9 Ekim 2015 Cuma

Ateş ve Diken - Rae Carson || Kitap Yorumu

Yazar: Rae Carson
Orijinal İsim: The Girl of Fire and Thorns
(Fire and Thorns, #1) 
Yayınevi : Dex
Sayfa: 352
Yıl: 2012
Kitaba Puanım: 5
Seçilmiş kişi olmaya layık mısın?

Her yüz yılda bir, dünyaya bir seçilmiş kişi geliyor. Büyük bir kahramanlık sergileyecek bir kişi. Bu yüzyılda bu, Elisa oldu. Ancak kimse onun bir kahramanlık yapacağına inanmıyor.

Krallıktaki iki prensesten biri Elisa. Bugüne dek hiç kayda değer bir şey yapmadı. Yapacağına kendisi bile inanmıyor.

On altıncı doğum gününde çekici ve ayakları yere basan, bir başka ülkenin kralının karısı oluyor gizlice. 

Ancak ülkesi kargasa içindeki kralın seçilmis kişiye ihtiyacı var, Elisa gibi bir zavallıya değil. Üstelik seçilmis kişi olduğu için Elisa'nın peşindeki tek kişi kral da değil. Kara büyüde ustalaşmış düşmanlar ava çıktılar, Elisa'yı arıyorlar.

Cüretkar ve kararlı bir devrimci ise onun halkın kurtarıcısı olacağına inanıyor.Üstelik Elisa'ya daha önce kimsenin bakmadığı gibi bakıyor.

Çok kısa süre sonra tehlikede olan Elisa'nın sadece canı değil, yüreği de olacak.Ona her şeyden çok ihtiyaç duyanlar için Elisa kurtuluşa kapı açan bir anahtar. Tabii kehanet doğruysa. İçindeki gücü bulup çıkarabilirse.

Genç yaşta ölmezse.
Diğer seçilmiş kişiler gibi.



Uzun zaman olmuştur herhalde bir kitabı soluksuz okumam. Ciddiyim, öyle böyle değildi. Kapağına bakıp çok aldandığım, normal aşk kitabı sanıp birden farkı bir dünyanın içinde kendimi bulduğum çok olmuştur. Hele ki genelde fantastik kitaplarda. Ve her ne hikmetse serinin ilk kitabını alıp okurum, devamının basılmayacağını öğrenip karalar bağlarım. Ya da serinin devam kitapları çıkar ama bu çoook uzun vadelidir ve ben yine zamana yayarak bekler peş peşe alırım kitabı. Kuşkusuz ateş ve Diken kitabı da aynı akıbeti yaşayacak güzel kitaplarımın kervanına katıldı. Dex'in serinin devamını çıkarıp çıkarmayacağını bilmiyorum fakat çıkarırsa benden mutlusu kesinlikle olmaz. Gerçi her güzel şeyin pek talebi olmadığı için bu güzel kitap ta unutulanlar köşesinde kalacak diye korkmuyor değilim.

Dex'in fantastik kitaplarına aşığım. Öyle böyle değil bu sevgim, elimde olan kitaplarımı defalarca okumuş sayfalarını aşındırmışım ama beğenip benimsediğim seriler de benim için çok özellerdir.

Gelelim kitap yorumuma.
Kitap soluğunuzu kesecek! Her iddiasına varım ki okurken bir sonraki sayfada neler olacağını hesaplamakla dudağınızı kemireceksiniz. Ben de öyle oldu da ondan biliyorum. Kalbim boğazımda çarparak okudum sayfaları. Ne ara başladım ve ne ara bitirdim hatırlamıyorum ama kitaba öyle dalmışım ki sonuna geldiğimde neredeyse ağlayacaktım. Bazı yerler... Neyse orası bana kalsın, ipucu vermek istemem :)

Her yüzyılda bir sefer dünyaya seçilmiş kişi geliyor ve kurtuluş için kahraman olarak seçiliyor. bu yüzyıldaysa seçilen kişi de Elisa. Kendi dahil birçok kişi kahraman olacağına inanmıyorlar fakat ilerleyen amanda herkesle beraber yaşadıklarıyla kendi de şaşırıyor.
Elisa on altı yaşında bir kız ve diğerlerinden ayıran birçok özellikleri var. Öyle zarif olmak değil onun özelliği. Karnında bir taş var ve henüz bebekken isim töreninde Tanrı tarafından karnına yerleştirilmiş bu taş. Kısaca 'Tanrıtaşı' taşıyıcısı kendisi. Önemli oluşunun yanı sıra Elisa'nın görevi Tanrı'ya 'hizmet etmek' ama ufak bir kaç sorun var. Taşıyıcılardan çoğu hizmetini tamamlayamadan, bazıları da hizmetine başlayamadan ölmüş. Babası kızının güvenliğini sağlamak için Kral Alejandro'yla bir anlaşma yapıyor ve böylelikle Elisa ile evlenmelerini sağlıyor, zaten kitap tam olarak evlilik zamanında başlıyor. Ama ülke büyük bir kargaşa içerisinde ve şavaş kapıda, bunun için seçilmiş kişiye ihtiyacı vardır Kral'ın. Hikaye çok değişikti. İçinde mücadele, hayatta kalma savaşı, kurtulmak için çaba harcanması ve masumane bir aşk vardı. Özellikle Elisa'nın taşıyıcı olmasıyla kurtuluşları için kaçırdıklarında tanıdığım Humberto karakterine bittim. Akıbeti kötü olsa da kalbimde yaşayacak sıcacık bakışları olan delikanlı. Elisa’ya öyle bir bakışı vardı ki içimin gittiği satırlardı okuduğum satırlar. Ve eminim ki daha önce kimsenin bakmadığı gibi bakmıştı, kocası olacak kral da buna dahil! Hele... Neyse, ipucu vermek yok.
Yüzümde tebessüm oluşturan yerlerin az olduğu, gözlerimi yaşlarla dolduran bir kitap oldu.
Hikaye benim çok dikkatimi çekti. Yazarın anlatımına kurgunun güçlü oluşuna dayran kaldım. Dili ve olay örgüsü orjinal ve değişikti. Asıl ilgimi çekip üzerinde tutan Elisa'nın diğer kitaptaki kızlar gibi ince ve güzel bir kız olmayışıydı. Kilolu, aklı yemekten başka bir şeyde olmayan, dindar, ezberi kuvvetli bir prenses vardı karşımda duran. 

Değişik bir kitap okumak isterseniz ve artık bir soluk alıp kendinize gelmekse niyetiniz şiddetle tavsiye ediyorum kitabı, mutlaka alın ve okuyun!
Keşke Dex serinin diğer kitaplarını da çıkarsa ve bizler okuyup merakımızı gidersek :D



Fire and Thorns Serinin Kitapları:
The Girl of Fire and Thorns (Fire and Thorns, #1)  / Ateş ve Diken
The Crown of Embers (Fire and Thorns, #2) 
The Bitter Kingdom (Fire and Thorns, #3) 
The Girl of Fire and Thorns Complete Collection 
The Shadow Cats (Fire and Thorns, #0.5) 
The Shattered Mountain (Fire and Thorns, #0.6) 
The King's Guard (Fire and Thorns, #0.7) 







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder