Penelope Douglas - Seni Bulana Kadar || Kitap Yorumu

Yazar: Penelope Douglas
Orijinal Adı: Until You (Fall Away, #1.5)
Sayfa Sayısı: 464
Baskı Yılı: 2015
Çeviri: Ömer Faruk Makina
Yayınevi: Aspendos Yayınları
Kitaba puanım:4
[E-kitap]

Bu hikâye, Jared'ın hikâyesi. 
Hiç, bir şeylere vurduğunuzda iyi hissettiğiniz için kendinize kızdınız mı? Ya da tüm duygulara karşı hissizleştiniz mi? Son birkaç yıl benim için böyleydi. Öfke ve hissizlik arasında gidip geldim. Bazı insanlar bunun için benden nefret ederken, bazıları korkuyorlardı. Ama o insanların hiçbiri bana zarar veremezdi, çünkü hiç kimse ya da hiçbir şey umurumda değildi.
Tatum dışında. 
Ondan nefret ediyor, aynı zamanda onu çok seviyordum. Gitmesine izin verdiğim için de kendimden nefret ediyordum. Eskiden arkadaştık biz, ama ona -veya bir başkasına- güvenmemem gerektiğini öğrendim.
Ve onu incittim. Onu kendimden uzaklaştırdım. 
Ona hâlâ ihtiyacım var aslında. O, gerçek beni ortaya çıkarıyor ve ben, bütün öfkemi onda toplayabiliyorum. Onun çekiciliği, dik duruşu, karşı koyuşu… Onlar benim hayat kaynağım, aldığım nefes ve insan olarak bir şey hissedebildiğim son parçam.
Ama Tate gitti. Bir yıllığına Fransa'ya gitti ve geri döndüğünde farklı birisiydi artık. Şimdiyse, ondan uzak durma çabalarımın tümünü geri tepiyor. 
(Tanıtım Bülteninden)



İlk kitaptan sonra açıkcası ikinciyi okumakta kararsızdım. Öyle ki kitapçıya her gidişimde uzaktan bakıştık. Sonra kitabın e kitap halini indirip okudum. Şunu demeliyim ki, keşke seriye ikinciden başlasaydım ya da ilk kitabı hiç okumasaydım. Hem konu işlemesi, hem anlatımı yazarın Jared ağzından anlatırken çok başarılıydı ve ilk kitaba göre çeviri ya da edisyon hataları bu kitapta yoktu. 
Tatum’un hikâyesini okduduktan sonra, Jared’in ağzından anlatılan hikâyeyi ben daha çok merak ediyordum. Nihayet merakım dindi ve son derece tatmin oldum :)


Jared’in hal ve hareketleri, tipik ergen davranışlarından ibaret. Hoşlandığı hatta aşık olduğu kıza ‘seni seviyorum’ diyemezken ondan nefret ediyormuş gibi kin kusup kıza kan kusturdu. Yapmadığı rezillik, aşağılama kalmadı.

İlk kitabı okurken Jared’e karşı bir antipati oluşmuyor değil, sevemiyorsunuz da. Yazar öyle bir resim çizmiş ki, arkadaki manzarayı ancak ikinci kitabı okurken fark edebiliyoruz.

Yazarın değinmek istediği noktayı ikinci kitabı okurken anlayabiliyoruz. Jared, liseye başlayacağı yaz babasının yanına gidiyor. Orada kötü davranışa ve işkenceye maruz kalıyor. İstemediği birçok şey yapıyor. Babasının başka bir kadından daha çocuğu olduğunu öğreniyor. Aynı davranışlara o da maruz kalıyor, onu ve kendini kurtarmak için kaçıyor kabusundan.

Sonrasında mutlu olamadığı hayatı daha dibe batarak karamsar bir ruha bürünüyor. Öfkesi, hayal kırıklığı, güçsüzlüğü kendisine ve evebeynlerineyken cezasını en yakın arkadaşından -aşık olduğu kızdan- çıkarmaya başlar.

Annesinin alkol sorunları, babasının bir pislik olmasıyla beraber ciddi bir güven problemi doğuyor. Hiç olmadığı biri gibi davranıp etrafındaki herkese kan kusturuyor. Jared’in içten içe dağılıp çöküşü önlemez bir hale geliyor. Böyle bir anne ile babaya sahip bir çocuktan insan ne bekleyebilir ki zaten?

Kitap konusu hoşuma gitti, beğendiğim. Beni güldürdüğü yerler oldu, gözlerim de doldu. Keyif almamı sağladı Seni Bulana Kadar kitabı. İlk kitaptaki hüsranı silip hayran kalmamı sağladı. İlk kitaptaki çeviriden kaynaklı karakterlerin çalkantılı ruh hallerini tam anlayamamıştım ama bu kitaptaki çeviri kafamdaki soruları cevapladığını söyleyebilirim. Özetle çevirinden ve editörün işinden de memnun kaldım.

Madoc’ın, Jax’in ve K.C.’nin hikayesini hem merak ediyor hem de okumayı çok istiyorum.


0 yorum:

Yorum Gönder