İçimdeki Güneş - Betül Güçlü | Kitap Yorumu


Kitap Adı : İçimdeki Güneş
Yazar Adı :  Betül Güçlü
Sayfa Sayısı : 416
Yayınevi : Ren Kitap
Baskı Yılı : 2024
Kitaba Puanım : 5/5
Planlar dâhilinde yaşayan biri,
atacağı adımları çok önceden hesaplar.
Fakat hayat, bu planların en büyük düşmanıdır.

Ela Mercan, elleriyle çizdiği güvenli bir haritanın içinde yaşarken bir kalp kırıklığı bütün planlarını dağıttığında her şeyin tepetaklak olduğunu düşünür. Sorunlarından kaçmaya çalışırken küçük bir köy okuluna öğretmen olarak atanan Ela için yeni bir şehirde, yabancı insanların ve kısıtlı imkânların içinde tutunabileceği tek şey mesleğidir.

Köy öğretmenliği ona bilmediği yeni bir hayatı deneyimleme fırsatı sunarken çocuklarla kurduğu ilişkiler hayatını
değiştirecek, aşka karşı ördüğü duvarlar ise beklenmedik biri tarafından yıkılacaktır.

İçimdeki Güneş soğuk bir kış gecesinde
çıtırdayan alevleri, sobanın üzerinde kuruyan portakal kabuklarının kokusunu, özlenen bütün sadelikleri hatırlatan bir hikâye.

(Tanıtım Bülteninden)
İnsan çok yakın olduğun biriyle uzak, çok uzak olduğun biriyle de çok yakın olurdu. Hayat da tam olarak buydu. En olmayacak yerden en umulmayacak kişiden insan sınanınca daha can yakardı.

Ela'nın yaşadığı tam olarak buydu. Hayatının hayal kırıklığını en güvendiği insanlardan yaşarken soyutlanmak istedi ki en doğal haktı bu. Huzur bulduğu evinden, kendi şehrinden çok uzak bir yere taşıdı kalbinin kırıklığı. Onu en üzeni kardeşi kanı canıydı.

Bizim kız bir öğretmen, inşa edeceği kendi hayatında yeni bir maceraya atıldı. Yabancı olan bu yer onu ummadığı şekilde kol kanat gererek kucak açarken kalbinin yerini zorlayacak biri de çıktı karşısına.


Atandığı şehir, köy, çocuklar etrafını saran her insan yardıma canla başla sarılan insanlar olması, masalsı bir tatta büyüleyici bir atmosfere hakimdi kitap. O kadar sıcak o kadar samimi o kadar güzeldi ki, anlatamam. Çok da detay vererek kitaptan heyecanı kaçırmak istemem ama ille de okumanız gereken kitap olduğunu söyleyebilirim sizlere.

En içime dokunan Ela hocanın öğrencisi Ayşegül. O kadar ezdi ki beni o, öyle içime işledi ki... Onun o her mutlu oluşu her sıcak koçaklaşmaları çok güzeldi ve Çınar. Doktorumuz, herkesin güvendiği herkesin akıl danıştığı şahane dört dörtlük bir karakter.

Nakış gibi işlenen, dokunulan ince noktalarla hem ağlattı hem güldürdü. Ya çok bir şey diyemiyorum kitap hakkında, blogda daha detaylı yorum yazacağım hiç kuşkusuz. Buradan söyleyeyim KİTABI ALIN, OKUYUN OKUTUN. ve ben Betül'e bu tatta kitapları çok yakıştırıyorum.  Bir de kalemindeki o lezzet her kitabında katlanarak artıyor. Kapak, iç ciltteki çizim güneş her detay, kitabı okuyup bitirince ve kapağı kapatınca anlıyorsunuz her detay cuk oturan çizimler. Renkler her ince dokunuş şahaneydi. Kitap üzerinde her kimin emeği varsa, ellerine sağlık, şahaneydi. 😍

O zaman ne diyoruz...
Tavsiye etmesi benden, okuması sizden. 💋

Düğün Gecesi - Sophie Jordan | Kitap Yorumu

 

Özgün Adı : Once Upon a Wedding Night
Kitap Adı : Düğün Gecesi
Yazar Adı : Sophei Jordan
Seri Bilgisi : The Derrings #1
Çevirmeni : Melek Öztürk
Sayfa Sayısı : 384
Yayınevi : Pegasus Yayınları
Baskı Yılı : 2010
Kitaba Puanım : 5/5
Bir Pembe Yalan…

Leydi Meredith Brookshire, Oak Run'dan vazgeçemezdi. Aniden beş parasız ve kocasız kalmıştı. Keçileri kaçırmış babasıyla kız kurusu halasını da yanına alıp nereye gidecekti ki?

Bütün bunlar yetmezmiş gibi son Brookshire vârisi Nicholas Caulf ield, malikânenin kanunen kendisine ait olduğunu iddia edecekti.

Hem yakışıklı hem de küstah olan bu zorba adamın öldüğü sanılıyordu oysa. Meredith'in ailesini ve kendisini sokakta bulmamak için tek çıkış yolu vardı ve çevireceği dolap ya genç kadının kurtarıcısı olacak ya da sonunu getirecekti. Bu yolun sonunda kendini nefret ettiği adamın yatağında mı bulacaktı yoksa?

(Tanıtı Bülteninden)
Historical dendiğinde bende akan su durur, durmasa da durması gerektiğini bilir. Bu ay içinde okuma tercihimi Sophie Jordan'dan yana kullandım ve şimdiye kadar  okumadığım için kendime kızgınım. Bu kadar keyif alarak okuyacağımı tahmin etmezdim. Seriye de şahane bir başlangıç kitabı olduğunu söyleyebilirim.

Ağızdan çıkan her söz önemlidir vurgusunu yaparak yoruma başlamak isterim. Söylenen en ufak yalan başa çorap da ördürüyor ayağa bağ da... Şöyle ki Meredith bazı şeyler konusunda olmayan bir şey var dedi ve sonrası cümbüş.


Yakın zamanda dul kalan Meredith'in hikayesi böyle başladı. Kısacık süren evliliği henüz 'tamamlamamışken' bir de evinden olma korkusuyla başbaşa kaldı. Hayatını adadığı teyzesi ve hasta babasıyla birlikte taşrada yaşarken, kocasından kalan mülkün başka birine kalacağını öğrendi. Ortaya çıkan üvey bir kardeş her şeyin sahibi olacakken, Meredith çareyi yalan söylemekte buldu. Bu yalanın mimari ise teyzesi, tabi gerçekler er geç ortaya çıkar ve yalan da elinde patlar.

Meredith geleceğin belirsizliğinden korkuyordur, gidecek bir yerinin olmaması ile hileye başvurmuşken söylediği yalanla Nicholas'ın ona duyduğu güveni yerle bir eder. Peki sonları ne olmuştur?

Kitaba bayıldım, eğlendiğim bitmemesi için çaba sarf ettiğim bir kitap oldu. Her iki karaktere de bayıldım. Karakterlerin güvensizlik ve hoşlanmama konusunda kendi nedenleri, ona göre davranışları tutarlıydı. Birbirleriyle atışmaları, laf sokmaları aralarındaki elle tutulur enerji hoşuma gitti çünkü oldukça eğlenceliydi. Özellikle birbirlerinden ne kadar hoşlandıkları bu kadar açıkken, onların tuhaflıkları beni eğlendirmeye devam etti. Tabi bu durumu kendilerinin kabul etmesi epey zaman aldı. Genel olarak, tatmin edecek romantizm, akılda kalan güzel bir aşk romanı Düğün Gecesi.

Öneri Manhwa / Devil's Wish


Size şahane bir seri önerisi ile geldim.
Burada, reels izlerken bir kara yağız eleman dikkatimi çekti. Dedim ki ne bu yaaa. Hemen, arayıp taradım. Sonrasında serinin Summertoon ekibinin çevrileceğini öğrenip hevesle beklemeye koyuldum.

Buraya kadar her şey süper. Esas bomba serinin KENDİSİ. Bir şeytan var. dostlarım, insanı cidden yoldan çıkarır. Zaten kendisi sebebiyle ben seriye dadandım.


Summettoon ekibi güncel olarak çeviriyor, şu an çevrilen 18 bölüm var. Konudan da şöyle bahsedeyim. Esas eleman bir rüya görüyor ve gördüğü rüyanın etkisiyle sersemliyor. Rüyasında gördüğü kadının kim olduğunu çıkaramıyor daha önce karşısına çıkmadı çünkü. Sonrasında biri karşısına çıkıyor ve her şey bizim eleman için biraz zor anlara evriliyor. Kızımız Sowon, isminin anlamı da dilek. -Çok ipucu vermeyeceğim üstün körü bahsediyorum.- Bizimki fotoğraf tutukunu biri ve şans eseri yarı zamanlı is başvurusunda biriyle tanışıyor. Onun şeytan olduğunu anlayınca da cidden şok oluyor. Neyse katıldığı bir partide biriyle tanışıyor ve onunla biraz yakınlaşıyor. Bu eleman da sarı sevimsiz diyorum ona. 🤪 biraz tüm gözler benim üzrimde olsun bir tip kendisi neyse, bundan sebep kızın başı azıcık derde giriyor. Eee SERİYE BAŞLAMAK İÇİN NEDEN DURUYORSUNUZ...

