki Sea da öyle. Tuttuğunu koparıyor. Ah tamam, tamam, kıskandım. KISKANDIM! Ne var, Rob gibi bir adam ondayken ben bu hatuna çamur atmayayım mı? Yok öyle bir dünya.
Robert’in de fena halde faka bastığı kısımları oldu ve çabalamalarını, sürünmesini okurken hak etti dedm ama, Sea da hiç masum değildi. Değildi. Masum değildi tamam mı? Hey sen! Sallama kafanı, bir şey diyoruz şurada.
Her neyse...


Şu an kardeşimle oturmuş Beşiktaş maçını seyrediyoruz. Ve ben bir ofsayt pozisyonu olsun diye pusuya yatmış bekliyorum. Kitaptaki sahneyi yaşamam mümkün değil ama hakem Rus, hani, bir ümit. Sea gibi “Ofsayttı.” diyerek diretmeye kalksam kardeşim Rob gibi “hayatım...” ile başlayan cümle kurmaz, biliyorum. Anca kafama yastık fırlatır benimki. O yüzden susuyor, maçta kalan gözlerimi çekiyor ve yorumuma dönüyorum.İşin özü, Eda Tuzcalı için şu söylenebilir. Gün geçtikçe kendini geliştiren, ileriye dönük başarılı bir yazar olma yolunda emin adımlar atan biri. Bu güzel. Okur için de, yazarlar dünyası içinde. Bence okunması gereken bir yazar, okuyup kendiniz görün derken... “Yapma be Dembabaaaa, hadi be!” diye vuruşu kaçıran oyuncuya sövme eylemine katılıyorum...




Böylece etkinlikteki kendi görevim sona ermiş bulunmakta. Emeği geçen herkese teşekkür ederekten kitabı şiddetle tavsiye ediyorum!
Yeni etkinliklerde ya da yorumlarda alıntılarda buluşmak üzere ;)








Kadınımın Şarkısı - Eda Tuzcalı || Okuma Etkinliği 'ALINTILAR'






Bu sefer farklı bir format ile karşınızdayım. Bir okuma etkinliğinde yer alırken birbirinden tatlı insanlarla tanıştım. Ve heyecanlıyım!
İlk okuma etkinliğim ve bu yüzden çoook heyecanlıyım!
Kitabımız Dokuz Yayınları tarafından çıkan Eda Tuzcalı'nın yeni kitabı Kadınımın Şarkısı.
aramızda kalsın ben okurken bayıldım! Sizlere de tavsiyemdir!
İşte alıntılarımız ;)







Golü son anda engelleyebilen kaleci arkadaşlarının tebriklerini kabul ederken Robert farkında olmadan kalktığı koltuğuna geri oturdu. Sea çatık kaşla sahayı izliyordu.
"Ofsayttı!"
robert pozisyonun tam olarak farkında değildi fakat Rus hakemin hatalı karar vermiş olabileceğine ihtimal vermiyordu. "Sanmıyorum."
Sea öfkeyle yineledi. "Sana ofsayttı dedim!"
"Tatlım bayrağı kaldırması gereken ben değilim. Neden bana kızıyorsun?"
"Çünkü ofsayttı!."





“Onlar senin için bağırıyorlar.”
Robert, onu çenesinden tutarak başını havaya kaldırdı. “Emin misin?”
Robert’ın ne demek istediğini anlamak istiyormuş gibi başını hafifçe sola eğerek kaşlarını çattı. Dışarıdaki sese bu kez duymak istemiyormuş gibi değil de tam aksine ne dediğini anlamak istiyormuş gibi odaklandı.
“Robbbeeeeeeeeeesiiii... Robeeeeeeesiiiii... Robbberttt Seaaaa”
Sea sonunda tezahüratlarda kendi adını ayrımsadığında yüzünde şaşkın bir ifade belirmişti. Robert dayanamayarak dudaklarına minik bir öpücük bıraktı ve ayağa kalkarak elini ona uzattı.
“Hazır mısın?”







Robert sahneye çıktığında kendisini bir sahtekâr gibi hissetmeden edememişti. Onu Sea ile birlikte görmek için para ödemiş binlerce kişiyi aldatmıştı. Tıpkı onu da aldattığı gibi... Her zamanki heyecanıyla değil de suçluluk duygusuyla karşılarında durmak gerçekten can yakıcıydı. Onun için çığlık atan binler, sahtekârlığını öğrendiklerinde ne tepki verecekti? Birçoğu kendisini dinliyor olmakla yetinebilirdi belki ama Robert onları kandırmış olmanın ağırlığını öyle de olsa hissedecekti.









Robert şarkının son dizelerini söylediğinde Jimmy ayağa kalkip alkışlamaya başladı.“Sea... Az bile söylemişsin” dedikten sonra Robert’e döndü.
“Robert bana bir şarkı yazman için ne yapmam gerekiyor? Seninle yaptam yeterlı olur mu?”
Robert adama kahkahalarla gülerken stüdyo da ona eşlik etmişti. Sea, “Cesedimi çiğnemen gerekir” dediğinde ortalık resmen inledi.

P.S: Bu kısımda itiraf etmeliyim ki kahkahalarıma engel olamadım :)

***





Aylardan Aşk - Meral Kır || Kitap Tanıtımı


   


Müptela Yayınları'ndan çıkan güzel kitap!



Kitabın Yazar: Meral Kır 
Yayınevi: Müptela Yayınları
Sayfa Sayısı: 592
Yayın Yılı: Kasım 2014


Böğürtlen Kışı ve Son Kamelya kitaplarının yazarı Sarah Jio
Gerçek olduğunu düşündüğünüz hayatınızdaki her şeyin kocaman bir yalandan ibaret olduğunu öğrenseydiniz, ne yapardınız?

Zengin Sancaktar Ailesi'nin en küçük çocuğu olan Tanem için hayat oldukça sıradandı. Arkadaşları ve ailesinin her zaman yanında olduğu Tanem'in tek gayesi işinde ilerlemekti, ta ki katılmak için gittiği, ama katılmadığı o toplantı sonrası geçirdiği trafik kazasına kadar...

İki yıl boyunca uyuyan Tanem uyandığında, hafızasını kaybetmiş ve yanında doktoru Yağız'ı bulmuştu. Ailesi ve geçmişine dair, özellikle bir şeyleri hatırlamak istemiyor, bir şeylerden kaçıyordu sanki. Yağız, uyutulduğu esnada kendisini zehirlemek isteyen esrarengiz kişiden de haberi olmayan Tanem'e hem yakınlık duyuyor hem de Tanem'in geçmişinde ne olduğunu ve onu kimin öldürmek istediğini bulmaya çalışıyordu.
Diğer taraftan Tanem'den uzak durmaya çabalıyor, adeta onunla savaşıyordu.

Acaba Yağız, Tanem'le ilgili gerçekleri öğrenebilecek miydi ve daha önemlisi Tanem'in aşkına karşı koyabilecek miydi? 
(Tanıtım Bülteninden)