12 Ekim 2015 Pazartesi

Sen Gittiğinden Beri - Penelope Douglas || Kitap Yorumu

Yazar: Penelope Douglas
Orjinal Adı : Bully (Fall Away, #1)
Yayınevi : Aspendos Yayınları
Sayfa: 416
Yıl: 2015
Kitaba Puanım: 3-3.5



Derinden gelen bir sesle konuştu. "Bence arkadaşlığın ötesinde bir yere gidiyoruz Tate ama bu lanet şeylere yol açacak." Keskin kelimeleri beni kırdı ve derin bir nefes aldım. Onun için hiçbir şey ifade etmiyor muydum? Gözümde biriken yaşlar yüzünden etrafı bulanık görmeye başladım. Yüzümdeki acıyı görmüş olacak ki sert ifadesi gitti ve gözlerini yere dikti.
"Tate." Bana doğru yürümeye başladı, sesi daha yumuşaktı... Bu sırada cebimden fotoğrafı çıkarttım ve onun göğsüne iliştirdikten sonra hızla eve koştum. Evin içine girene kadar ağlamamak için kendimi tuttum. Bu bir daha olmayacaktı.
Kapıyı kapatıp kilitledikten sonra onun zalimliğine ve kendi akılsızlığıma ağladım. Başımı yavaşça kapıya vurdum ama darbeler zedelenen gururumu onarmaya yetmiyordu. Jared beni hak etmemişti ama küçük bir uğraşla beni elde etmişti. Bu bir daha olmayacaktı.

(Tanıtım Bülteninden)

 Kitap bitti ama kafamda bir sürü soru işareti bırakıp bitti. Soracağım çok soru var yanıtını alacağımdan pek emin değilim.

Kitabı elime alıp okumaya başlamadan önce yorumlara biraz baktım. İpucu bolluğu olan yorumlardan kaçınıp daha detaysız yorumlara baktığımda okuyanların birçoğu redaktesinden kaynaklı sorundan bahsetmişti. Düzelti kısmında sanırım gözden kaçanlar olmuş. Baya hata vardı. Onun haricinde rahatsız hissettiğim bir şey var ki; laubali tavırları küfür ile ifade edilişi. Daha farklı şekillerde de o yılışık tavırlar, davranışlar dile getirilebilir. Hani küfürle ifade edilmiş olmasını hoş bulmadım. Kitapta dikkatimi en çok toplayan yer şüphesiz kapağıydı ve ben, kapağı gerçekten sevdim.
Gelelim içindekilere;
Tatum ile Jared çocukluk arkadaşlarıdır ve arkadaşlıkları iki yıl önce, kızımızın bilmediği anlamadığı bir sebeple biter. Bu zamanı ona eziyet etmek için seçen Jared elinden geleni yaparak Tate’ye cehennem hayatı yaşatır. Türlü dedikodular, iftiralar, aşağılamalar... Bu duruma daha fazla katlanamayan Tate, uzaklaşmak için Fransa’ya gider. Bir yıl orada kalır ve kendini dinler. Geri döndüğünde kaldığı yerden devam etmek yerine Jared tarafında daha fazla ezilmemeye son derece kararlı ve ona savaş açmaya hazırdır.

Kitapta en dikkatimi çeken ve taktirimi kazanan şey, Tate’in geri dönüşünde, daha güçlü biri haline gelmesiydi. Kendine olan güvenini yeniden kazanma süreci onun açısından sancılı olsa da okumaktan hoşlandığım kısımdı. Öyle uzunca anlatılmamıştı evet ama sayfalar ilerleyip de Tate’in davranışları değişmeye başladığında bunu görebiliyordunuz.
Kadının ezilmesindense ezen taraf olması ne kadar hoşuma gitmiş olsa da, Jared’e benzemeye başlaması, her şeyi şiddetle çözmeye çalışması düşündürücüydü. Ona asılanın burnunu kırdı, bacak arasına tekmeyi geçirdi, onu aşağılamaya çalışan kızın saçını başını 
yolması, başını arabaya çarpması falan :) Damarına basıldığında içinden boksör çıktı.

Jared ise kapalı kutu benim için. Onun hakkında ne hissettiğimi, ne hissetmem gerektiğimi bilmiyorum. Bunun nedeni yazarın karakter hakkında açık vermemesiydi. Dengesi bozuk biri olduğunu söyleyebilirim galiba. Yani, lise zorbası bir tipti. Sürekli aşağılayıcı şakalar yapan, dedikodular çıkaran ve bundan da zevk alan biri. Böylesi bir karakteri sevebileceğimi sanmıyorum ve daha önce böyle bir karakter esasen karşıma çıkmadı.

Aslında Jared’ın böyle davranmasının sebeplerinin olduğunu az çok tahmin etmiştim fakat bu seberlerle Tate’nin alakasını olup olmadığını pek çözememiştim. Sonunda öğrendiğimdeyse “bu muymuş?” diye sormadım değil. Çıkan sebebin Jared’in hayatındaki önemi, gerçek olduğu ve onu nasıl etkilemiş olduğunu görmek içimdeki bir şeylerin kırılmasını sağladı. Jared’in öfke ve nefretinin arkasında yatan nedenin böylesi hayati olması ona karşı yumuşamamı sağladı.
Aşk üçgenlerinin oluşacağı izlenimi yaratırken, aha klişeleşiyor dediğim noktada olmaması sevindiriciydi. Yazarın neden bu yola girecek olması ve keskin bir dönüşle bu karardan vazgeçmiş olmasını merak ettim. Hem Tate, ne istediğini bilen biri. Kitabın başından beri Jared ile arasında güçlü bir çekim var ve onu mu seçeyim, bunu mu seçeyim tribinde biri değil.

Özetle, konu çekişme, kurgu tipik lise kurgusu. Karakterlerin neler yapacaklarını merakımdan okudum. İlk 220 sayfa durağan iken, sonradan kitap arap atı misali açıldı. Yani, okursanız evet, merakınızı cezbeder ve devamını getirmek istersiniz. Okumazsanız, kaybınız ya da kazancınız olmaz. Karar sizin. Keyifli okumalar ;)




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder