Bir Aşk Masalı - Elizabeth Hoyt | Kitap Yorumu
Rosemary Sahili Serisi - Abbi Glines | Kitap Yorumu
Gelelim ikinci kitaba, Nan baba krizlerinde triplerde intihar edeceğim diye gezerken Blair'in hamile olduğunu okuyoruz, ve kızımız gerisin geri dönüyor Rush'in olduğu yere. Ve bebekten haberdar oluyor da bu biraz daha uzun sürüyor. Bir de benim aklıma yatmayan şey var, o da Grant. Rush ile kardeş, ilk kitapta Blair ile karşılaştıklarında kardeşi olduğunu söyledi. Bu cepte. Nan Rush'in kardeşi, eee Grant da kardeşi ama bu ikisinin arasında da yakınlaşma var. Ne??? 👀 ben mi yanlış okudum ben mi yanlış anladım gözümden mi kaçtı nolduğu hakkında bir fikrim yok ama bu neee? Sonrasında bir de Nan'ın gerçek babasının aslında Blaire ile alakası olmayan biri çıkıyor. Rush'in babasının arkadaşı ile hatun takılmış, sonra da çocuk olmuş ve hooop diğerine itelemiş. Beyniniz yandı demi? Yansın, benim de yandı.
İronik bir şekilde, bu serideki en kötü karakter Nan'dı ve hikayenin tam da olması gerektiği gibi olduğunu düşündüğüm tek parçasıydı. Bu kadın olmasaydı ortaya konulan drama kesinlikle kalmayacaktı. Üçüncü kitapta Rush ve Blaire evlenirken sanki babası evlenmiş gibi şımarık çocuk dramasında gezen Nan, gerçek babasının yanında taşınır. Ve herkese kan kusturur, milletin burnundan getirir. Neden beni sevmediniz diye hırçınlığı bitmiyor. Yahu, arkadaş sevmiyorlarsa sevmesinler istemiyorlarsa istemesinler sen kendine bir dünya kur hayatını kendin belirle ve yönünü ona ayarla, kimse kimseyi sevmek zorunda değil. Kendin kendini sev, kafi, gerisini de salla gitsin ama yooook bir de hâlâ Blaire'e diş biliyor. Ya sabır...
Sevimsiz Bir Tanışma - Maghan Quinn | Kitap Yorumu
Kitap Adı : Sevimsiz Bir Tanışma
Yazar Adı : Meghan Quinn
Seri Bilgisi : Cane Brothers #1
Çevirmeni : Pelingül Uçar
Sayfa Sayısı : 432
Yayınevi : Ren Kitap
Baskı Yılı : 2022
Kitaba Puanım : 3,5 - 4/5
Güldürdü mü? Evet.
Karakterler arası etkileşim hissedilir miydi? Evet.
Romantizmi hissettim mi? Hmm.
Romantik komediye doydum mu? Komedi kısmında evet ama romantik kısmında hayır.
Lottie ve Huxley'in arasındaki çekim güzelken cağnim yazar o atmosferi niye full kırmızı noktalı sansürlü sisli eylemlere odaklayıp aslında içlerindeki o saf duyguları ele almayarak okumamıza engel olmuş ki anlam veremedim.
Bizimki epey varlıklı bir iş insanı, emlak üzerine işi. Ve çok istediği arsayı da alamıyor ve adamı etkilemek için bir yalan söylüyor. Adama nişanlı olduğunu söylüyor üstelik nişanlısı bir de hamileymiş, aa ne tesadüf. Yalanı ortaya çıkmasın diye kendine suç ortağı arıyor. Amacı aslında aldatmak değil, ben de senin gibiyim diyerek işi koparmak ama evdeki hesap çarşıya uymuyor. Sonrasında evde kardeşleri ile oturup kaderine razı olmak yerine yürüyüşe çıkıyor ve işte o kadınla karşılaşıyor. Bu yalan başına iş açarken kalbinin sahibini de bulmasında etkin rol alıyor.
Çok güldüğüm sahnelerden biri doğuma hazırlık kursuna gittikleri derslerdi. Komikti eğlenceliydi ve güldürdü. Hele ki Cane kardeşlerin whatsapp konuşma grubunda dönen sohbetler, aşırı güldürdü. İlk yarı kırdı geçirdi, eh beee dediğim yerler olsa da güldüğüm sahne çoktu. Ama o ilk yarı sonrası bornozlarla kışkırtmalar fazla edilen o çiğ küfürler (küfre karşı değilim, epey söven de bir kişiyim ama yerinde kullanım gerekmeli bence. Ya da yumuşatarak 'becerdim' şeklinde kelimeler mi olsaydı, bilemedim.) bir tık "yeter tamam hadi sevişin de siz de biz de kurtulalım şu atmosferden" dedirtti. Hatta ve hatta kitabı birlikte okuduğum arkadaşımla epey üzerine sohbetler ettik. En son feryadım benim bundanım (Huxley) olmalı diyip duruyordum. Lottie'nın kışkırtmaları daha az olup o başta sevdiğim kankam olsa ya dediğim çatlak hatun olarak kalıp da daha romantik sahneler okusaydık daha güzel olmaz mıydı acaba? Buna epey kafa yordum. Bir de aklıma takılan kısımlardan biri, bu adam bu kadar bilindik bir simayken, magazinde de boy gösteriyorken Lottie ile dışarı çıktıkları her anda neden birine yakalamadılar diye düşündüm. Tabi diğer bebek bekleyen çiftimiz, Dave ve Ellie durumu hemen anlamış olmaları, gerçeği itiraf etmelerini beklemeleri durumu ne bileyim oldu bittiye gelmiş gibiydi. Ah neredeyse unutuyordum bir de şey vardı ki bu önemli bir noktayken en sona bırakılmıştı. Lottie bu teklifi kabul ederken Angela'nın davet ettiği mezunlar buluşmasına bir çift gibi gitmekti hatta bu konu çok ciddiydi ve Lottie bu duruma özen veriyordu. Sonrasında olaylara ve sevişmeye kendini kaptırıp aşık olunca sona kaldı. Nasip. Uzun lafın kısası eksi ve artılarıyla, kurgu bazdaki hissedilen eksiklerle, karakterlerin tavır ve davranışlarıyla birlikte ortalama bir seri giriş kitabı olduğunu söyleyebilirim.
Kitap üzerinde emeği olan herkese çokça tişikkirlir, keyifli bir okuma gerçekleştirmiş olduk. Serinin devamını sabırsızlıkla bekliyorum çünkü kardeşlerden beklentim büyük epey eğlenceli tiplerdi. Ya benim böyle bir ekiple kanka olmam mevzulara dalmam gerek. Kaç kuponla alabiliyoruz bunu?
Tüm çiftlere sorulan temel sorulardan biridir. Cevap da genellikle aşk meleğinin oku ile vurulmuş, çifte kumrular tadında bir aşk hikâyesi olur. Benim sevimli tanışmam -aslında sevimsiz olan tanışmam- biraz daha farklıydı.
Benimle evlenecek birini bulmak için Beverly Hills’in zengin mahallelerinde dolanıyordum: Beni yeni kovmuş baş düşmanımı kıskançlıktan çatlatmak için; böyle durumları bilirsiniz. O ise muhteşem bir dev gibi ortalıkta tepinerek dolaşırken yanlış giden bir iş anlaşmasından ve beyaz yalanlarından kurtulmanın yollarını arıyordu. İşte bu bizim ilk karşılaşmamızdı. Kıvılcımlar yoktu. Bir aşkın filizleneceğine dair hiçbir işaret yoktu. Karşılıklı iş anlaşması o an için mantıklı gelmişti. Malikânesinde beraber yaşayıp birbirimize sırılsıklam âşıkmış gibi davranırken çifte randevulara çıkmamızdan bahsediyorum. Hem de nişanlı olarak.
Hayal edebiliyor musunuz? Kesinlikle yürek isteyen bir şeydi.
Gelgelelim insanlar umutsuz olduğunda çılgınca şeyler yapabilirdi ve ben, baştan aşağıya çaresizlik içerisindeydim.
Bu yüzden bir anlaşma yaptım. Tek büyük hatam. Büyük mü dedim? Hayır, devasa bir hataydı bu!
Kazara kendimi eşsiz Huxley Cane’e bağlamıştım.
İspanyol Aşk Aldatmacası - Elena Armas | Kitap Yorumu
Aramızdaki Uçurum - Samantha Young | Kitap Yorumu
Yaban Çiçeği - Micelea Smeltzer | Kitap Yorumu
Aşk Esiri - Kathryn Caskie | Kitap Yorumu
Kitap Adı : Aşk Esiri
Yazar Adı : Kathryn Caskie
Seri Bilgisi : Seven Deadly Sins Serisi 2
Çevirmeni : Selin Gül
Sayfa Sayısı : 272
Yayınevi : Pegasus Yayınları
Baskı Yılı : 2014
Kitaba Puanım : 4/5
Seri, Sinclair kardeşlerin sorumsuzca geçirdiği hayatlarında dahil oldukları kargaşalarla edindikleri Yedi Ölümcül Günah'ın adı duyan babalarının evlilik ültimatomunu dayatmasını konu alıyor. Dük'ün isteği gayet anlaşılır ve kardeşlerin yerine getirmesini bekliyordur. Aile kurmaları için verilen süre ise kısıtlıdır. En kısa zamanda evlenmeleri gerekir.
Leydi Ivy de payına düşeni alır. Babası Dük Londra'ya bir sonraki gelişinde, onu nişanlı olarak bulmazsa kapı dışarı edeceği konusunda uyardığında yapabileceği en hızlı şekilde koca bulmaktır. Hem geleceğini güvende tutmasında yardımcı olacak, hem de gönlünü kaptırdığı (o öyle sanıyor tabi! 🤭) Lord Tinsdale'den evlilik teklifi beklemektedir. Kızımız kendine güveniyor, güzel alımlı kıvrak bir zekaya da sahip fakat bir şeyler yolunda gitmiyor. Bir sonraki davette karşılaştıkları Lord onu pek dikkate almaz ve kasabanın en güzel (güzellik göreceli bence ama neyse sen bilirsin lordum 😒) leydisine kur yapıyor. Ivy şok tabi, ne yapsın ne yapsın. Kısıtlı süresiyle bir de olacak iş mi bu, hemen bir plan yapar. Bir erkeğin dikkatini çekecek tek etken rakiptir, elinden kaybettiğini anladığında peşine düşecektir, işte Ivy'nin planı da bu, anladınız değil mi? *sinsice güler*
Leydi Ivy Sinclair ve kardeşleri Londra'da "Yedi Ölümcül Günah" adıyla tanınmaktadır. Ivy'nin günahıysa kıskançlıktır. Babası onu ve kardeşlerini evden atmış ve kendilerine çekidüzen vermezlerse mirastan pay alamayacaklarını söylemiştir. Ivy de babasının gözüne girebilmek için Lord Tinsdale'la evlenmeye karar verir.
Fakat Tinsdale son zamanlarda ilgisini başka bir kadına yöneltmiştir. Ivy onu geri kazanmak için bir plan yapar: Esrarengiz yeni Counterton Markisi'nin yerine geçecek olan aktör Dominic Sheridan'la anlaşır ve Tinsdale'ı kıskandırmak için harekete geçer.
Dominic Sheridan'ın ise yeni geldiği Londra'da gerçekten beğendiği tek şey olan Ivy'ye dair tutku dolu planları vardır. İki genç günahların en kötüsünü alt edip gerçek aşka ulaşabilecek midir?
"Caskie hikâyelerini, hayranlarını büyülemeyi garantileyen bir duygusallık ve mizah karışımıyla tatlandırıyor."
-Romantic Times Book Reviews-
(Tanıtım Bülteninden)











































