[GKBT 26. Tur] Pedina - Mehtap Soyuduru Çiçek | Kitap Yorumu

Yazar: Mehtap Soyuduru Çiçek
Kitap Adı: Pedina
Yayınevi: Eftalya Kitap
Sayfa Sayısı: 424
Baskı Yılı: 2017
Kitaba Puanım: 5/5

Duygu bakımından o kadar karışığım ki, hangi birini anlatsam size bilemedim. Sanırım en başından başlamam gerek. Yazarın daha önce basılan iki kitabı daha var. Geneli olarak yorumlardan okuduğum dram ayağı baskın duygusal kitaplarmış. Beni ağlatan böyle karamsar olacağım bir kitap bekledim yalan yok. Ama beklentimin ötesinde hatta hiç beklemediğim şekilde bir kitapla karşılaştım ve Pedina beni kendine hayran bıraktı.

Salt bir polisiye kitabı olmadığını size söyleyebilirim. İşin içinde birçok şey daha vardı. Kitapta mizahı yan da vardı. Kara mizah, içinde oldukları durumu, olayı kendi açılarından hep bir eleştiri içinde idi karakterler. Bu bakımdan beni çekti içine. Biraz biraz polisiye, biraz biraz aşk ve eksik olsa tuzu olmayan ucundan bir dram vardı kitapta.

Hayatının baharında, gencecik yaşında faili meçhul bir cinayete kurban gitti Dudu. Aile zengin, annesi perişan, babası iş hayatında ki itibarını düşünerek cinayet soruşturmasının gizli olmasını ister. Bu soruşturma için seçilen kişi de, daha önce masa başı işinden harici sahada görev almamış deyim yerindeyse acemi polis Zehra, göreve seçilir. Üstelik soruşturmanın selameti için üstlerinden ya da devre arkadaşlarından herhangi bir yardım alması da kesinlikle yasaktır. Burnunun ucunda dönen dolapları fark edip katili bulacak mı diye her sayfayı heyecanla çevirdim.
Kitapta istisnasız en çok sevdiğim karakter Zehra oldu benim. Güven’i de sevdim ama en çok Zehra! Zaten kitabımız Zehra'nın ağzından anlatılıyor. O kadar saf bir karakter ki, kitabın içine girip sarılmak istedim. Bazı yerde neden fark etmiyor niye görmüyor gerçeği diye kendimi yediğim de oldu ama işte, Zehra bu..

Kitabın kilit noktası Güven. Görebilen gözler için her şey öyle ortada ve öyle açık ki Zehra fark edemiyor ama... Dudu'nun şoförlüğünü yapıyordu Güven ve Zehra ondan yardım aldı bir süre. Olayın içinde olan birinden yardım almaktı niyeti ve böylece cinayeti çözecek ve terfi alacaktı. Aslında bazı şeyleri doğru yakalasa istediği olurdu. Neyse efendim, Güven ile aralarında bir yakınlaşma oldu tabi ve birbirlerinden de etkilendikler. Ortak birçok zevkleri var ikilinin. Misal ikisi de çay aşığı. Şöyle demleme bir bardak çay için üff ne vermezler ki!

Güven karakterini sevmekten çok içimde acıma hissi uyandırdı. O adam her konuştuğunda yaşadıklarıyla dalga geçip burun kıvırdığında ve çaresiz kaldığı her an için ben oturup ağlamak istedim. Çok farklı bir karekterdi benim için.

Doğu-Batı sentezini iyi kaleme almıştı yazar. İki farklı dünyanın insanını kendi doğruları ile bir arada okumak benim için farklı deneyim oldu. Kültür farkı, örf-adetler, gizli kalması gereken gerçekler... Başı bir yakalansa, gerisi çorap söküğü gibi gelecek.

Sebep ve sonuçlarıyla ben kitabı çok sevdim. Güldüğümden daha çok düşündüğüm, boğazım düğümlenip gözlerim dolarken şaşırdım. Bir sürü duygu yaşadım Pedina’yı okurken. Beğenimi kazandı, bayıldım hatta. Ve kapağı, bu kadar mı konusuna uyan bir kapak. Kitabı bitirince kapaktakiler Zehra ve Güven dedirtiyor. Kitap baştan sona benden tam puan aldı. Çok beğendim. Okumanızı öneririm, bence bir şans verin.

0 yorum:

Yorum Gönder