Benden tavsiye, yetişkin okur olduğunu söyleyeyim biraz smutt sahneler var ama severuk derseniz okuyun yani, çokzel. 😘

Adı Her Neyse - Özlem Binel - Kitap Yorumu


Kitap Adı : Adı Her Neyse
Yazar Adı : Özlem Binel
Seri Bilgisi : Sır Bende #3
Sayfa Sayısı : 264
Yayınevi : İnkılap Kitapevi
Baskı Yılı : 2023
Kitaba Puanım : 4/5
“Aşk; zalim bir hükümdar, sahip olduğuna huzur vermeyen.  Cariye arıyor kendine, hizmette kusur etmeyecek. Kendimi kaybettim ben bu aşkta. Kendimi yittim bir bilinmezde… Sevda kokuyor zannettiğim zakkum, cehennem ağacıydı, aldırmadım. Tutuştukça elim, kolum, bacağım, acımadı, dedim. Sonu yazılmamış bu hikâyenin.  Hüzün her yerinde…  Adı aşk, adı sevda, adı her neyse.”

Özlem Binel, yoğun ilgi ile karşılanan serinin ilk iki kitabı Ay Işığım ve Sırbende’den sonra, devam kitabı olan Adı Her Neyse ile yeniden okurlarıyla buluşuyor.

Gerçek aşka uhrevi bir anlam kazandıran Binel, yüz yıl sonra farklı mekân ve zamanda yeniden küllenen büyülü bir aşkın kahramanlarının hayatlarını derinlikle inceliyor. Bu hikâye, okurları giz motifleriyle yüklü bir aşk serüveninin yamacına sürüklüyor.

(Tanıtım Bülteninden)
Her kitapta daha kendine bağlayan bir serinin sonuna gelmekten ayrı bir keyif duyuyorum. Özlem Binel için diyebileceğim şey her kitapta kendinin üzerine katarak ilerlemesi akıcı bir anlatımla okuru kendine bağlaması olurdu.

Sır Bende ile başlayıp Ay Işığı ile devam ederken seriye Adı Her Neyse ile veda ediyoruz. Zaman bu, su olur da akmaz mı? Bir asır ilerisi, bu sefer karşımıza Leman'ın torunu çıkıyor. Sevde, onun hikayesine dahil oluyoruz bu sefer de. Egitimli bir kadın Sevde, kalan miras ile kendine kurduğu hayatından da memnun, Londra'da yaşıyor. Gençlik zamanlarından kalma kalp kırıklıkları var, bunu da en iyi gezerek kamufle etmiş. Öyle bastırmış yaşadığı hayranları. Bir konferans için yolu Bursa'ya düşüyor karakterimizin. Hazır gelmişken atalarını yad edesi geliyor, neneden kalma konağı bir ziyaret edeyim diyor. Bu arada mülk sahibi de Sevde, gelmişken onu da aradan çıkarma fikri var zihninde.
  

Hayatında kendi dertleri ve çıkmazlarıyla bulanmışken karşısına biri çıkıyor. Volkan. Kaçıp sakındığı duyguları yerinden oynatan bir adam, bir yandan da iyi geliyor yüreğine umut vaat ediyor. Sonrasında onun fark edemeyip kaçırdığı noktaları belirgin kılan Nihan var.

Yine çözümü bekleyen açığa çıkması gereken sırlar var. Yüreğinize uzanıp dokunacak bir hikâye, aşk. Okumanızı önereceğim bir seri, kitap. İlle de bakın derim ben.


Ocak'ta Neler Yaptım?


Yeni seneye girmemiz ile bitmesi hızlı olmadı mı yahu? Tamam tamam başı gerçekten hızlı geçti, sonlara doğru biraz yavaşladı kabul. 

Dostlarım, bir #ayınözeti bilançosuyla daha karşınızdayım. Bu ay benim için epey karışık, karmaşık, yoğun ve koşturmalı geçti. Bu hengame ne derseniz, üç numara olanımız nişanlandı, ondandı yoğunluk. Her ne kadar yoğun olsam da okuma konusunda verim aldım, yok mu alkış vir tebrik hak ettim çünkü. 🤭 İki arada bir derede sıkıştırıp epey kitap okudum ya ben. 😱

Okuma konusunda beni tatmin olsam da, izleme konusunda durağan bir aydı. Tabi bu arada dinlediğim şarkılar da boldu.


OKUDUKLARIM; 

Öncelikle senelerdir serinin sonunu okumayı beklediğim webtoonu söyleyeceğim. Hikayesi olsun karakterleri konusu çok sevdiğim The First Night With The Duke serisi final vermişti fakst çeviren ekip son birkaç bölümü siteye eklemedi. Bundan sebep sonunu okumadım. Daha sonrasında gelen taleplerle *ben epey darlamış da olabilirim* finali siteye eklediler. Her neyse. Yine okumaktan büyük bir keyif  aldığım bir başka bebek serim a Marriage of Convenience de finali gördü. Fakat yazar yan karakterlerin hikayesisini boynu bükük bırakmadan devam etti. Elbette onu da okudum keyifle. Güncel ilerleyen yeni başlayan bir seri daha keşfedip ona da sardım ve iyi ettim bence. Devil's Wish fantastik kurgu ve esas karakter bir şeytan, gel de vurulma. Okuduğum bu üç webtoon serilerilerini sizlede siddetle öneririm.

(Devil's Wish harici *bu da bitince tabi* iki serinin uzun yorumunu paylaşacağım.)

Kitaplar;

• Pembe Şehrin Sırları 5/5
• Yaban Çiçeği Veda 5/5
• Ne Yaparsan Yap Aşk İle Yap 3/5
• Bronz II 5/5
• Onsra Nar 4/5
• Tatlı Düşmanım 5/5 ⭐
• Onsra Hun 4/5

Ayın favorisi ise en çok sevdiğim Tatlı Düşmanım kitabı oldu. Düşmandan aşka evrilen hikâyemizdeki karakterler çocukluktan beri birbirini tanıyorlar. Okumanızı öneririm.

Yorumunu Okumak İçin 👇🏻



YAZIYORUM;

Uzun zamana yayılan bir düzenleme beni bitirme noktasına itti. Ama inat ettim ben, kitap bitecek ben değil! Hâlâ Elveda Deme Bana bölüm düzenlemesine devam ediyorum. Esasen yazdığım bir 2 bin kelime var fakat yarısı anca eder, benim düzenleme işini hızlandırıp bölümü bitirmem gerek. 🙈


DİNLEDİKLERİM;

Gece yazacaklarımı hayal ederken şarkıların eşliğini ayrı seviyorum. Bir mevi de zihnimdeki kargaşayı durduruyor, bundandır belki hoşuma gitmesi. Bu ay da bana eşlik eden ruh dinlendiren şarkılar bunlardi.

☆☆☆

Ayı böylece bitirip kapattık. Yeni kitaplar yeni seriler yeni şarkılar yeni seyredilecek dizi flimler ve serüvenler...
Sevgilerle.

Onsra Hûn - Gökçen Koçan | Kitap Yorumu


Kitap Adı : Onsra Hûn
Yazar Adı : Gökçen Koçan
Seri Bilgisi : Onsra 2
Sayfa Sayısı : 512
Yayınevi : Dokuz Yayınları 
Baskı Yılı : 2023
Kitaba Puanım : 4/5
Toprağı tutmak istedim, toprak altımdan kaydı. Bu öyle bir kaymaydı ki, yüzümden her bir toprak tanesi asice geçerek tenimde iz bıraktı. Kapalı gözlerimin arasında bir görüntü belirdi.
Hevybanû, neşeyle gülümsüyordu ama bana değil... Yanında boncuk gözlü bir kız çocuğu vardı.
“Ölüyorsun, Alp Aslan,” dedi iç sesim. “Ölüyorsun...” İç sesim bile hâlime acır bir şekilde gülümsedi.
 “Senin kızın olmaz... Ondan kız çocuğu görüyorsun...”
Ardından o kız çocuğu büyüdü, kırlar arasında kelebek kovaladı. Kovaladığı kelebeğin, babasının ruhu olduğunu bilemeden... “Ölüm Allah’ın emri de Aslan’ım, yolun sonunda Hevybanû’dan ayrılmak olmasaydı...” Bilincim kapanmadan son gördüğüm, zihnimin bana gösterdiği mutlu görüntüler olsun isterdim ama benim naaşım bir hayvan ölüsü gibi bir yere atıldı. Oysaki şehit cenazesine böyle muamele yapılmazdı...

