İsimsiz Dosya: Neşe - Sümeyye Akarçay | Kitap Yorumu



Yazar Adı: Sümeyye Akarçay
Kitap Adı: İsimsiz Dosya, Neşe
Özgün Adı: -
Seri Sıralaması: -
Baskı Yılı: 2018
Sayfa Sayısı: 480
Yayınevi: İndigo Kitap
Kitaba Puanım: 5/5

“Hayat, bize biçilen rolün oynadığı sekanstı.”
☆
Sümeyye Akarçay kalemine güvendiğim gözüm kapalı önereceğim yazarlardan başı çeker. Çünkü bir kitabın üzerine ne kadar emek veriyor kendim bilirim. Bir keresinde kitabı çay benzetmesi yaparak demlenmesi demini alması gerektiğini söylemişti ve gerçekten de haklı. Zira Hayatın Ruhu yazdığı kitaplardan - Neşe'yi okuyana kadar- en çok beğendiğim sevdiğim kitaptı. Neşe ise bambaşka bir kitap, içerisinde aksiyon ve macera da var. Üstelik komik bir dille farklı şekilde anlatılıyor. Kitabın içeriğinde yok yok yani. İç tasarımından kapağına basımına kadar ki o sürede, gecesini gündüzüne katarak emek sarf eden herkese, kitabını okuyanların diyeceği tek şey, her övgüyü sonuna kadar hak ediyor olmalı. Ki gerçekten de öyle. Kitap tam anlamıyla olmuştu, sonuna kadar da her övgüyü hak ediyor.

Konusuna kısaca değinecek olursam; Neşe ve saz arkadaşları bir haker çetesinin üyesidir. Öyle zararlı bir işleri de yoktur. Geliştirdikleri sistem ile onlara mesaj gelir ve yapılması gerekeni yaparlar. Neşe sahaeelemanı çoğunlukla, görevlerde aktif olarak rol oynar. Ve bir gün aldığı işinde hiç görmemesi gereken bir şeyi görür. Ondan istenen bir şirkete girip bilgisayardan dosya çalmaktır ve onun ulaşmaması gereken bir bilgiye ulaşır. Eline geçen bu videoda izledikleri sayesinde hayatı geri dönülmez bir yola girip allak bullak olur. Ekibin geri kalanı Nazif Baba ve Cengiz'in kendini savunması için hayatlarına aldıkları adamın bütün dengesini bozup raydan çıkan hayatını iyice düğümleyeceğini bilmez.


Farklı bir kimlikle kendini tanıtan Emir’in asıl amacı nedir? Neşe, sadece hayatının değil kalbinin de tehlikede olduğu bir oyunun içine düşeceğini bilmezken gerçeklere nasıl kavuşacaktır? Güveninin boşa çıkması mı yoksa sevdiği adamın bir yalancı olması mı daha çok üzecektir? Bütün bu soruların cevapları ve daha fazlasını kitabın içinde bulabilirsiniz.

Okurken sıkmayan, zaman zaman kahkahalar attıran, başından sonuna merak duygusunun eksilmediği, akıcı bir kitap İsimsiz Dosya: Neşe kitabı.

Büyük bir gizemle başlayıp beklenmedik bir finalle ters köşe yapmış yazar ve gerçekten en beklemediğim karakteri asıl düğümün kendisi olarak görmek şaşırtıcıydı. Emir ve Neşe'nin evlilik durumları, Neşe’nin yeni gelin heyecanını yüzümde büyük bir gülümseme ile okudum. O kısımların geçiş kısmı olduğunu kitabın seyrinin sonrasında beklenmeyen başka kişilerin ortaya çıkışıyla yön değişti ve daha heyecanlı hâle geldi. Emir olarak bildiğimiz elemanın bir sırrı vardı ve Neşe o sırra ulaşması için küçük adımlar atıyordu.


Neşe’nin yerinde ben olsam Emir’i affedebilir miyim? Bilmiyorum ama Neşe’nin yüce gönüllü bir karakter olduğunu söylemem gerek. Şapka çıkarırım karşısında. Ben olsam çok daha farklı bir seyir sürerdi. Neyse ki Neşe idi de ben değildim.

Finali ise gerçekten beklemediğim bir şekilde bitti. O son bölüm! Tam anlamıyla sağlam bir yumruk etkisi bıraktı. Kitap boyu sağ gösteren yazar sonunda soldan vurdu. Seri olduğunu biliyorum ve ikinci kitabın ne zaman geleceği hakkında bir fikrim yok. Bildiğim tek şey ise öyle bir finalden sonra ikinci kitabı büyük bir heves ve heyecanla bekleyecek olmam. Umarım Sümeyye Akarçay bizi çok fazla bekletmez.

Genel anlamıyla akılda kalan okurken keyifli zaman geçireceğiniz bir kitapt ve kesinlikle öneririm. Okuyun ve mümkünse okutun.

Âşk 1 ile 0 arasındadır.
Ya sevginle 1 (var) olursun ya da 0 (yok) olmaya mahkumsun. Hayat, bize biçilen rolün oynadığı sekanstı.
‘Başlat’ tuşuyla yola koyulan yaşamımızın bir sonraki dakikasında kiminle tanışacağımızı bilmiyorduk. Bulutların arkasından çıkıp gözlerimizi kamaştıran bir yüzle karşılaştığımızda, kum saati gibi tepetaklak oluyorduk.
Keskin çizgilerimiz vardı ama ruhumuza dik, kalbimize paralel gelen her aşka usul usul ‘Merhaba’ diyorduk. Sevgi bizi kaplarken dibi görünmez belirsizliklerine rağmen aşka kuşanıyorduk. Benim hikâyemin kahramanı iki farklı kişilikti. Kurulu sistemime bir virüs gibi girdi, hedefine kilitlenerek yayıldı.
(Tanıtım Bülteninden)




Kime Dokunduğuna Dikkat Et! - Jennifer L. Armentrout | Kitap Yorumu


Kitap Adı: Kime Dokunduğuna Dikkat Et!
Özgün Adı: Stone Cold Touch
Seri Sıralaması: The Dark Elements #2
Yazar Adı: Jennifer L. Armentrout
Çeviri: Bilge N. Zileli Alkım
Yayınevi: Dex 
Baskı Yılı: 2015
Sayfa Sayısı:508
Kitaba Puanım: 5/5

Soluk kesen bir kitap Kime Dokunduğuna Dikkat Et. İlk kitap öyle can alıcı yerde, Roth'un cehennemi gidişi bitmişti kitap ve okuyanı şaşkınlığa uğratmıştı ki sonrasında neler olacağını merak ederken buldum kendimi. Ah, hayır, Roth ölmüyor fakat ölmekten beter cehennemin ateşli çukurlarına kapatılıyor. Layla gibi beni de bir burukluk, bir melankoli, bir hüzün sarıp sarmalamıştı o satırları okurken. Ama Roth işte! Cehennemin ateşli çukuruna o tıkılmamış gibi tüm yakışıklılığı ve alaycılığıyla hiçbir şey olmamış gibi, tek parça halinde geri dönüyor.  

Layla, Roth'un geri dönmesiyle tekrar nefes alabildiğini hissederken, duyduğu kırıcı sözlerle hem sevinci hem de nefesi kursağında kalıyor. Roth'un asıl amacını kitabın sonunda anlıyoruz tabi. Karşılaştıkları o anlarda aralarındaki soğukluğun bir sebebinin olduğunu sezmiş olsam da az biraz Roth’a kızdım, yalan yok. Roth'un Layla'yı kendinden uzaklaştırması için sıktığı palavralara ancak saf biri inanabilirdi. Aaa evet, kişi Layla! Bir iblis -yakışıklı olan bir iblis- senin hayatını kurtarsın, peşinde pervane olsun, elinde fırsatı varken seninle işi pişirmesin kendini geri çeksin, seni gerçekten sevsin, ansızın saçma bir kaç sözcükle seni itsin ve sen inan. Layla işte, inandı.

Layla Roth'un onu geri püskürtmesiyle yıkım yaşıyor, sonra koşuyor, Zayne'nin kollarında teselli buluyor. Zayne ise çakal, bulmuş fırsatı elbette ki değerlendiriyor, Layla'ya yaklaşıyor. Zayne’nin bencil biri olduğunu biliyorduk ama fırsatçı kişiliği sonradan çıkıyor. Neyse.

Kitap boyu Layla'nın ikilemini okuduk, bazı yerlerde sinirim bozuldu bazı yerlerde Layla'nın hissettiği o çaresizliği hissettim.


Layla'nın kafa karışıklığı, Zayne'nin bir şeyler yaşama hevesi derken benim dikkatimi tek bir yerde toplandı. Roth ne kadar alaycı ve vurdumduymaz yapıldıysa da Layla'yı Zeyne'nin yanında görmeye dayanamıyordu. Roth, cehennemi boylamadan önce sihirli yılanı Bambi Layla da kalıyor. Geri döndüğünde de yılanı geri istemiyor. Asıl amaç Layla'yı o yanında yokken Bambi'nin koruması...

Layla kim olduğu, Roht geri dönüş amacını sonraları öğreniyoruz. Kurgu öyle bir tasarlanmış ki taşlar yerine oturunca anca biriken soruların cevaplarını alabiliyoruz. Yan karakterlere değinmeyeceğim ki asıl kilit noktalar onlar. İpucu vermeden de anlatabileceğimi de sanmıyorum.

Kitap 506 sayfa, kısa zamanda okuyup bitirdim. Kitap son derece akıcı ve sizi içine çeken bir anlatımda. Bir sonraki sayfaya geçmek için heyecanlanırken nelerin olabileceğini merak ederken buluyorsunuz kendinizi. O tempo hiç düşmüyor.
Kelimenin tam anlamıyla duyurucu bir romandı. Şiddetle tavsiye ederim.
Düşün ki on yedi yaşındasın, damarlarında hem iyinin hem kötünün, hem İblis'in hem Muhafız'ın kanı dolaşıyor… Düşün ki iki aşk arasındasın; bir yanda çocukluk aşkın, bir yanda nefes kesici yakışıklın… İşte şimdi Layla'yı anlamaya başladın! Doğru ile yanlışın, kalbi ile mantığının arasında kalmış Layla'yı…

Layla, darmadağın olmuş hayatını toparlamaya çalışıyor. Çünkü onun gizemli güçleri değişmeye başlıyor, Muhazıf klanı tehlikeli sırları ondan gizliyor ve hiç beklemediği bir anda Roth, dünyasını sonsuza dek değiştirebilecek haberlerle geri dönüyor. Karanlık Elementler serisinin ilk kitabı Kimi Öptüğüne Dikkat Et! 'in ardından, Kime Dokunduğuna Dikkat Et! ile Layla gerçeğe biraz daha yaklaşıyor. Onunla yürümeye var mısın?
(Tanıtım Bülteninden)

Kimi Öptüğüne Dikkat Et! - Jennifer L. Armentrout | Kitap Yorumu


Kitap Adı: Kimi Öptüğüne Dikkat Et
Özgün Adı: White Hot Kiss
Seri Sıralaması: The Dark Elements #1
Yazar Adı: Jennifer L. Armentrout
Çeviri: Bilge N. Zileli Alkım
Yayınevi: Dex 
Baskı Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 428
Kitaba Puanım: 5/5
Karanlık Elementler serisi benim en sevdiğim serilerden başı çekiyor. Daha önce okuduğum zaman yazdığım yorumu yeni baştan elden geçirmeye karar verdim.
Yazarın kalemini bu seri ile sevdim ben, güncel aşk romanları da güzel fakat bu seri bir başka şahane olmuş. Öncesinde Sağdıç kitabını okuyarak başlamıştım, Jennifer'i okumaya. Diğer fantastik serilerin de takibindeyim. Yazarı ve kitaplarını tavsiye ederim. Bir şansı kesinlikle hak ediyor!

Bir öpücük ciddi sorunlar oluşturmazdı, yani öyle olması gerekirdi! Layla’nın hayatında ise durum biraz karmaşık... Şöyle ki, onun etrafında olup da ondan hoşlanabilecek erkekler için büyük bir tehlike arz ediyor. Nedeni mi? Layla yarı iblis, yarı muhafız. Yani her türlü tehlikeli. Fantastik kitaplardaki şaşmaz bir durum, bu kitapta da geçerli, karakterimiz ‘normal’ bir hayatı olsun istiyor. Diğerleri gibi, sıradan bir kız olmak istiyor.

Annesi onu doğduğu gibi terk etmiş, babası ise bilinmiyor. Kim oldukları hakkında herhangi bir fikri bile yok. Muhafızlar tarafından bulunduğunda çok küçükmüş... Birlikte büyüdüğü klan liderinin oğluna karşı ilgisi var, hatta aşık olduğunu düşünüyor. Tabi ona yaklaşmaması gerektiğinin de bilincinde. Ona zarar vermekten korktuğu için uzak duruyor.

Layla bulunduğu durumun karmaşıklığıyla, aşk acısı çekmesi bir de içindeki iblisin güçlü istekleri bastırmaya çalışması onu son derece zorluyor. Bir de hayatının orta yerine bomba gibi düşen Roth ile işler iyice sarpa sarıyor. Layla'nın hayatı yeterince karmaşık değilmiş gibi kendini bir düğümün kilit noktası olarak buluyor ve böylece amansız bir macera başlıyor.

Roht bir iblis. Aslında baya özel bir iblis. Cehennem Velihatı Astaroth'dur kendisi. Adam iblis ya hani, her türlü kötülük ve pislik ondan beklenir ama öyle değil. Roht bizim melezin hayatını iki kez kurtarır. Yazar bu karakteri öyle bir yazmış ki, muhafızlardansa ben iblislere sempati duymaya başladım. Yani yaptığı esprilere gülerken, dürüstlüğünden etkilenmedim desem yalan söylemiş olurdum.


Zayne, o da bir velihat, bir Muhafızdır ve klan liderinin oğlu. Kendince doğruyu yapmaya çalışan, kurallara uyan sıkıcı bir adam. Onda dövme yok ama o da fena sayılır. Beni en sinir eden özelliklerinden biri her şeyi -ne duymuşsa- babasına yetiştirmesi.  Layla'ya karşı bir şeyler hissediyor -Layla'nın kız kardeş düşüncesinin ötesinde bir şeyler- kızımızı seviyor, onu korumak için canını bile ortaya koyabilir ama babasının baskısına boyun eğmiş olması bir şeyleri ondan saklaması beni gerçekten sinir etti. Üstelik Zeyne bence bencil herifin teki. Yani Layla'dan onun hayatı ile ilgili önemli şeyleri saklarken, Layla'nın bir şeyler sakladığını fark edip kızması adaletsiz bir tutum.

Aslında Layla gibi çoğu yerde ikilemde kalmadım değil. Tamam Roth, tüm çekiciliğiyle dururken neden Zayne diye direttiğini empati yapabilirim. Çocukluktan beri tanıdığı güvendiği hatta aşık olduğunu sandığı adam dururken, hayatına birden bire dalan iblise güvenmek çok da kolay olmasa gerek. Tamam doğrucu Davut'luk üstlenmiş olabilir ama bir yandan da iblisler yalan söyler derken Layla'nın ikilemde kalması normal. Yine de Roth'u itip Zeyne'in peşinde kedi yavrusu gibi dolanması sinir bozucu. Hem iblisler bencil ve pislik olmazlar mıydı? Roth'daki bu fedakarlık da neyin nesi?

Kitabın kapağına bir iki çift laf söylemek istiyorum. Yahu orijinal kapak dururken bu da nesi? Orijinal kapağın çok daha güzel olduğunu vurgulamak istiyorum, ben o kapağı daha çok sevmiştim. Fantastik kitap sevenlerin aradığı bir kitap serisidir Karanlık Elementler Serisi, bayılacağınıza dair bahse bile girebilirim. Gerçekten çok güzel bir kitap serisi. Yazarın kalemini okuduğum her kitapla daha bir sevmeye başladım. İyi ve harika bir kurgu ile çıkıyor okurun karşısına. Kitap baştan aşağı beni büyüledi, bayıldım. Kesinlikle okunması gerektiğini düşünüyorum. Hatta şiddetle tavsiye ediyorum!

On yedi yaşındaki Layla'nın tek istediği normal olmak: okulda göze batmamak, âşık olduğu nefeskesici Zayne'le sıradan bir çift gibi gezip tozmak… 
Ama Zayne, Layla'yı küçük ız kardeşi gibi görüyor ve Layla normal olmaktan çok uzak. Yarı iblis yarı Muhafız Layla kimsenin sahip olmadığı yetenekler taşıyor; onun öpücüğü, ruhu olan her şeyi öldürecek kadar güçlü. Bir gün Layla, Roth'la tanışıyor: kışkırtıcı dövmeleri olan ve Layla'nın sırrını bildiğini iddia eden bir iblis o. Layla, ondan uzak durması gerektiğini bilse de tehlikeli öpücüğün cazibesi yüzünden Roth'a kayıtsız kalamıyor.
Roth'a güvenmek hem aşkını hem de onu yetiştiren Muhafız ailesini kaybetmesine neden olabilir. Ama Roth'tan öğrendiği iblislere dair sırlar, her şeyi değiştirecek gibi… 
Artık Layla için hiçbir şey göründüğü gibi değil…
(Tanıtım Bülteninden)

Davetsiz Misafir - Gaelen Foley | Kitap Yorumu


Kitap Adı: Davetsiz Misafir
Özgün Adı: My Dangerous Duke
Seri Sıralaması: Inferno Club  #2
Yazar: Gaelen Foley
Çeviri: Aslı Güçlü
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Baskı Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 444
Kitaba Puanım: 5/5

Şeytan Diyor Ki - Gaelen Foley | Kitap Yorumu


Kitap Adı: Şeytan Diyor Ki
Özgün Adı: My Wicked Marquess
Seri Sıralaması: Inferno Club  #1
Yazar: Gaelen Foley
Çeviri: Elif Dinçer
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Baskı Yılı: 2012
Sayfa Sayısı: 480
Kitaba Puanım: 4/5

Tutku Çemberi - Paula Quinn | Kitap Yorumu


Kitap Adı: Tutku Çemberi
Özgün Adı : Lord Of Desire
Seri Sıralaması: The Risande Family Series #1
Yazar: Paula Quinn
Çeviri: Nergis Karababa
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Baskı Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 365
Kitaba Puanım: 3,5-4/5

Kendine Yalan Söyleme - Jane Feather | Kitap Yorumu


Kitap Adı: Kendine Yalan Söyleme
Özgün Adı: Rushed to the Altar
Seri Sıralaması: Blackwater Brides #1
Yazar: Jane Feather 
Çeviri: Tuğçe Ağca
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Baskı Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 392
Kitaba Puanım: 2,5/5