(Tanıtım Bülteninden)
Onsra serisinin giriş kitaplarıydı bir ve ikinci kitap. Esas dananın kuyruğu devam kitaplarında kopacak hissi veriyor bana.

Kitap boyunca satırlardan taşan hisler vardı ve kapılıp bunları hissedebiliyorsunuz. Acı vardı, yoksunluk vardı, var olabilme çabası vardı.

Karakterlerimize gelecek olursam ilk kitaptan bir tık daha hissedilir daha içselleştirilir haldeydiler. Jülide ve Alp Aslan oldukları kişilerden daha hissedilirdiler. Alp Aslan mesela artık hırpalamaya bir son veriyordu. Bu sefer yüreğinin de hayatının da tam merkezine yetiştiriyordu sevdiceğini. Jülide kısmanda ise daha önce görmediği, bir kez olsun tecrübe edemediği bir hissi yaşıyordu. O da bir yere ait olma hissiydi, bu da yabancısı olduğu bir duyguydu. Hayatında ilk defa tadıyordu böylesi bir duyguyu, önemsenmenin ne demek olduğunu yeni yeni öğreniyordu.

İkinci kitap ilkine kıyasla acı dozunu arttırıyor, ince kesik atarak sızı bırakıyor yürekte. Jülide ile Alp Aslan tam her şeyi oturtmuş ve ilişkilerini herkese kabul ettirmiş, mutlu oluruz derken olaylar patlak veriyor. Ve bir gün deniyor ki kıza, o artık yok. *derin soluklanma* Oysa Julide asla inanmıyor. İnsanlar kaybından dolayı böyle diyerek ikna çabasına giriyor ama Jülide asla geri adım atmıyor, seziyor çünkü bir şeyleri. Birbirini çok sevenlerin kapleri bir olur misali hissediyor Alp Aslan'ı, ki hislerinde de haklı.

Hayat bu, gülündüğü kadar ağlamak da vardı fakat Jülide sevdiğiyle yeniden gülebilecek miydi. Ya da yazar daha az çektirip çifti mutlu sona ne vakit ulaştıracaktı.

Yazarın çok methini duyardım, epey seveni de var. Kalemi de sağlam, hisleri okura geçirmesi güçlü. Yolunun bahtının açık olmasını temenni ederken serinin devamını merakla bekleyeceğim. Ve bu seriyi okumama yazarın kalemiyle tanışmama vesile olan Sibel, çok çok teşekkür ederim. Birlikte okuyacağımız nice kitaplarımız olsun.


Tatlı Düşmanım - Kristen Callihan | Kitap Yorumu


Özgün Adı : Dear Enemy
Kitap Adı : Tatlı Düşmanım 
Yazar Adı : Kristen Callihan
Çevirmeni : İrem Doruk
Sayfa Sayısı : 480
Yayınevi : Ren Kitap
Baskı Yılı : 2024
Kitaba Puanım : 5/5
Çocukken birbirlerinden nefret ederlerdi. Macon Saint güzeldi ama adının aksine, Delilah onun şeytan olduğunu biliyordu. Macon’ın sevgilisi, nispeten kötü olan kış kardeşi Samantha da pek eğlenceli sayılmazdı. Ayrıldıklarında sanki bir rüya gerçek olmuştu. Delilah bir daha onu görmek zorunda değildi. On yıl sonra eski düşmanı ona bir mesaj gönderdi. Delilah’nın kız kardeşi, şu anda Hollywood’un yükselen yıldızlarından biri olan Macon’dan, değerli bir aile yadigârı çalmıştı. Macon borcunu ödetmeye kararlıydı ama problem şuydu ki; Sam şehirden kaçmıştı. Macon ve Delilah arasındaki kıvılcımlar hâlâ çatırdıyordu ancak bu sıcaklık ürkütücü şekilde istenmeyen bir çekim gibi hissettiriyordu. Fakat Delilah hassas yapılı annesinin, kardeşinin hırsızlığını öğrenmesine çaresizce engel olmaya çalışıyordu. Bu yüzden bir anlaşma önerdi; Macon’ın özel şefi ve asistanı olarak kardeşinin borcunu ödeyecekti. Bu bir felaketten farksızdı ama Macon kendini kabul etmekten alıkoyamadı. Delilah ondan açıkça nefret etse bile, onda ev gibi hissettiren bir şeyler vardı. Hem artık çocuk değillerdi ve eskiden acı bir rekabet olan şeyin, daha tatlı bir şeye dönüşme potansiyeli vardı. Sonsuzluk gibi bir şeye. 

(Tanıtım Bülteninden)
Bilinir olan bir kanı vardır, derler ki ilk aşklar unutulmaz. Esas olan ilk düşmanlıkların unutulmaması. Öyleymiş yani. Tatlı Düşmanım çocukluktan beri gelen bir kinin esasen sevgi olduğunu yıllar yıllar sonra öğrenen bir çifti anlatan bir kitap. İlgi çekici kısmı tamamen bu. Bol miktarda mizah, sular seller olan duygular ve bir tutam kaygı içeren, kusursuz bir şekilde işlenmiş düşmandan aşka romantizmi.

Macon, kitaptaki en sevdiğim karakter oldu benim. Kalabalık bir yalnızlık içinde yaşarken kendince oluşturduğu maskesini ilerleterek bu oyunu mesleğe dönüştürmesi takdir edilir. Bunu yapamayanlar çok, neyse. En mükemmeli mi tartışılır ama benim için mükemmel bir kahramandı. Enikken, yani ergenken, tam bir başbelası olma sebebini yetişkin olduklarında birbirlerine itiraf ederlerken öğreniyoruz. Tabi bu tahmin edilir kısmıydı, birbirinden etkilenirler ve bunu anlatamazken hayat cehenneme döner.

Delilah için Macon'a katlanması en şiddetli işkencelerden biridir. Gösterişli kız kardeşine denk görünüme sahip olan Macon lise hayatını bizim kıza sehir eder, öyle ki lise mezuniyet balosu tam bir kabus olur, zaten o zamandan sonra yolları ayrılır bir daha da kesişmez. Ta ki çılgın kardeşi başını belaya koyup birbirinden nefret eden bu ikiliyi tekrar bir araya getirecek o hatayı yapana kadar.

Delilah karakteri kesinlikle arkadaş olup delirmeceli zaman geçirmek istediğim bir kadın. Zeki, tatlı dilli, küstah, huysuz, akıllı, son derece sadık ve uyumlu. Macon ile ilişkisinde dengeyi bulmaya çalışan, dinleyen ve öğrenen, hata yaptığında özür dilemeyi bilen ve bağışlayan biri. Macon git-gelli davranışları sayesinde kızımızın ruhunda tamiri güç delikler açmış ve her ne kadar affedici olsa da bunu aşmasında zorlandığı çok anlar oluyor. Esasen Delilah için aşılması zor olan konu beslediği kin değil, aksine Macon'un neden olduğu güvensizlik hissi. Tabi sonrasında adamımızın açık sözlülüğü, gözle görülür gerçek pişmanlığı Delilah için aşılması güç durumun üstesinden gelmesinde yardımcı oluyor.


Macon öyle içten bir karakterdi ki ciddili tutulduğum bir adam kendisi. Dışarıdan kendine güvenen biri gibi dursa da içe bakınca öyle olmadığını tereddütlerini korkularını görebiliyorsunuz. Bunu da Delilah ile yakınlaştıkça okuyoruz zaten. Macon'un nazik oluşu, Delilah için düşünceleri, ona çocukluğu ve gençliğiyle ilgili düşüncelerini nasıl açtığına çok duygu yüklüydü.
Macon ünlü bir oyuncu ve Delilah da aşçı, kısa süreli bir anlaşma yapma durumunda kalan çiftimiz birbirine katlanırken kim kimi bıçaklar dersiniz? Kitabı okuyarak kah gülüp kah iç çekip aşık olacaksınız.

Hem ne demişler nefret ve aşkın arasında ince bir çizgi vardır, sadece hangi tarafa attığın adım önemlidir. Bunu bu çiftle yenideb okuyoruz.
Kristen Callihan okuması keyifli bir yazar, kurgusu karakterleri anlattığı hikaye çok hoştu. Ben epey beğendim kitabı. Ayrıca kapağın orjinal kapak olması, dışı kadar içinin tasarımı da şahane oluşu, çevirisi düzeltisi emeği geçen herkesin emeklerine sağlık, keyifli şahane bir okumadı ve ilaç gibi geldi.

Finali yapalım o halde...
Tavsiye etmesi benden, okuması sizden. 💋